Anadol Ergenekon'u sordu
CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, ''Ergenekon'' soruşturmasında 13 aydır iddianamenin hazırlanmadığını ifade ederek, ''Merakla, Godot'yu bekler gibi, bekliyoruz'' dedi. Anadol imha edilen bombaları sordu.
Anadol, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, ''Ergenekon'' soruşturmasındaki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Soru önergesine, İçişleri Bakanı Beşir Atalay'dan, ''Medyaya 'Ergenekon' olarak yansıyan ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen operasyona, Emniyet birimlerince herhangi bir isim verilmediği'' yanıtı geldiğini belirten Anadol, ''Kimin koyduğu belli olmayan, sahipsiz çocuğa benzeyen soruşturmayla karşı karşıyayız'' dedi.
Anadol, ''toplumu şaşılaştırma ve manipülasyon'' yöntemiyle karşı karşıya olduklarını ifade etti.
Anayasa Mahkemesinde görülen AK Parti'nin kapatılması davasına işaret eden Anadol, AK Parti'li politikacıların, dava açıldığı tarihten bu yana Avrupa'dan yardım isteyerek, ''sahaya sürdükleri yabancı oyuncularla'', kamuoyunda söylenmedik sözün kalmadığını, yargıya baskı yapıldığını, AKPM'den, AK Parti'nin kulisi sonucu karar çıkartıldığını savundu. Anadol, bunların hukuka ve Anayasaya aykırı olduğunu söyledi.
-''MEMNUNİYET DUYARIZ''-
Bu davanın yanı sıra bir de Ergenekon soruşturması bulunduğunu belirten Anadol, süreçle ilgili olarak ''Dava aşamasına niye gelinemediğini konuşuyor ve onun hesabını soruyoruz. Ne yaptığımızın farkındayız'' dedi.
Anayasanın, ''Mahkemelerin bağımsızlığı'' başlıklı 138. maddesini okuyan Anadol, Ergenekon soruşturmasında henüz hakim bulunmadığını, siyasi yasama yetkilerini kullanırken, yargı yetkisinin kullanılmasında, mahkeme ve hakimlere, emir, telkin, talimatın söz konusu olmadığını belirtti.
Anadol, ''Anayasanın 138. maddesindeki prosedür gerçekleşse, dava açılsa, bu dava politik müdahalelerden uzak şekilde işlese, biz ancak bundan memnuniyet duyarız'' diye konuştu.
-''TEKRAR TUTUKLAYIN BU ADAMI''-
Ergenekon soruşturmasında 13 aydır iddianamenin bulunmamasını, ''yüreği yanarak, geçmişi anarak'' söylediğini belirten Anadol, 12 Eylülde gözetime alındıktan sonra, Barış Derneği davasından ancak 6 ay sonra hakim karşısına çıkan bir sanık olarak, bu ızdırabı yakından bildiğini anlattı.
Anadol, sözlerini şöyle sürdürdü:
''O zaman sıkıyönetim, darbe dönemiydi, 12 Eylül yargısının karşısında oluyordu bu. Şimdi, güya, değişimci, reformcu bir iktidar var. Böyle olağan bir dönemde, 13 aydır insanlar tutuklu, bir türlü hakim karşısına çıkamıyor, ortada iddianame yok. Vehamet burada.
Şimdiden acı sonuçlar çıkmaya başladı. Kuddusi Okkır, Ergenekon çetesine finansal destek sağladığı iddiasıyla 1 yıl önce tutuklandı. Bağ-Kur aidatlarını ödeyemediği için üzüntüden cezaevinde kansere yakalanmış. Tekrar tutuklayın bu adamı, çünkü hastane ücretlerini Adalet Bakanlığı ödeyecek. Ödeyecek paraları yok, tutuklanırsa aile daha rahat edecek. Ergenekon dosyası bu hale gelmiş. Toplumu, insanlığı, vicdanları isyan ettirecek bir noktaya gelinmiştir. Okkır'ın insanlık dramını, herkesin ciddiye almasını, yetkililerin hesap sormasını istiyorum. Okkır'ın tutukluluk halinin devamını istiyoruz. Adalet Bakanlığı, tutukluymuş gibi bu bu tedaviyi üstlenmeli.
