İstanbul'un fethinin 567. yıl dönümü - YAZDIR

Adına asırlar boyunca şiirler yazılan, fethetmek uğruna nice ülkelerin savaşlara giriştiği, Osmanlı’nın da tam 7 kez kuşattığı aziz şehir İstanbul… Asırlarca Kostantinopoli olarak bilinen İstanbul, tam 567 yıl önce bugün, üstünde yaşadığımız bu aziz toprak Fatih Sultan Mehmet Han tarafından fethedildi.

  • GİRİŞ29.05.2020 15:31
  • GÜNCELLEME29.05.2020 15:31
  • KAYNAKHABER7

Asya ile Avrupa arasında bir köprü konumunda olan İstanbul, yüzlerce yıl Bizans hakimiyeti altında kaldı. Daha önce Emeviler ve Abbasiler tarafından da kuşatılan Kostantinopolis şehrinin fethi, henüz 21 yaşındaki Fatih Sultan Mehmet’e nasip oldu. 2. Mehmet, küçüklüğünden itibaren bu amaçla yetişmişti.

 

İstanbul’un fethine giden süreç, birkaç ay, birkaç seneden ibaret değil, bilakis asırları aşan bir alt yapıya sahipti. Bir başka deyişle, Büyük Selçukluların 1071’de Malazgirt Zaferi, Anadolu’nun kapılarının Müslüman Türklere açılması, 1176’da Miryakefalon’da Anadolu Selçuklularının kazandığı zaferle, Anadolu’nun sonsuza dek Türk yurdu olduğunun tescili Osmanlı’nın Anadolu’daki fetihleri İstanbul’un fethinin zemini hazırlamıştı.

 

 

Ve nihayet İstanbul’un fethiyle sonuçlanacak 53 günlük kuşatma 6 Nisan günü başlamıştır. Henüz 19 yaşında babasının vefatıyla tahta geçen Sultan 2. Mehmet’in otağı İstanbul’u görecek şekilde bir tepeye kuruldu. Osmanlı’nın ayak seslerinden korkan Bizans İmparatoru, Haliç’teki tedbirlerin arttırılması yönünde talimat verdi. İlerleyen günlerde Marmara Sahili’nden Haliç’ e toplar yerleştirildi. 12 Nisan günü Osmanlı Donanması, Anadolu yakasına doğru ilerledi. Sonra top atışları başladı.

İlerleyen günlerde, 2. Mehmet, surların altından tünel açma fikri üzerine yoğunlaştı ancak açılan tüneller Bizanslılar tarafından fark edilince başarısızlıkla sonuçlandı. Bu durum Osmanlı askerlerinde moral bozukluğuna sebep olsa dahi, Hocası Akşemseddin tarafından Sultan 2.  Mehmet’e yazılan ve saldırıların devam etmesinin öneminin anlatıldığı mektup, Osmanlı ordusunu motive etti. Nisan’ın sonuna doğru 2. Mehmet, önüne çıkan engelleri aşmak için gemileri Haliç’e indirme fikrini gerçekleştirme kararını verdi.

29 MAYIS 1453, ÖĞLE VAKTİ... 

Bugün İstanbul’un fethi denilince ilk akla gelen sahnelerden birisi olan gemilerin karadan yürütülmesi, işte bugünlerde gerçekleşti. Böylece İstanbul hem karadan hem denizden kuşatılmış oldu. 29 Mayıs 1453 günü öğle vakti Fatih Sultan Mehmet atının üzerinde bütün devlet erkanı ve vezirleri peşinde atlarıyla Pempton Kapısı’ndan şehre girdi, Ayasofya’nın etrafını dolaştı. Fatih Sultan Mehmet, böyle eşsiz bir şehri kendisine bağışladığı için Allah’a şükretti.

OSMANLI'NIN YENİ BAŞKENTİ OLDU

İstanbul’un fethi ile 1058 yıllık Bizans İmparatorluğu sona erdi, Orta Çağ kapandı ve Yeni Çağ başladı. İstanbul, Osmanlı Devleti’nin yeni başkenti oldu. 

