Truva atı nerede? Truva atının tarihi ve bilinmeyen hikayesi - YAZDIR

Truva, sahip olduğu stratejik konumu nedeniyle tarih boyu çok kez kuşatılmıştır. Truva Savaşı Asya ve Avrupa arasında gerçekleşen ilk savaş olma özelliğiyle politik bir anlam yüklenerek birçok hükümdar buraya iz bırakmak istemiştir. Bu hükümdarların en dikkat çekicisi ise Fatih Sultan Mehmet'tir. İşte belgeler doğrultusunda Truva'nın tarihi ve Truva Savaşının önemi.

  • GİRİŞ23.05.2020 10:08
  • GÜNCELLEME23.05.2020 10:08

Truva Efsaneleri ilk kez Anadolulu ozan Homeros’un İlyada Destanında karşımıza çıkar. Doğu ve Batının yaptığı ilk savaş olan Truva Savaşı Yunanlı Devletler ve Truva arasında gerçekleşmektedir. Yunan Kralı Agamemnon ve Truva Kralı Priam önderliğinde olan savaşın nedeni Homeros’un kaydettiklerine göre Truva Prensinin Sparta Kralı Menelaos’un karısı Kraliçe Helena’yı kaçırması üzerine meydana gelmiştir. Bunun üzerine tüm Yunan Devletlerinin birleşerek Truva’ya saldırdığını Homeros destanında kaydetmektedir. Fakat arkeolojik buluntular savaşın sadece bu nedenden çıktığına bağlı kalmamaktadır. Truva, Çanakkale’nin Hisarlık Tepsinde, Kara Menderes Nehrinin suladığı verimli topraklarda kurulmuştur. Çanakkale Boğazı, Marmara ve Ege Denizlerine olan hakimiyetiyle ciddi bir ticaret merkezidir. Truva’nın bu zenginliğini elde etmek isteyen Yunan devletlerinin kuşattığı düşüncesi de hakim bir kanıdır. Öyle ki Yunanlılar tarafından 10 yıl kuşatılan Truva dışarıyla olan bağlantısı kesilmesine rağmen yiyecek sıkıntısı çekmeyecek kadar fazla erzağa sahipti.

 

 

TRUVA TARİHİ 

Truva 1870’li yıllara kadar sadece bir efsane olarak anılmış fakat Alman arkeolog ve iş adamı Heinrich Shclimann tarafından keşfedilince gerçekten varlığından haberdar olunmuştur. 46 yaşından emekli olan Shclimann küçükken okuduğu Truva efsanesine kendini adayarak bulduğu izlerin peşine düşmüştür. Schilmann Truva’yı keşfettiğinde tam 3000 yıllık geçmişe sahip olduğunu öğrenir, akıl almaz hazineler ve eserlerle karşılaşmıştır. Shclimann, Truvayı keşfettiği zaman bulduğu eserleri koruyamamış ve bir şekilde çalınarak yurt dışına çıkarılmıştır. Truva’dan kaçırılan eserler 90’lı yıllarda Rusya’da olduğu tespit edilse de ülkemize geri iade edilmemiştir. Truva kazılarında ortaya çıkan eserler hala Puşkin Müzesinde sergilenmektedir. 1988 yılında kazılara başlayan ve 23 yıl Truva  kazısında çalışan  Alman arkeolog Manfred Osman Korfmann, Truvada çıkan eserlerin her zaman Truva’da sergilenmesi için uğraşmıştır.

 

 

 
Avrupa tarihinin ilk yazılı metinleri Truva’dan bahsetmektedir Truva’nın kahramanlıklarına ve gelişmiş kültürüne sahip olmak isteyen birçok medeniyet kökenlerinin Truva’ya ait olduğunu iddia etmektedir. Roma İmparatorluğu da soylarının Truvalılardan geldiği görüşüne inanarak savunmaktadır. Hatta bazı Roma İmparatorlarının Truva’ya yatırımlar yaptığı kazılarda ortaya çıkmaktadır. Sezar’ın Konstantinapolis’te (İstanbul) kuracağı başkenti Doğu’nun yani Asya’nın başladığı yerde Truva’da kurmak istemiştir. Kazılarda, en ünlü Roma İmparatorlarından olan Hadrianus, Truva’nın yeniden düzenlenmesi için maddi destekte bulunduğu bilinmektedir. 1993 yılında yapılan kazıda Hadrionus’un heykeli bulunmuştur. Heykel günümüzde Truva müzesinde sergilenmektedir. 