Yargının siyasallaşmasının çok somut örneği, tam bir insanlık dramı. İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunu göreve davet ediyorum. Yerli yersiz, Türkiye'nin iç politikasında, her konuda konuşmayı adet edinen Lagendijk, Olli Rehn, insan hakları savunucuları neredesiniz?''
-''FIRAT, BU SUÇLAMALARI NEREDEN BİLİYOR?''-
Anadol, Savcı Zekeriya Öz'ün, MİT, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Genelkurmay'a, ''Ergenekon diye bir terör örgütü var mı?'' şeklinde yazı yazdığına ilişkin haberlere işaret ederek, ''Bu gazeteler, bu bilgiyi nereden aldı? Bu yazı yazıldı mı? Eğer yazıldıysa, bunu basına Öz mü, yardımcıları mı, katipler, sekreterler mi yoksa iyisaatte olsunlar, birileri alıp gazetecilere mi verdi?'' diye sordu.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat'ın, ''Neden kendinizi mahkeme yerine koyarak, devletin savcılarının, terör örgütü kurmak, yasa dışı yollara başvurmak, çeteleşmek gibi ciddi ve ağır suçlamalar yönelttiği zanlıları, masum gösterme telaşına girdiniz'' dediğini belirten Anadol, ''Böyle bir suçlama oldu mu? Ortada iddianame var mı? Yok. Biz de merakla, Godot'yu bekler gibi savcının iddianamesini bekliyoruz. Fırat, bu suçlamaları nereden biliyor? Yoksa savcı mı söyledi ya da palavra mı atıyor?'' dedi.
-''SUÇ DUYURUSUNDA BULUNUYORUZ''-
Yayın yasağına rağmen, Ergenekon soruşturmasıyla ilgili bazı basın organlarında çıkan haberleri gösteren Anadol, şöyle devam etti:
''13 aydır devam eden soruşturmada, ifade alan Emniyet görevlileri bellidir, görev yapan savcılar, savcı yardımcıları, zabıt katipleri bellidir. Sorumlu bunlardır. İçişleri Bakanlığını, HSYK göreve davet ediyoruz. Bu bilgileri kim sızdırmakta, gizlili kararı bulunan bu soruşturmayı, bu şekilde siyasi hale kimler getirmektedir? Buradan suç duyurusunda bulunuyoruz. Bu servis devam ettiği sürece, bu soruşturmanın adil yürütüldüğünü, kimseye inandıramazsınız. İş, servisin ötesine gitti, iş tehdide geldi. Şimdi rektörler sırada. Bu yayınlar karşısında, yetkili savcılar, siz neredesiniz?
Siyaset bulaştırılan bu soruşturmada bulamadığımız adaletin, bir an önce ortaya çıkması için bütün gücümüzle çalışacağız. Anayasa uygun faaliyet içindeyiz. Ne zaman doğru dürüst dava açılır, iddianame çıkar, saygıyla yetkili mahkemenin kararını bekleriz. ''
-''NEDEN İMHA EDİLDİ?''-
Ergenekon soruşturması kapmasında Ümraniye'de bir gecekonduda ele geçirilen bombaların, mahkeme kararıyla imha edilmesine ilişkin olarak da Anadol, davanın tek delilinin de savcının talebiyle ortadan kaldırıldığını söyledi.
Anadol, suç işlendiğini, delillerin karartıldığını, yok edildiğini ifade ederek, bu soruşturmanın en önemli açıklarından biri olduğunu belirtti. Anadol, Jandarmaya saklanması için verilmesi gereken bu bombaların, neden imha edildiğini sordu.
AA