YÖK, CHP ile ağız birliği etmiş gibi

YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç, de Baykal gibi halkoyuna sunulması düşünülen anayasa değişikliklerinin bütünüyle durdurulması gerektiğini savundu ve ekledi:

YÖK, CHP ile ağız birliği etmiş gibi
YÖK, CHP ile ağız birliği etmiş gibi
GİRİŞ 05.10.2007 16:16 GÜNCELLEME 05.10.2007 16:16
YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç, halkoyuna sunulması düşünülen anayasa değişikliklerinin bütünüyle durdurulması gerektiğini savunarak, “Bunun anayasa hazırlık çalışmaları ile birleştirilip, tutarlı bir metin oluşturulması ileride pek çok sorunu da ortadan kaldırabilir” dedi.


Rektörler Komitesi, Prof. Dr. Teziç başkanlığında, Üniversitelerarası Kurul da Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Akaydın başkanlığında Hacettepe Üniversitesi toplandı.


Rektörler Komitesi toplantısının sona ermesinin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Teziç, Anayasa değişikliği ve 21 Ekimde yapılacak referandum ile ilgili bir soruyu Anayasa hukukçusu olarak yanıtlayabileceğini söyledi. İki gündür geçici maddelerde değişiklik yapılmasının gündemde olduğunu anımsatan Teziç, “Ama ne olursa olsun bir defa seçilmiş 11. Cumhurbaşkanı'nın 7 yıllık görev süresi devam eder. Bu değişiklik yapılması halinde” dedi.


Teziç, şunları kaydetti:


“Bir yandan anayasa taslağı hazırlanıyor. Bununla ilgili bir tartışma ortamı da oluştu. Bunun dışında halkoyuna sunulacak metinde de gene anayasa değişiklikleri var. Oylama sonucu ile parlamentoya sunulacak taslak arasında bazı farklılıklar olabilir, hukuk tekniği açısından. Birbiri ile bağdaşmayacak bir dönemde de girebilir. Anayasa değerlendirmeleri veya anayasa yapılması süreci ile ilgili olarak belki şu anda en isabetli olacak husus halkoyuna sunulması düşünülen anayasa değişikliklerinin de bütünüyle durdurulmasıdır. Bunun anayasa hazırlık çalışmaları ile birleştirilip tutarlı bir metin oluşturulması ileride pek çok sorunu da ortadan kaldırabilir. Benim söyleyeceğim budur; 18 ve 19. maddeleri değiştiren taslakla 11. cumhurbaşkanını halkın seçmesini öngören anayasa değişiklikleri arasındaki uyuşmazlığı, bağdaşmazlığı görüyorum. Bunun için halkoyundan anayasa değişikliklerinin çekilerek yeni hazırlanan anayasa paketi ile bir bütün olarak değerlendirerek yeni bir sürecin devam etmesi gerekir. Değişiklikler tartışılsın, o ayrı konu, ama halkoyuna sunulması yakın bir gelecekte çok ama çok büyük anayasa sorunları gündeme getirebilir.”


Sınır kapılarında oy verilmeye başlandığını anımsatan Teziç, “Seçmenin iradesini başkalaştıran bir değişiklik yapılmak isteniyor. 11., 12. cumhurbaşkanı gibi...” dedi.

İRADE BAŞKALAŞTIRMASI


Geçici maddelerin değiştirilmesinin seçmenin öngörmediği bir irade değiştirmesine, iradenin başkalaştırılmasına yol açacağını söyleyen Erdoğan Teziç, “Buna yasama organının hakkı yok. Oylar verilmeye başlandıktan sonra o iradeleri değiştirmeye yasama organının da yetkisi olmaması gerekir. Bunun en sağlıklı yolu o bakımdan söylediğim gerekçelerle hem anayasa paketiyle uyumlu bir çalışmaya devam edebilmek hem de seçmenin iradesi üzerinde ve artık tasarruf yapılması çok geç olacağı için bütünüyle halk oylamasından vazgeçmek en doğrusu” diye konuştu. Bunun hukuki açıdan bir zorunluluk olduğuna işaret eden Teziç, hiç kimsenin ve bu Meclis de olsa seçmenin iradesi üzerinde sonradan tasarruf yapmaya hakkının olmadığını söyledi.