TRUVA SAVAŞI

Tarih boyunca gelişmiş kültürü ve medeniyeti,  limanlara sahip olmasıyla da zenginliği kıskanılan Truva defalarca kuşatılmış fakat hiçbir toplum Truva’yı yenmeyi başaramamıştır. Halkın sürekli kuşatılmasına alışkın olduğu ve her zaman temkinli davranarak erzak depolarını dolu tuttuğu kazılarda ortaya çıkmaktadır. Her evin bodrum katında en az 20 kişinin sığabileceği mahzenler inşa edilmiş, bu mahzenlerde çıkabilecek savaşa karşı her zaman tahılla dolu olduğu kazılarda kanıtlanmıştır. 
Avrupa’nın ilk yazılı kaynağı olan Homeros’un İlyada Destanında geçen ve Truvalıların yok edildiği savaş, Yunan Şehir Devletleri ve Anadolu Medeniyetleri arasında gerçekleşmiştir. Efsaneye göre mitolojide yer alan tanrılar ve tanrıçalarında savaşa yön verdiği ve taraf tuttuğu kaydedilmiştir. 


Savaş, Yunan Kralı Agamemnon ve Truva Kralı Priam önderliğinde tam 10 yıl sürmüştür. Savaşın seyrini değiştiren olay ise Truva Kralı Priam’ın oğlu Hector’un Akhilleus tarafından öldürülmesidir. Ciddi bir kayba uğrayan Truvalılar pes etmeyerek savaşa devam etmiş ve Yunanlılara galip geldiklerini kabul ettirmişlerdir. Yunanlılar savaştan çekildiklerini söyleyerek Truvalılara barış hediyesi olarak kocaman tahta bir at hediye etmişlerdir. Atın içine gizlenen Yunan askerlerini bilmeden hediyeyi kabul eden ve zafer sevinciyle eğlencelere başlayan Truvalılar o gece Yunanlıların ihanetine uğrayarak hunharca yok edilmişlerdir. Atın içine saklanan askerler gece gizlice şehrin kapılarını açarak Yunan askerlerinin şehre girişini sağlamış ve koskoca şehri bir gecede yakarak yok etmişlerdir. Arkalarında tek bir Truvalıyı bile bırakmadan bebekleri dahi acımadan katletmişlerdir. 

FATİH SULTAN MEHMET VE TRUVA

Truva Savaşı, Avrupa ve Asya’nı arasında çıkan ilk savaş olduğundan Doğu-Batı arasındaki mücadeleye sembolik bir anlam katmaktadır. Pers Kralı Xerxes, Batıya çıktığı seferde Doğunun son kalesi olan Truva’ya giderek kurbanlar kesmiştir, Büyük İskender, çıktığı büyük doğu seferinin başlama noktası Truva olmuştur. Truva'ya gelen Büyük İskender burada kurbanlar keserek yoluna devam etmiştir. Kaynaklara göre en ilginç olan bilgi ise şöyledir: Fatih Sultan Mehmet’in Batı kültürüne olan hakimiyeti ve bilgisi malumdur. Homeros’un İlyada Destanını çok iyi inceleyen ve bilen padişah Rodos Seferine çıkacağı sırada Truva’ya gelerek İstanbul’a fethederek Truvalıların intikamını aldığını söylemesi kaydedilmiştir. 

TRUVA NEREDE

Çanakkale'nin Tevfikiye köyüne bağlı olan antik kent 1998 yılında UNESCO Dünya Miras Listesine alınmıştır.