Dışişleri Bakanlığı'nın tarihi acı gerçeği

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, "Gerçek şu ki, şu zamana kadar Türk Dışişleri’nin yapılanması bu kadar aktif bir global rol için şekillenmemiş. Diplomat, büyükelçi ve uzman sayısı yeterli değill" diyerek yoğun temposunu anlattı.

Dışişleri Bakanlığı'nın tarihi acı gerçeği
Dışişleri Bakanlığı'nın tarihi acı gerçeği
GİRİŞ 14.12.2009 07:16 GÜNCELLEME 14.12.2009 07:16

Aslı Aydıntaşbaş'ın köşe yazısından bir kesit  

Öyle bir hayat düşünün... Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Pakistan ve İran’a gidiyor. Pakistan çöküşün eşiğinde; İran’la ise nükleer programı durdurmak için gizli bir pazarlık var. Ardından İstanbul’da, 25 İslam Konferansı sonra Balkan gezisine çıkıyor; Atina’da uluslararası bir toplantı ve Brüksel’de NATO zirvesine katılıyor. Aradan hızlı bir Arnavutluk gezisi ve Bosna ziyareti çıkarıyor. Hemen ardından Atlantik ötesine seyahat ve Beyaz Saray’da Barack Obama’yla kritik buluşma. Hızlı bir Meksika turu, Ankara’da aileyle birkaç saat ve Hırvatistan yolları...

Yukarıda Ahmet Davutoğlu’nun son bir ayını özetledim. Hırvatistan’a hareket etmek için cumartesi sabah 6:30’da Ankara Esenboğa havaalanında buluştuğumuzda, Dışişleri Bakanı’nın gözleri çakmak çakmak. Hastalanmak üzere. Bir gece önce de hiç uyuyamamış. Amerika’dan geleli daha 24 saat olmamış. 3 gün daha yol yapacak; ardından Suriye’ye devam edecek.

Gerçek şu ki, Türkiye son yıllarda kendi bölgesinde ciddi bir güç merkezi haline geldi. Diplomatlar buna ‘player’ diyorlar; Ankara artık kendini uluslararası arenada ‘oyuncu’; hatta ‘oyun kuran’ olarak görüyor. Hükümetin dış politikasına katılmayanlar, eksen kaymasından şikâyet edenler bile Türkiye’nin yükselen grafiğinin farkında.

Davutoğlu’na Zagreb’de kritik soruyu soruyorum: “Peki Türkiye’de bu ölçekte aktif bir dış politikayı götürebilecek kadro var mı?”
‘Daha çok insanı potaya sokmamız lazım’ diyerek gülüyor. Gerçek şu ki, şu zamana kadar Türk Dışişleri’nin yapılanması bu kadar aktif bir global rol için şekillenmemiş. Diplomat, büyükelçi ve uzman sayısı yeterli değil. Türkiye geçen yıl 12, bu yıl 5 yeni elçilik açmış. Üstelik artık yalnız kendi meseleleri değil, Filipinler’den Ortadoğu’ya birçok global çatışmada aktif olmaya çalışan bir Türkiye var.

Ancak Dışişleri’nde topu topu 1200 diplomat var (Almanya gibi bir Avrupa ülkesinde ise bu rakam 5900 civarında).
Bakan’dan anlıyorum ki, Dışişleri’nde ciddi reformlar düşünülüyor. Bakan ‘kapsamlı bir yeniden yapılandırma çabası’ diyor. Müsteşarlıktaki çalışma tamamlandığında, diplomat kadrosu artabilir, ihtisas bazında dışarıdan isimler alınabilir. Şimdiden genç diplomatlara Batı dilleri yanında Arapça, Farsça gibi ‘komşu dillerden birini öğrenme’ şartı gelmiş.

Aradaki açığı kapatmak için Davutoğlu kendi değimiyle ‘3-5 misli daha çok çalışmak zorunda.’ İngiliz Dışişleri Bakanı Milliband geçenlerde “Her yerde siz. Hiç uyumaz mısınız?” demiş. Yakın çevresine “Gerçekten bu kadar seyahate nasıl dayanıyor?” diye soruyorum. Gülüyorlar.

