Türkiye Düşünce Platformu'ndan Diyanet'in kararına tam destek! - YAZDIR

Türkiye Düşünce Platformu Yönetim Kurulu, Diyanet İşleri'nin teravih namazı kararının yerinde bir karar olduğunu belirterek destek açıklaması yayımladı.

  • GİRİŞ07.04.2021 17:29
  • GÜNCELLEME07.04.2021 17:32

Konuyla ilgili Türkiye Düşünce Platformu'ndan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi;

2019 yılının sonlarına Doğru Çin’in Wuhan şehrinde ortaya çıkan COVID-19 olarak adlandırılan virüs salgını dünyamızın tamamını esir almış ve insanlığı çaresiz bırakmıştır. 2020 ve 2021 yılları arasında virüs mutasyona uğrayarak salgında yeni mutantların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Virüsün ilk çıktığı günden bugüne kadar vaka sayısı 133 milyona, vefat sayısı ise 2,9 milyon sınırına dayanmıştır. Bu illet virüsten kurtulmak için birçok devletin ve ilaç firmalarının çalışmalarının neticesinde çeşitli aşılar ortaya çıkmış fakat hastalığın hızlı yayılımı ve aşı üreten merkezlerin sayısının az olması sebebiyle virüs halen çok aktif ve yayılım hızı iyice artmıştır. 

Ülkemizde de geçen yıl Mart ayında ortaya çıkan bu virüs giderek yaygınlaşmış, milletimizin günlük yaşantısının akışını ve sağlığını ciddi manada etkilemiş ayrıca virüs binlerce insanımızın hayatının kayıp etmesine sebep olmuştur. Salgının 3. dalgasının başladığı bugünlerde hükümetimiz ve ilgili kurumlar gerekli tedbirleri ve önlemleri almakla birlikte vatandaşlarımıza da bu konuda büyük görevler düşmektedir.

Yakında idrak edecek olduğumuz mübarek Ramazan ayını bu yıl da salgın gölgesinde geçirmek durumunda kalacağımız ortadadır. Bu kapsamda Diyanet İşleri Başkanlığımız toplumun çeşitli kesimlerle gerekli istişareleri yapmış ve sonuçta Ramazan ayının önemli bir ibadeti olan teravih namazıyla ilgili halkımızın sağlığını düşünerek ve sonradan oluşabilecek bazı tezviratları önlemek amacıyla bir karar almıştır. 

Bahar mevsiminde olmamız sebebiyle yağışlı ve soğuk havanın etkileri devam etmekte olup ve birçok bölgemizde halen kış mevsiminin etkileri devam etmektedir. Yağış, karanlık, tehlikeli hastalık ve hastaya bakmak gibi sebeplerle dahi farz namazlarının dahi birleştirilmesine ve herkesin kendi yerinde kılmasına izin veren bir fıkıh, sünnet olan bir namazı cemaatle camide kılmak için Müslümanların hayatlarını tehlikeye atmasına elbette izin vermeyecektir. Teravih namazının karanlıkta olması, salgın dolayısı ile cemaatin sevk ve idaresinin güçlüğünü göz önüne aldığımızda herkesin namazların evlerinde kılmasının daha doğru olacağına inanmaktayız.    

Diyanet İşleri Başkanımız Sayın Prof Dr Ali Erbaş konuyla ilgili: "Yaptığımız istişareler neticesinde teravih namazını camilerde değil evlerimizde kılmanın uygun olduğuna karar verdik'' şeklinde yaptığı açıklamayı yerinde buluyor ve şimdiden mübarek Ramazan ayının ülkemiz ve tüm İslam alemi için hayırlara vesile olmasını Cenabı Mevla'dan niyaz ediyoruz.

En kısa sürede tüm dünyayı etkileyen bu salgın sürecinin sona ermesi ve ibadetlerimizi hep birlikte eda edeceğimiz nice Ramazan aylarına hep birlikte huzur içinde kavuşmak dileğiyle kamuoyuna saygılarımızı sunarız.