Halaçoğlu'ndan müthiş iddialar

Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, Ermenilerin soykırım iddialarına karşı Osmanlı Devleti'nin Suriye sürgünü Ermenilere yönelik şok kararı açıkladı.

Halaçoğlu'ndan müthiş iddialar
Halaçoğlu'ndan müthiş iddialar
GİRİŞ 05.06.2005 00:05 GÜNCELLEME 05.06.2005 00:05

Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr.
Yusuf Halaçoğlu, Osmanlı Devleti'nin, 1. Dünya Savaşı sırasında
Suriye'ye sürgün ettiği Ermenilerin mallarının korunması ve gittikleri
yerlerde ziraat yapmaları için arazi tahsis edilmesi yönünde karar
aldığını belirterek, "Bir devlet, katledeceği insanlar için böyle
tedbir almaz" dedi.

Halaçoğlu, Türk Eğitim-Sen Kayseri 2 Nolu Şubesi tarafından
düzenlenen "Sözde Ermeni Soykırımı ve Gerçekler" konulu konferansta,
Osmanlı döneminde Ermenilerin devlette önemli görevlere getirildiğini
ve orduda da 50 bin silahlı Ermeni askeri bulunduğunu kaydetti.

Halaçoğlu, şöyle konuştu:
"Osmanlı arşivlerine göre 1914 yılında Ermeni nüfusunun 1 milyon
296 bin olduğu belirtiliyor. Bazı yabancı belgelerde de 1 milyon 600
bin civarında olduğu yazılı. 1.5 milyon Ermeni'nin katledildiği iddia
ediliyor. Osmanlı Devleti, Kafkas Savaşı sırasında, Doğu Anadolu
Bölgesi'ndeki bazı şehirlerdeki 438 bin Ermeniyi Suriye bölgesine
sürgün etmiştir. Bunlardan 382 bini yerine ulaşmış, 52 bin civarındaki
Ermeni ise hastalık ve çeşitli nedenlerle yolda ölmüştür. Bu arada
Osmanlı, sürgün ettiği Ermenilerin mallarının korunması, yolda can ve
mal güvenliklerinin sağlanması, gittikleri yerlerde ziraat yapmaları
için arazi verilmesi yönünde karar almıştır. Bir devlet, yok etmek
istediği insanlar için böyle bir tedbir almaz."
Suriye bölgesine sürgün edilen Ermenilere yabancı yardım
kuruluşları kanalıyla yardım edildiğini bildiren Halaçoğlu, "Siz yok
etmeyi düşündüğünüz bir topluma, yabancı yardım kuruluşlarını kamplara
sokar mısınız? Çünkü, Suriye Osmanlı topraklarıydı. 1918 yılında
Çukurova'ya 218 bin Ermeni getirilmiştir. Ölmüşlerse nereden
geldiler?" diye konuştu.

-"ERMENİLER, 530 BİN MÜSLÜMANI KATLETTİ"-

Kars, Van, Erzurum ve Iğdır bölgelerinde Müslümanların Ermeniler
tarafından katledildiğini, bu katliamlar sırasında 530 bin Müslümanın
yaşamını yitirdiğinin belgelerle tespit edildiğine dikkat çeken
Halaçoğlu, şunları kaydetti:
"Bunların hesabını kim verecek... Kafkasya'dan sürgün edilen 702
bin Müslümanın, Türkün, Balkanlar'dan sürgün edilen ve bunlardan 1.5
milyonu yollarda ölen 5.5 milyondan fazla kişinin hesabını kim
verecek?... Dünya bunlardan hiç ses etmiyor. Ama tarih gösteriyor."

-SOYKIRIM KARARI ALAN PARLAMENTOLARI...-

Katılımcıların sorularını da yanıtlayan Halaçoğlu, bir vatandaşın
Yabancıların Türkiye'de toprak alımları' ile ilgili sorusunu, "Toprak
alımı çok dikkatlice takip edilmesi gereken bir konu. Toprak alımları
daha çok, Şanlıurfa, Hatay ve Antalya bölgesinde görülüyor. Antalya
bölgesinde alınanlar genellikle tatil amaçlı görülüyor, ama koloniler
meydana geliyor" şeklinde yanıtladı.



Halaçoğlu, sözde soykırımla ilgili karar alan parlamentolar
yönündeki soruya karşılık olarak da şöyle dedi:
"Soykırım kararı alan parlamentoların ellerinde belge de yok,
uluslararası mahkeme kararı da yok. Bu parlamentolar neye dayandığını
Türkiye Cumhuriyeti Parlamentosu ve Dışişleri Bakanlığı sorduğu zaman
o parlamento şaşırır. Cevap veremediği takdirde Türkiye AİHM'ye
başvurabilir. Soykırımın tanımı içerisinde (bedenen ve ruhen baskı
yapmak ve zarar vermek) var. Sırbistan'da Boşnaklara karşı soykırımı
halk değil yöneticiler yaptı, o nedenle de yargılanıyor. 1915 de
soykırım olarak kabul edilse, bunu Türk halkı mı yaptı? Hangi hakla
benim çocuklarımı, torunlarımı insanlarımı bu baskı altına
alabilirsiniz. Bu bir insan hakları ihlalidir. Bunu sorduğumuz zaman
hepsi çorap söküğü gibi çözülür."
Birleşmiş Milletler nezrinde bir tarih komisyonu kurulmasını
önerdiğini hatırlatan Halaçoğlu, şöyle devam etti:
"Benim önerim karşısında Diaspora endişe etti, blöf yaptığımı
söylediler. Başbakan Erdoğan tarihçilerin birlikte araştırma yapmasını
önerdi. Bir gün sonra reddettiler. Bunu Fransa da İngiltere de ABD de
kabul etmez. Çünkü kendi foyaları ortaya çıkacak. Aynı şeyi
parlamentolara uyguladığın zaman onlar da vazgeçer. Biz doğruyuz,
güçlüyüz. Elimizde tarihi belgeler var."
"Neden hep Ermeniler soykırım iddiasında bulunuyor. Biz neden
bulunmuyoruz, bunun ekonomik zayıflıkla ilgisi var mı?" sorusu
üzerine Halaçoğlu, şu yanıtı verdi:



"Osmanlı Devleti, 1915 yılında katliam olduğu iddialarına karşı
İspanya, Hollanda, Danimarka ve İsveç'e nota verdi. Bu konuyu
araştırmalarını istedi. Bu devletler reddettiler. Ondan sonra Osmanlı
Devleti çöktü. Mustafa Kemal Atatürk zamanında da ne Avrupalılar ne
Ermeniler böyle bir şey söylemeye cesaret edemedi. 1965'ten sonra
Ermeni Diasporası kuruldu ve bu hareketler o tarihlerde başladı. Bizim
Dışişleri görevlilerimiz katledildi. Ondan sonra Türkiye ancak konuyla
karşı karşıya geldi. Ama bir ülkeye baskı yapılıyorsa bilin ki o
ülkede ya ekonomik güç yoktur ya siyasi istikrar yoktur. Toplum
içerisinde güç varsa, devletler, hükümetler ondan güç alır. Dış
politikalarında da o güçle rahat hareket eder. Onun için yurtdışından
kimse size düşmanlık gösteremez."

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL
DİĞER HABERLER
TÜİK açıkladı: İşte mayıs ayının en çok  kazandıran yatırım araçları!
Savaş sesleri yükseliyor! 118 milyar dolarlık nükleer hamle! Felakete sürükleyecek