3 başlık 2 soru: ABD-Türkiye ilişkileri - YAZDIR

Obama döneminden beri kötü giden ABD-Türkiye ilişkileri Trump döneminde de değişmedi. Haber 7, merak edilen 2 soruyu 4 uzman görüşe sordu. İşte çarpıcı tespitler...

  • GİRİŞ03.04.2017 09:59
  • GÜNCELLEME03.04.2017 10:45
  • KAYNAKHABER7

Ezgi Aşık/ Haber

SETA'dan Burhanettin Duran, Hasan Basri Yalçın, Avrupa Birliği Eski Bakanı Egemen Bağış ve Haber7.com yazarı Taha Dağlı ile ABD ile sorun yaşadığımız ve Obama döneminden miras kalan FETÖ ile mücadele, Halk Bankası davası ve PYD-YPG'ye yapılan silah yardımlarının, Türkiye-ABD ilişkilerini hangi noktaya getireceğini konuştuk.

ABD ile ilişkilerimizde FETÖ/Adil Öksüz, Halk Bankası-Rıza Sarraf davası, PYD-YPG’ye verilen askeri mühimmatlar-Rakka Operasyonu. Bu 3 başlıkla Türkiye-ABD ilişkileri nasıl seyredecek? İş hangi noktaya varacak?

KAOTİK DURUM OBAMA’NIN MİRASI

Burhanettin Duran/SETA: Türk-Amerikan ilişkileri bir gerilimli bir dönem geçiriyor. Bu Obama döneminden kalma mirastır. Trump döneminde bunun değişmesi bekleniliyordu. Aslında gelen işaretlere göre Obama döneminde sorumlu olan kişilerin yine benzer görevler de olarak Rakka operasyonunda YPG’yi önceleyen havada oldukları gözüküyor. Öbür taraftan Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısının tutuklanması şunu düşündürüyor; ABD’de Türkiye politikasını oluşturan devlet kurumları arasında bir çelişme var. Yine Gülen’in iadesi sürecinin çok ağırdan alınmış olması gibi. Fakat öbür taraftan Türkiye’nin stratejik ilişkilerini fark eden ve YPG’ye verilen desteğin Türkiye’yi daha da Amerikan’dan uzaklaştıracağını düşünenler de kendi argümanlarını anlatmaya çalışıyorlar. Amerika Dışişleri kanadının da buna yakın olduğunu görüyorum. Bu kaotik durum uzun sürmeyecek, yakında netlik kazanacaktır.

ABD OTOMATİK BİR PİLOTTA GİDİYOR

Hasan Basri Yalçın/SETA: Türkiye-Amerikan ilişkilerinin nereye varacağına dair kesin öngörülerde bulunmak için biraz erken şöyle söyleyelim; Centcom-Pentagon bir açıklama yapıyor. PYD ile beraber Rakka’ya gidilecek dedikoduları var. Şu an sahada takip edilen politikalar Obama döneminden kalma politikalardır. Obama’nın atamasını yaptığı bürokratlar hala görev başında olduklarını için, Trump’ın da gündemini onlar belirleyip onun üzerinden aynı politikanın devamını sağlama çabalarına girmiş durumdalar. ABD başkanlarının dış politika alanına girmeleri 1 yıl kadar bir zamanı bulur. Bir de Trump örneğinde bu 1 yılı da aşabilir. ABD bir otomatik pilotta gidiyor. Trump yönetimi Amerikan iç ve dış siyasetine damgasını vurabilmiş bir konumda değil. O nedenle de ilişkilerinin ne yöne doğru evrileceğine dair bir öngörü üretmek çok kolay değildir. Ama ilk etapta gözüken durum iyi gitmediği yönündedir.

BU BAŞLIKLAR OBAMA’NIN MİRASI

Taha Dağlı/Haber7.com yazarı: FETÖ, Halkbank, PYD bu üçü de Obama döneminden Trump yönetimine miras kalan kriz başlıklardır. Obama bunların hiçbirinde Türkiye’nin hassasiyetlerine uygun davranmadı. FETÖ konusunda hiçbir adım atmadı. Mesele Trump’a bırakıldı. Trump yönetiminden gelen sinyaller daha olumlu görünse de kısa vadede bir sonuç çıkmayacak gibi duruyor. Adil Öksüz’ün 15 Temmuz sonrası ABD büyükelçiliğiyle irtibatı da yine Trump döneminde ortaya çıktı. Halkbank olayı da benzer bir süreç Obama’nın başlattığı bir soruşturmaydı ve Trump’ın görevden almasına rağmen aynı çizgide giden savcıların yürüttüğü bir soruşturma neticesinde yeni bir gözaltı daha oldu. PYD ve Rakka konuları de köken itibariyle aynı. Obama döneminde alınan silah desteği kararı Trump döneminde devam ediyor. Bu üç meseleden geri adım olmazsa Türkiye-ABD ilişkileri geçen yıl nasılsa aynı şekliyle devam edecektir.