Dışişleri Bakanı Davutoğlu kabinesi

Ahmet Davutoğlu’nun 2003 yılında danışmanlıktan 2009’da Ortadoğu’nun en etkili isimlerinden biri haline gelmesiyle, iç ve dış medyada ciddi bir rüzgâr estirdi. Aslında geçen hafta Washington’daki Nabi Şensoy vakasına kadar, Dışişleri Bakanı’yla ilgili son dönemde çıkan ‘negatif’ haber yok.

Bakan’la üç gün seyahat ettikten sonra işin sırrını anladım: Medya danışmanı Osman Sert. CNN Türk ekranlarından diplomasi muhabiri olarak tanıdığımız Osman, yıllar önce Konya’da yerel bir radyoda muhabirlik yaparken bakanla röportaj yapmış; aradan geçen dönemde dostluk ilerlemiş. Davutoğlu bakan olunca gelen teklifi reddedememiş. Eski meslektaşlarıyla arası iyi. Üstelik gazetecilikten geldiği için neyin manşet olacağını, neyin baş ağrıtacağını çok iyi biliyor. Bakan’la uzun bir sohbet ardından hemen Osman’dan telefon geliyor “Unutmayın füze kalkanı bölümleri off-the-record.”

Davutoğlu’nun Başbakan ve Cumhurbaşkanı gibi bir iç kabinesi var. Osman dışında üniversiteden beri 16 yıldır asistanı olarak görev yapan Ali Sarıkaya, yanından hiç ayrılmıyor. Diplomaside baş danışmanı, ismi dolayısıyla zaman zaman espri konusu olan Cihat Erginay. O da Davutoğlu gibi İngilizce yanında Arapça ve Farsça biliyor. Uzun yıllar Riyad ve Kuveyt’te görev yapmış; Sovyetler ve ABD dairelerinde çalışmış. Bakan’ın etrafındaki bir başka isim, Washington’da görev yapan genç diplomat Gürcan Balık. Yine uzun New York ve Washington tecrübesi olan Dışişleri Sözcüsü Burak Özügergin, Davutoğlu’nun her gezisinde beraberinde seyahat edem isimlerden.

Washington aritmetiği

Dışişleri Bakanı, ABD Başkanı Barack Obama’yla Beyaz Saray buluşmasının arka planını anlatıyor. Bakan’a göre ‘Türk-Amerikan ilişkileri normalleşiyor.’ Türkiye artık Amerika’nın masaya koyduğu taleplere cevap vermeye çalışan bir ‘özne’ değil, iki müttefik taraftan biri. “Yıllarca Amerika talep eder, Türkiye kabul etmezse bedel öder gibi bir psikoloji vardı. Şimdi farklı olabileceğimizi herkes kabul ediyor.”

Bakan’a ‘eşitler arası ilişki mi demek istiyorsunuz?’ diye soruyorum. “Tabii ki ABD bir süper güç. Eşit demem. Ama daha stratejik, daha ahlaki bir ilişki” diyor.

Sonra da Washington’la ilişkileri ölçmek için kullandığı barometreyi anlatıyor. “Türkiye’nin kıymet-i harbiyesini ABD başkanlarının Türkiye ziyaretleriyle ölçün. 12 Eylül’de Soğuk Savaş ortamında Türkiye’nin çok önemli olduğu söylenir. Reagan hiç gelmedi, Evren gitmedi. Baba Bush bir kez geldi. Clinton 8 yıllık iktidarının son yılında geldi. 2003’te Başbakan Beyaz Saray’a gitti. 2004’te Bush geldi. Ondan sonra bizler yılda birkaç kez Washington’a gittik. Obama ise göreve başladıktan 2 ay sonra Türkiye’ye geldi. Yalnız bu yıl içinde Başbakan 6 kez Obama’yla görüştü.”

