'Kalemi elinden alınmış birine cevap veremem'

Bugün NTV’de yayınlanan Yazı İşleri programına konuk olan Ahmet Hakan, kendisi hakkında yazı yazdıktan sonra işinden olan Ersin Tokgöz’ün gazete ile ilişkisinin kesilmesine razı olmadığını söyledi.

'Kalemi elinden alınmış birine cevap veremem'
'Kalemi elinden alınmış birine cevap veremem'
GİRİŞ 18.12.2009 16:14 GÜNCELLEME 18.12.2009 16:14

Ahmet Hakan, “Bel altı da olsa yazılarına son verilmesi ağır bir karar verilmiş. Böyle bir yazı yazarın işine son verilme gerekçesi olmamalı. Zor durumda kalmadıkça yazıyla cevap veriyorum, mahkemeye vermiyorum. Kalemi elinden alınmış bir yazara cevap veremem. Yiğitliğe sığmaz.” dedi.

TÜRK BASININDA KIVAM KAÇTI

Hakan yazının cevap vermeye tenezzül edilmeyeceği cinsten bir yazı olmadığını ama dost, arkadaş baskısı nedeniyle cevap verdiğini de söyledi. Hürriyet yazarı, polemikleri fikri bazda yaptığını ve kişiselleştirmediğini belirterek şunları söyledi; “Ahmet Hakan sağa sola çatarak meşhur oldu diye rol model oluyorum ama başkaları bu kıvamı kaçırarak yapıyor. Kıvamım kaçmaması gerekiyor, Türk basınında kaçmış durumda. “

GENEL YAYIN YÖNETMENİ YAZIYI BASMAMALIYDI

Ahmet Hakan, Radikal’de yayınlanan yazıya ilişkin yaptığı değerlendirmede, yazının gazeteye girmeden önce gerekli mekanizmalar tarafından denetlenmesi gerektiğini belirtti. Hakan, “Bir editör, genel yayın yönetmeni bir yazıyı aşağılık buluyorsa bunu basmamalıdır. Yazı çıktıktan sonra özür yazısı yazılabilir. Ben radikal okurları için bir cevap yazmak isterim. İşten atmak yazıyı yazanı mağdur duruma düşürüyor. Tarafları hesaplaşma şansı elinden alınıyor.”

Ruşen Çakır polemiklere girmediğini belirterek bu tür konuları Allah’a havele ettiğini söyledi.

Ahmet Hakan ise polemik konusundaki geliştirdiği stratejiyi anlattı.


Ahmet Hakan bugünkü köşesinde de bu konuya değindi. İşte Hürriyet’te yayınlanan yazıdan ilgili bölüm:

Bırak, yazsın İsmet


YAZARLIK hayatımı şu cümleyle özetlesem yeridir:

Gelen vurdu, giden vurdu...
Eh, benim elim de armut toplamıyordu...  

“İyi / kötü” mukabelelerde bulundum, bazen misliyle karşılıklar verdim.

İlk günlerin cevvaliyeti ve masumiyetiyle “taktik”, “strateji” falan dinlemeden salladım durdum kalemi...

Bugün geriye baktığımda...

“Yenilgiler” de görüyorum, “zaferler” de...

Bazen yarış bittikten sonra da koşmuşum, bazen daha yarışın başında diskalifiye olmuşum...

Bazen haksızlıklar yapmışım, bazen haksızlıklara maruz kalmışım.

Bazen kıskanmışım, bazen kıskanılmışım...

* * *

Öyle “iddialı” tiplerden değilim.

Kusurum çok... Hatam gani...

Ama bir hususta çok iddialıyım:

Kimsenin elinden kaleminin alınmasını istemedim...

Asla istemem de...

Velev ki hakkımda çok çirkin, çok bayağı, çok rezil şeyler karalamış olsun...

Velev ki kalleşlik yapsın, iftira atsın, küfür etsin, belden aşağı çalışsın...

Hiç ama hiç önemli değil...

Yazıyla yapılan rezilliğin hesaplaşması yine yazıyla olur...

Şunu çok iyi biliyorum:

Rezilliği yapanın elinden kalemi alınırsa, benim elimden de “hesaplaşma hakkı” alınmış olur...

Oysa ben hesaplaşmak isterim...

Zekamla, söz söyleme kudretimle, haklılığımla, rezilliği ortaya koyabilecek becerimle, yani yazı aracılığıyla hesaplaşmak isterim...

Yenerim ya da yenilirim...

Hiç önemli değil...

Önemli olan delikanlıca hesaplaşma hakkımın her daim korunmasıdır.

* * *

Radikal Gazetesi’nde bir yazı çıktı hakkımda...

Okurken mide kaldıran, çirkin, bayağı bir yazıydı...

Duydum ki...

Radikal’in Genel Yayın Yönetmeni İsmet Berkan, o yazıyı yazan adamın çıkışını vermiş...

İşten atmış yani...

Zerre kadar dahlim olmayan bir tasarruf bu...

Ama madem olayın bir ucunda ben varım...

O halde buradan İsmet Berkan’a bir çağrıda bulunabilirim:

Bırak, yazsın İsmet...

Senden bütün içtenliğimle aldığın kararı gözden geçirmeni istiyorum.

Bırak, yazsın...

Bu talebim “alicenaplık gösterisi” ya da “yüce gönüllük şovu” falan değildir.

Aslında gayet bencilce bir taleptir...

Unutma:

Onun elinden kalemi aldığın andan itibaren, benim elimden de hesaplaşma hakkını almış oldun...

Bırak, o yazsın, ben de yazayım...

Nasıl olsa “aradaki fark”ı fark edecek çapta, nezakette ve zekada okurlarımız var...


 
KAYNAK: HABER7
YORUMLAR 1
  • edi 16 yıl önce Şikayet Et
    BIR YORUMCU OLARAK BENIDE KOVDURUN. bence sizin hakinizda yazilan bu yazindan dolayi samimi oldugunuz o gazete yoneticisini aradiniz ve sonra hakaret dolu sozcuklerde bulunuz ayni zamanda adamin isten kovulmasi icin soylediniz bunlari inkar etmeyin lutfen kendini goremeyen ahmet bey
    Cevapla
DİĞER HABERLER
CHP'de grup toplantısı öncesi tansiyon yükseldi: TBMM Dikmen Kapısı'nda gerginlik yaşandı
Milyonlarca çalışanı ilgilendiriyor! Yıllık izinlerle ilgili önemli karar