Tacizci Umut Özkırımlı'yı böyle deşifre etti! İsveç'te büyük rezalet! - YAZDIR

İsveç'te bir üniversitede öğretim üyesi olarak görev yapan FETÖ destekli akademisyen Umut Özkırımlı, aynı üniversitede çalışan bir Türk akademisyeni taciz etmesiyle gündemde. Yaşadığı mağduriyetle ilgili İsveç'te çalınmamış kapı bırakmamasına rağmen mücadelesine devam eden Pınar Dinç süreçle ilgili çarpıcı bilgiler paylaştı.

  • GİRİŞ05.06.2020 00:11
  • GÜNCELLEME05.06.2020 01:36
  • KAYNAKHABER7

Pınar Dinç Aralık 2017’de başlayan taciz olayları ve tacizci Umut Özkırımlı'ın hiçbir merci tarafından elle tutulur bir cezaya çartptırılmadığını sosyal medya hesabından detaylı bir şekilde anlattı.

Dinç anlattıklarıyla bir zamanlar Ensar Vakfı'ndaki iddialarla ilgili Müslüman camiayı tacizci ilan eden, Gezi'ye methiyeler düzen FETÖ'cü Umut Özkırımlı'nın ahlaksız yüzünü de ortaya çıkarmış oldu. 

İSVEÇ'TE BÜTÜN MERCİLER TACİZCİYE GÖZ YUMDU

Pınar Dinç'in 2018'de fakülteye resmi şikayetiyle başlayan süreç ülkede olabilecek en üst kurum Diskriminerings Ombudsmannen'e (Ayrımcılık Ombudsmanı) kadar çıkmasına rağmen ne elle tutulur bir karar çıktı ne de Umut Özkırımlı'nın tacizleri bitti.

İşte Pınar Dinç’in 2,5 yıldır tacizci Umut Özkırımlı'ya karşı verdiği mücadele;

İki buçuk senedir yaşadığım ısrarlı takip ve tacizden hareketle bir şeyler söyleyeceğim. Bunu yaparken dileğim kurumların cinsel taciz ve saldırıya karşı düzgün soruşturma süreçleri belirleyip yürütmeleri ve mağdurların bu düzen ve insanlarla mücadeleden vazgeçmemesidir.

"BU KİŞİNİN BUNLARA MARUZ BIRAKTIĞI NE İLK NE DE SON KADINIM"

İki buçuk senedir ısrarlı takip ve taciz ediliyorum. Biliyorum ki bu kişinin bunlara maruz bıraktığı ne ilk ne de son kadınım. Tam da bu yüzden sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim: Susmuyorum. Korkmuyorum.

"TACİZLER ARALIK 2017’DE BAŞLADI"

Yaşadıklarım Aralık 2017’de başladı. Mart 2018’de daha fazla dayanamayarak fakülteye resmi şikayette bulundum. Soruşturma yürütüldü ve 1 Haziran 2018’de bu kişi tacizden yazılı uyarı aldı. Kararın bir kısmı şöyle:

KONUYU DEKANA DA ANLATTI

Karar sonrası bu konu kapanır sandım. Yanılmışım. Aldığım rahatsız edici bir e-posta sonrası fakülteye yeniden haber vermem gerekti ve 14 Eylül 2018’de Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı bu kişiye benimle doğrudan ya da dolaylı iletişim kurmaması için bir e-posta gönderdi.

MÜCADELESİ DEVAM EDİYOR

Biter sandım. Bitmedi. Ekim 2018'de onu karaladığım gerekçesiyle üniversiteye şikayet etti beni. Yaşadığım tüm travmalar yeniden tetiklendi. Zaten tacizleri sürüyordu. Karşı şikayette bulundum. 2019'da karar çıktı. Ben aklandım. Ona tacizden aldığı uyarı hatırlatıldı.

OLAY AYRIMCILIK OMBUDSMANINA KADAR ÇIKTI

Bu arada üniversite ile ilişiği kalmadı. İsveç’te olabilecek en üst kurum Diskriminerings Ombudsmannen (Ayrımcılık Ombudsmanı) da inceledi üniversitede yürütülen soruşturmaları. Orada tüm sürecin detaylı özeti var. Bunun resmi belgesi de elimde. Biter sandım.

TEHDİT MEKTUPLARI GÖNDERDİ

30 Ocak 2019'da içi boş, korkutma amaçlı bir mektup gönderildi bana bu şahsın avukatı tarafından. Cevap vermedim. Mücadelemden vazgeçmedim. On altı ay sonra, 15 Mayıs 2020 tarihli yeni bir mektup gönderildi adresime. İbretlik bir bölümünü paylaşıyorum:

"POLİSE GİDEREK ISRARLI TAKİBE MARUZ KALDIĞIMI BİLDİRDİM"

Susturma ve korkutma amaçlı bu mektup sonrası 29 Mayıs'ta polise giderek ısrarlı takibe maruz kaldığımı bildirdim, şikayette bulundum. Adını hiçbir paylaşımımda geçirmediğim bu kişiye ve avukatına gönüllü avukatlığımı üstlenen @feyzaltun bugün cevap gönderdi.

"YAŞADIKLARIM BENİ NE KADAR YIPRATIRSA YIPRATSIN MÜCADELEDEN VAZGEÇMEYECEĞİM"

Başta söylemiştim, tekrar edeyim: Yaşadıklarım beni ne kadar yıpratırsa yıpratsın mücadeleden vazgeçmeyeceğim. Dilerim bu mücadele tüm meslektaşlarıma güç versin, nefes versin. Yalnız değiliz. Yalnız değilsiniz.