ŞU OSMANLI MESELESİ:

Dışişleri Bakanı, her gittiği yerde “Osmanlı İmparatorluğu’nu yeniden mi kuruyorsunuz?” sorusunu cevaplamaktan bıkmış. “Böyle bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Saysanız en fazla Avrupa’ya gitmişimdir” diyor. Ancak Bakan neo-Osmanlıcılık iddiasını reddetse de Osmanlı onu bırakmıyor. Dün Hırvatistan’ın şirin sahil şehri Dubrovnik’e uğruyoruz. Burası aynı zamanda Osmanlı’nın en uç noktası. Davutoğlu heyecanlı. Eşi Sare’yle birlikte Dubrovnik arşivine uğrayıp Osmanlı fermanlarını inceliyor; şehri geziyor.

Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz

(Milliyet)

YORUMLAR 13
  • Yusuf Çankaya 16 yıl önce Şikayet Et
    Kadrosuz Ama Maaşlı ve Güvenir Elçilerimiz VAR. 150 ülkede açılan Türk Okullarından Niçin Yeterince Faydalanmıyoruz. Bence Yaz Tatillerinde Okul Müdürleri Kongresini Resmi olarak Dışişleri bakanlığı ve Dış Ticaret Bakanlığı ortaklaşa düzenlemeli ve 1. elden o ülkeler hakkında raporlar hazırlanarak -yeni- siyasi ve ticari politikaların oluşturulması düşünülmeli.
    Cevapla
  • serdar kopan 16 yıl önce Şikayet Et
    umarım bir programa göre yürüyorsunuz. eğer random walk tipi iş yapıyorsanız bir gün çarparsınız..ilgili ilgisiz her işe soyunmak herkesin arabulucusu olmak vb işlere de girişilmemeli..odak kaybolur..merkez halkadan yavaş yavaş yayılan en dış halkaya doğru gidilmeli..durgun suya atılan taşın halkaları gibi..step by step..sen her ne kadar kimseye kredi vermesen de sıfır problemci, ben sana başarılar diliyorum...yeterki ülke ve insanımız kazansın...step by step..halka by halka...az konuşun çinliler gibi...
    Cevapla
  • berk başak 16 yıl önce Şikayet Et
    kabuk. artık kım nederse desın turkıye artık dunyada söz sahibi bir ülke grafıgıde dunya konjektüründe hızla yukselıyo .tum dunyada not lar düşüyo türkiye 2 puan birden artıyo .bazıları görürler ama görmek ıstemezler duyarlar duymazlıktan gelırler cunku onların tek bır korkusu var (chp mhp)bu mılletın refah sevıyesı yukselırde artık dunyaya turkıye hakım olmaya baslarsa biz neyaparız dıye kara kara dusunuyorlarmıs (son aldıgım haber bu)
    Cevapla
  • emre genc 16 yıl önce Şikayet Et
    geleceğin Başbakanlarından biriside sizsiniz!. Sayın Bakanım Allah yüzümüzü kara çıkartmasın.. yolunuz bahtınız açık olsun.. siz bu memleketin yetiştirdiği ender şahsiyetlerdensiniz.. başbakanımız gibi diğer bakanlarımız gibi... hizmetlerinizin herzaman destekçisiyiz, ölmek var dönmek yok... pazara kadar değil mezara kadar inşallah...
    Cevapla
  • tahsin ataç 16 yıl önce Şikayet Et
    Allah Yar ve Yardımcısı olsun.. gerçekten zor bir işi var. Allah yardımcısıolsun. Ama bu bence daha başlangıç. Türkyenin iki Belki 3 tane Dış işleri bakanı olacak. çok uzak değil. o kadar yoğun bir tempo olacak inş.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
Gündem olan iddia! Özgür Özel her yolu deniyor! Bu kez de Cem Uzan'ın kapısını çaldı
Dünya Kupası ev sahibi ABD'den Senegal'e kötü muamele