FETHİN SEMBOLÜ: AYASOFYA

Osmanlı İmparatorluğu'nun 7. padişahı Fatih Sultan Mehmet'in 29 Mayıs 1453'te İstanbul'u fethiyle birlikte camiye çevrilen ve yüzyıllarca cami olarak hizmet veren Ayasofya, fethin günümüze ulaşan en önemli sembollerinden biri olarak ön plana çıkıyor.

Sanat ve mimarlık tarihi bakımından dünyanın önde gelen yapılarından olan Ayasofya, en çok ziyaret edilen müzeler arasında yer alıyor.

Tarihçiler tarafından "Dünyanın 8. Harikası" olarak nitelendirilen yapı, 916 yıl kilise olarak kullanılırken, 1453'te Fatih Sultan Mehmet tarafından İstanbul'un fethiyle camiye çevrilerek 482 yıl cami olarak hizmet verdi.

Özellikle Osmanlı döneminde yapılan çalışmalarla ve Mimar Sinan'ın eklediği minarelerle güçlendirilen Ayasofya, günümüze kadar varlığını sürdürebildi.

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi (FSMVÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fahameddin Başar, İstanbul'un Müslümanlar tarafından fethedilmesinin önemine işaret ederek, Hz. Muhammed'in de şehrin fethini müjdelediğini anımsattı.

İstanbul'un onlarca defa kuşatıldığını ancak fethin 21 yaşındaki genç Türk hükümdarı 2. Mehmet'e nasip olduğunu ve fetihle birlikte Sultan Mehmet'in "Fatih" unvanıyla anılmaya başladığını aktaran Başar, şunları anlattı:

"İstanbul 565 yıl önce fethedildi. Fatih Sultan Mehmet, Peygamberimizin müjdesine nail olmuştu. 29 Mayıs günü Fatih Sultan Mehmet şehirde sükunet sağlanınca şehre girdi ve doğruca Hristiyan inancının doğudaki merkezi durumunda olan Ayasofya'nın bulunduğu mevkiye geldi. Kaynakların aktardığı bilgiye göre, Fatih, Ayasofya'yı görünce çok etkilenmiş, hatta kubbelerine kadar çıkarak hem Ayasofya'yı hem de şehri incelemiş ve hemen yanında bulunan birisine ezan okumasını söyleyerek burada şükür namazı kılmıştı."

"İSTANBUL'DAKİ İLK CUMA NAMAZI AYASOFYA'DA KILINDI"

Prof. Dr. Fahameddin Başar, Fatih Sultan Mehmet'in fetihten sonraki ilk cuma olan 1 Haziran 1453'te Ayasofya'nın hazırlanmasını istediğini belirterek, "Fatih, şehri aldıktan sonra ilk cuma namazını Ayasofya'da kılmış ve Akşemsettin hutbeyi okumuştu." dedi.

Başar, İstanbul'un fethiyle dünyada birçok dengenin değiştiğini vurgulayarak, "İstanbul'un fethi ve Ayasofya'nın camiye dönüştürülmesiyle birlikte Osmanlı Devleti, İslam dünyasının lideri olduğu gibi Batı dünyasında da fark edilen büyük bir devlet oldu, Batı Hristiyan alemi bu fetihten sonra büyük hayal kırıklığına uğradı, Batı böyle bir fethi hiç beklemiyordu. Fetih haberi Papa'ya ulaştığında, Papa bütün Hristiyan dünyasını Haçlı Seferi için davet etti ancak bu davet hiçbir zaman karşılık bulmadı. Ayasofya'ya ve İstanbul'a tekrar sahip olmak, hakim olmak ve Osmanlıları çıkarmak için daima planlar yaptılar." diye konuştu.

Ayasofya'nın Fatih Sultan Mehmet tarafından kendi vakfı olarak ilan edildiğini kaydeden Başar, Ayasofya'nın cami olarak hizmet etmesi için Osmanlı Devleti içerisinde bulunan çok sayıda işletmenin kirasının buraya aktarıldığını belirtti.