ABD ORTAYA İNANDIRICI POLİTİKA KOYMALIDIR

Egemen Bağış/Eski Bakan: Türkiye-ABD ilişkileri bundan sonraki süreçlerde ABD’nin atacağı adımlara göre ilerleyecektir. ABD, Türkiye ile ilişkisini hangi boyutta tutmak istediğine karar vermek durumdadır. Adil Öksüz’ün aranmasının sebebi gerçekten vize iptali ise kaç Türk vatandaşı arandı? Adil Öksüz ile yapılan görüşme neler konuşuldu?  FETÖ bağlantısı olduğu için Türkiye Cumhuriyeti’nde aranan birtakım şahsiyetlerin vizeleri neden iptal edilmedi. Türkiye Cumhuriyeti Devlet Bankası’nın Genel Müdür Yardımcısının resmi görev ile gittiği Amerika’da neden gözaltına alındı. Türkiye Cumhuriyeti’nin ABD ile istişareli şekilde yürüttüğü ekonomik politikasında İran ile yaptığı tamamen BM kuralları çerçevesindeki ticareti neden 4-5 yıl sonra soruşturma konusu yapıldı. Bu konuların Türk kamuoyunun aydınlatılması lazımdır. ABD gerçekten stratejik ortağımızsa bu konularda daha inandırıcı bir politika ortaya koymalıdır.

*Yoksa ABD Türkiye’yi oyalıyor mu?

ABD’NİN KENDİ İÇERİSİNDE BİR KAOS VAR

Burhanettin Duran/SETA: Amerika’nın kendi içerisinde bir kaos var. Trump’ın yönetim kurulu ve danışmanları arasındaki ilişki henüz netleşmedi. Böyle bir oyalama yeni bir politika oluşturmanın gerektirdiği gecikme ve dağınıklık beraber gidiyor gibi gözüküyor. Dolayısıyla Erdoğan ile Trump’ın yüz yüze görüşmesiyle ancak bütün ilişkilerin netleşeceğini düşünüyorum. Bu zamana kadar kaotik ve gecikmeli durum devam edecek gibi görünüyor.

TRUMP HENÜZ KENDİ POLİTİKALARINI OLUŞTURAMADI

Hasan Basri Yalçın/SETA: ABD Türkiye’yi çok uzun süreden beri oyalıyor. ABD Suriye’de uçuşa yasak bölgeyi ilan ettiğinde, eğit-donat programı gündeme geldiğinde Türkiye’yi oyaladı. ABD Fetullah’ın iadesinde de mahkeme süreci var diyerek oyalıyor. Bir yandan sürekli başka alanlarda da Türkiye’yi sıkıştırmaya çalışan bir çabaları var. Centcom ve Pentagon başta olmak Türkiye’yi oyalama kampanyasına giriştiklerini düşünüyorum. Ama onun dışında yeni kurulan ABD hükümeti kontrolü henüz sağlayamadığı ve kendi politikalarını oluşturamadığını için Türkiye’yi ertelendiğini düşünüyorum.

TRUMP’IN HER HAMLESİNE KARŞI BİR HAMLE YAPILIYOR

Taha Dağlı/Haber7.com yazarı: ABD Başkanı Trump’a kalsa ortadaki krizler daha kolay aşılır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Trump’la yaptığı ilk telefon görüşmesinde çok olumlu mesajlar verildiğini biliyoruz. Hemen ertesi günü CIA Başkanını Türkiye’ye göndermişti, sonrasında ABD Genelkurmay Başkanı geldi. Son olarak Dışişleri Bakanları geldi. Bugün günü de Dışişleri Müsteşarları geliyor. Oyalama olarak bakmıyorum ama Obama politikalarının etkin olduğu gerçeği var. Trump’a kendi partisinden bile sert bir muhalefetin olduğunu hesaba katarsak, Trump sadece Türkiye konusunda değil Rusya konusunda da göçmenler konusunda da devamlı yargıya takılıyor. Her hamlesine karşı bir hamle geldi. Bunu Sarraf davasında savcıyı görevden almasından sonra da gördük, Trump ne yaparsa karşı taraf anında yanıt veriyor. Trump, kendisine yönelik baskılara yakın zamanda bir çare bulamazsa sadece Türkiye ile ilişkilerini değil Rusya ile olan ilişkilerini de riske atmış olacak.

AMERİKA, AMERİKA’YI OYALIYOR

Egemen Bağış/Eski Bakan: Amerika sadece Türkiye’yi değil. Amerika Amerika’yı oyalıyor. Çünkü tek bir Amerika yok. Şu anda Amerika bir geçiş dönemi yaşanıyor. Obama’nın 8 yıllık başkanlık döneminde atanan kadrolar Trump’a karşı bir direnç ortaya koyuyorlar. Trump’ın işini zorlaştıracak birkaç faaliyete giriyorlar. Clinton ile Trump arasındaki yarış adeta bir CIA-FBI şeklinde yürütüldü. Bu yarışı Trump’ın kazanmasından sonra Clinton’a daha yakın kurum ve yöneticileri Trump’ın uluslararası bağlantılarını zora sokmak gibi bir çaba içerisindeler. Dolayısıyla böyle okumak gerekiyor.