Eczacılar aslında ne istiyor?

Haber 7 yazarı Resul Kurt'un Star gazetesindeki yazısında ilaç alım protokolünü fesheden eczacılarla görüştü.

Eczacılar aslında ne istiyor?
Eczacılar aslında ne istiyor?
GİRİŞ 09.01.2009 00:01 GÜNCELLEME 09.01.2009 00:01

Resul Kurt'un yazısı / STAR

Eczacılar Odası yeni yılın ilk günlerinde tüm çalışanlara ve emeklilere ‘1 Ocak şakası’ yaptı. Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti, tüm sigortalıların serbest eczanelerden ilaç almasını sağlayan, ‘İlaç Alım Protokolü’nü feshettiklerini açıkladı. Türk Eczacılar Birliği’nin yaptığı açıklama ile 1 Şubat 2009 tarihinden sonra ilaçların ücretle alınacağını öğrendik.

Konu hassas olunca birkaç eczacı dostumla görüştüm. Eczacılar, kendi odalarının aksine sistemden memnun olduklarını, ilk defa ödemelerini düzenli aldıklarını, ortalama 120 gün vadeli aldıkları ilaçların ödemesini en geç 90 günde aldıklarını söylüyor.

Eczacılar odası tüm üyelerine sürekli ‘Oda sayfamızdaki e-sözleşmeye hayır’ı henüz tıklamamış olduğunuz görülmektedir. Bu süreçte desteğinize ihtiyacımız var! Lütfen webde e-sözleşmeye hayır deyin’ içerikli mesajlar atıyor. İşte Eczacılar Odası’nın talepleri;

-Muayene ücretinin eczaneler aracılığıyla tahsili uygulamasının sonlandırılması,

-Türk Eczacıları Birliği’ne verilen sözleşme yapma yetkisinin mutlak olarak tanınması,

-6197 sayılı yasadaki eczacı-eczacı ortaklığının geri çekilmesi,

-Avans uygulamasının hayata geçirilmemesi,

-Yüzde 100 ödeme yapılması,

-Kamu kurum iskontoları yükünün eczacı üzerinden kaldırılması,

-Eczanelerin 1’inci basamak sağlık kuruluşu olarak değerlendirilmesi,

-Reçete dağıtım sisteminin devamı,

-Hastanelerde eczacı istihdamı sağlanması,

-Günübirlik tedavi uygulamasının kaldırılması ile reçete onay sisteminin kesintisiz ve verimli çalışmasının sağlanması.

Türk Sağlık-Sen’in ‘Sağlıkta 2008’ raporuna göre devlet, 2008 yılında sağlık için önceki yıla göre 5 milyar TL daha fazla ödedi. Raporda, 2007’de 20 milyar TL olan devletin sağlık harcamalarının, 2008’de 5 milyar TL artarak 25 Milyar TL’ye yükselmiş. Gemi batınca, hepimiz bundan etkileniriz. Kamunun sağlık yükünü taşıyacak mecali kalmadı, eldeki bulgurdan da oluruz. 

* * * 

Reform konferanslarının ardından

Yaklaşık 3 aydan beri, İSMMMO Başkanı Yahya Arıkan ve TÜRMOB Genel Sekreteri Yücel Akdemir’le birlikte sosyal güvenlik reformunu anlatmak üzere doğudan batıya, kuzeyden güneye bir çok ilde konferanslar verdim.

10 gün kadar önce memleketim Adıyaman’daydım. Ülkemizin genç üniversitelerinden Adıyaman Üniversitesi’nin Mustafa Vehbi Koç Konferans salonunda Rektör Prof. Dr. Mustafa Gündüz ve Adıyaman SMMM Oda Başkanı Nihat Karaaslan’ın ev sahipliğinde reformla ilgili sunum yaptım. Rektör Prof. Dr. Mustafa Gündüz hoca ve dostum Necati ile üniversite ve kente katkıları, katacakları konusunda hoş bir sohbet yaptık.

