Araştırmacı Yazar Muhammed Serkan Gül: Bildiğimin alimi, bilmediğimin talibiyim - YAZDIR

Birçok kültür gibi bizim ülkemizde de İslam algısı son dönemlerde oldukça değişti. İnsanlar artık hangi dinden veya mezhepten olursa olsun eskiye nazaran inanç şekilleri, giyimleri, ibadet hakkındaki düşüncelerinde oldukça farklılık göstermeye başladı.

  • GİRİŞ16.02.2021 03:21
  • GÜNCELLEME16.02.2021 08:21

Geçmiş zamanda ailelerinden görmüş olduğu dini inanç şekilleri ile şimdilerde daha çok kendi tarzına bürünüp çeşitli hurafeler ve farklı bakış açılarıyla kendilerini inandırmaya başladılar. Halbuki tüm dinlerin ortak noktası sevgi ve saygıdır.

Bu konuda Sümbül Efendi İlim ve Hizmet Vakfı başkanı ve ünlü yazar Muhammed Serkan Gül günümüz dünyasındaki İslam sembollerine değindi.

Gül "Aslında 'Yanılgı' kitabım ile bunu anlatmak istedim. Semboller insanların yüzyıllardır dünyayı anlamlandırmak için kullandıkları bir bilinçaltı iletişim dilidir, biliyorsunuz. Örneğin; doktor deyince beyaz önlük ve stetoskop, öğretmen deyince döpiyes ve tebeşir sembolleri gelir aklımıza. İslam ülkesinde ise insanların inançlarının bir ifadesidir giyimleri. Sakal, takke, şalvar, cübbe de bu giysilerden sadece birkaçıdır. Benim de inançlarımın bir yansıması olarak kıyafetim, gerek yaptığım konuşmalar, gerek bu alanda öğrendiklerimi kaleme almam, gerekse sosyal medyada yaptığım paylaşımlara olan yoğun ilgi 'hoca' olarak anılmama birer sebep oldu" şeklinde ifade etti.

İnsanlarımız giyim kuşamla sınıflandırılamamalıdır. Hiç ummadığınız bir kişi çok inançsız gibi görünse de içinde neler hissettiğini ve ruhunu bilemezsiniz. O yüzden en önemli olgu bilgidir. Bilgi ve öğrenmek insanı geliştirir. Günümüzde sadece Türkiye'de değil birçok toplumda insanlarımız bilgi konusunda hala kendisini geliştirememektedir. Bunun için çeşitli kütüphaneler, etüt dersleri ve birçok yardım kampanyaları ile kitap dağıtımı yapılmaktadır.

Bunun en iyi amacı, cahil bir toplum ve cehalete sürüklenen bir İslam anlayışından kurtulmamızdır. Muhammed Serkan Gül bu konu da neler yapılması gerektiğini anlattı; " Öncelikle Allah'ım hepsinden razı olsun diyerek şunu özellikle ifade etmek isterim. Yaklaşık 10 senedir aktif bir şekilde konuşmalarım, yazılarım ve son 2 senedir de kitaplarım ortada. İslam akaidi "ehli sünnet"e ters daha bir sözüm veya konuşmam olmamıştır. Ancak ben hoca değilim. Ben sadece bir mümin ve Müslümanım. Ticaret yapan, kitap yazan, vakıf başkanlığı yapan... Bununla beraber dinini bilen, öğrenen, öğrenmeye devam eden, öğrendiklerini çevresindekilere aktarmaya çalışan, ülkesini, dinini ve insanlarını seven ve sorumluluklarını yerine getirmeye çalışan biriyim.

Bu sorumluluklarım bir yandan günlük sosyal hayatımın idamesi için ticari hayatıma devam etmemi, diğer yandan öğrendiğimi diğer insanlar ile paylaşmamı zorunlu kılıyor. Bunun bir sorumluluk olduğunu düşünüyorum. Sosyal medya paylaşımlarım ile kitaplarım bu sorumluluğun bir yansımasıdır. Hepimiz birbirimiz ile bildiklerimizi paylaşırsak, hep birlikte öğrenir, hep birlikte çoğalırız. Çünkü birbirimize vereceğimiz en değerli şeyin doğru bilgi olduğuna inanıyorum" dedi.