“Üniversiteler, anayasa taslağı hazırlayacak mı” şeklindeki bir soruya ise Teziç, “Üniversiteler taslak hazırlamaz” karşılığını verdi. Teziç, siyasi partilerin bir ilkeler bütünü içinde görüşlerini ortaya koymaları halinde, parti temsilcileri arasında içeriğine yönelik olarak bir mutabakat oluşması ve fikirlerinin sorulması üzerine görüş bildireceklerini söyledi. Teziç, “Biz, şu andaki taslak üzerinden görüş bildirmeyi uygun görmüyoruz” dedi.


Teziç, yükseköğretim strateji raporuna ilişkin çalışmaların sorulması üzerine de raporu daima eleştiriye açık tuttuklarını, onun bir değerlendirme ve düşünce metni olduğunu söyledi.


Prof. Dr. Teziç, “Biz onun, kendi içimizde üniversiteler nasıl olmalı sorusuna geniş kapsamlı, derinlemesine bir bakış açısı oluşmasını istiyoruz. Bunun paydaşlarının çoğalmasını istiyoruz ki ileride bir düzenleme yapılacaksa bu zemin üzerinden değerlendirme yapılsın amacımız bu. Bütün bölümleri güncelleniyor” diye konuştu.


Güncellenen raporun Cumhurbaşkanına iletilip iletilmeyeceğine ilişkin soruya ise Teziç, “Bilmiyorum, tamamlandığı zaman sunulur elbette. Niye sunulmasın” diye karşılık verdi.


Teziç, rektörlerin toplu halde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ü ziyaret edip etmeyeceklerine ilişkin bir başka soruya da, “Toplu olarak gidilecek aşamada değiliz. Çünkü çok daha yeni” yanıtını verdi.

YORUMLAR 51
  • kadir öztürk 18 yıl önce Şikayet Et
    yökçüler,yokçular saltanatınız bitiyor,saltanatınız!. Adamlar kalkmışlar milletvekili dokunulmazlığının kaldırılmasından söz ediyorlar.Fakat ülkemizde kendileri de olmak üzere daha kimlere dokunulamadığını sanki bilmiyorlar!Bu saltanatçı rektörler önce kendi üniversitelerinde ortaya çıkmış yolsuzluklar için sorumluların yargılanması için izin versinlerde ondan sonra konuşsunlar!
    Cevapla
  • Hüseyin 18 yıl önce Şikayet Et
    korkuları halk seçerse. artık mecliste entrikalarla dayatmalarla c.başkanı seçemiyecekler
    Cevapla
  • hursit dilaver 18 yıl önce Şikayet Et
    . kara kara düşünüyorlar şimdi.yılların hesabını soracak birileri yök başkanı olunca eski defterler açılacak.ey hükümet...bu arada YÖKte evraklar yakılabilir,kaybolabilir.sonra bir tek dosya bulamazsınız.tedbirinizi mahkeme kararı ile hemen alın.yoksa yılların hesabını soramazsınız.size gülerler. ona göre. onların ne cin olduğunu siz daha anlamadınız.çabuk olun,çabuk.hadi bakalım..
    Cevapla
  • syildirim1412 18 yıl önce Şikayet Et
    . SİZ DAHA yerlestirmelerde yaptiginiz hatalarin önüne geçemiyorsunuz birde kalkmis ülke yönetiminden bahsediyorsunuz .SİZ isinize bakin insallah bu hükümet ÖSYM NİN saltanatina sonverir de agızlari kapanir
    Cevapla
  • selman eder 18 yıl önce Şikayet Et
    halkdan bağımsız olmak. halkdan bağımsız olmak yada olmak istemek işte bütün mesele bu eski yunanistanda halk 2 ye ayrılıyordu oy kullanabilen ve gerçek halk sayılan zenginler ve oy kullanamayan ve alt halkdan sayılan fakirler ve köleler demokrasinin beşiği denen yunanistanda ki ilk demokrasi bu şekilde olmuş. şimdi dikkat ediyorum bazıları demokrasinin hasına değil özüne dönmeye çalışıyorlar!
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
İsrail/İran kapışması ve psikolojik üstünlüğün İran lehine değişmesi
Son dakika: MİT ve jandarmadan ortak dev operasyon! Evlerinden alındılar...