Adıyaman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Gündüz, çalışkan, başarılı ve bir o kadar da vefakar. Gündüz hoca, Adıyaman’a çok şey katabilecek, entelektüel, birikimli ve çok sevilen başarılı bir akademisyen. Yeni kurulan Adıyaman Üniversitesi için rektörlük, fakülte, yüksekokul ve enstitüler için bina, laboratuar, öğretim üyesi odası, lojman, toplantı salonu, kütüphane, oditoryum, kafeterya ve sosyal tesisler, yemekhane, öğrenci yurdu gibi bir çok tesise ihtiyaç var. Mustafa Gündüz hoca bu aralar tüm mesaisini öğrencilerinin iyi bir eğitim alması için harcıyor.

Kent yöneticilerine de sevgili Mustafa Gündüz hocama ve Adıyaman Üniversitesi’ne sahip çıkmak düşüyor. Üniversitenin kent ekonomisine katkıları inkar edilemez. Şehirler, sosyo-kültürel gelişmesini ve ekonomik kalkınmasını üniversitesine sahip çıkarak sağlayabilir.

YORUMLAR 31
  • Mete Duraner 17 yıl önce Şikayet Et
    Otomasyon işi. Doktor eğer bilgisayarından barkod olarak ilacı yazdırırsa,satılan yerdeki kapalı stand görevlisi de bu barkoda göre ilaç verirse hiç bir sorun kalmaz.Kimse bunun yerine bu da olur diye kazançlı jenerik de veremez.Hata veya israf da olmaz.Bence devletle de iyi anlaşırlar.Eczacılar da sıkıntı çekmez,pek devletle anlaşamıyorlar.İlaç fabrikalarında ilaç üreterek okudukları fakültenin anlam ve önemine uygun iş yapmış olurlar.Yoksa eczacılık telaffuz edilemeyen ilaç-reçete okuma sanatı olmasa gerek.
    Cevapla
  • hasan sezgin 17 yıl önce Şikayet Et
    fark. bu savunmacılar eczacılar olsa gerek..bende şunu demek isterim, 10 yıl önce ecazane açmı bir eczacı ile 10 yıl önce pratisyen hekim olarak göreve başlamış iki kişi mal varlıkları araştırılsa acaba ne sonuç çıkacaktır..?
    Cevapla
  • burak demir 17 yıl önce Şikayet Et
    bir sorum olacak. acaba eczacıları bu kadar eleştiriyorsunuz daaa o eczacılar içindeki binlerce hükümet yanlısını akpliyi nasıl değerlendiriyorsunuz? sizin mantığınızla onlarda üç kağıtçı...
    Cevapla
  • Mahsun AYDIN 17 yıl önce Şikayet Et
    ECZACIYMIŞ. yaptıkları hiç bişey yok bana adam olmuşlarda yok markette yapılamazmış sen ilk önce ne yaptığını söyle adamlar eczanede bile durmuyor yanlarındaki elemanlar tıkır tıkır götürüyor işi sanki bulunmaz hint kumaşıymış gibi hissetmezseniz hepimiz mutlu olacaz bakan bi yasa çıkartsa isteyen ilaç satabilse o zaman görürüm nasıl tutuştuğunuzu.....
    Cevapla
  • ahmet berat 17 yıl önce Şikayet Et
    Ha Eczane Ha Market İkisindede Eczacı YOOOKK. Eczacılar marketlerde ilaç satılmasına niye içerliyor. Doktor ilacın ismini bilgisayar ortamında yazsın ilacın kullanım dozunu ve miktarını da yazsın (Rahat Okumak İçin) Pekala büyük magazalarda ve alışveriş merkezlerindede ilaçlar satılabilir. Böylecede reçetesiz ilaç satma olayı da biter ki eczaneler bunu çok yapıyor zaten. Ayrıca eczanedede eczacı YOOK. Bir kaç kişi koyuyar dükkana onlar herşeyi yapıyor. Akşam parayı almaya gidiyor eczacı da. böyle olduktan sonra markettede satılsın bakkaldada.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
Savaş sesleri yükseliyor! 118 milyar dolarlık nükleer hamle! Felakete sürükleyecek
CHP’li Buca Belediyesi'nde yeni skandal: İcraatları eleştiren simitçiye dayak!