Boşanmak için de çabalayın!

  • GİRİŞ03.10.2011 08:44
  • GÜNCELLEME03.10.2011 08:44

“Sonuçta kadında oluşmuş evlilikten kaçınma ve ürkme davranışı, erkeğin değil daha çok kadının mağduriyetine neden olacaktır. O yüzden kadın süreci ve karşı cinsi dikkatle okumalı. Erkeğin telkin ve istekleri ile değil toplumun değerlerine, erkeğin ve ilişkinin kendi doğal kanunlarını bilerek, ona göre tutum takınmalıdır.”…

Yukarıdaki yazılar bu pazartesi yazmayı düşündüğüm yazıdan bir paragraf, artık o yok!... Çünkü kararımı değiştirdim ve bu hafta size çok daha önemli bir konudan bahsetmek için rotayı ilişkilerin diğer yüzüne, içine, özüne ve içeriğine çevirmeye karar verdim… Bunda haber7 de yayınlanan TUİK’in açıkladığı istatistik etkili oldu. Vira Bismillah... Haydi Rastgele…  

Öncelikle belirtmeliyim; Her an, her zaman ve her süreçte; İlişkinin doğasını ve karşı cinsi tanımak için öncelikle ilişki ve evlilik bilinci bilgisine ulaşabilmek gerekiyor. Bilgi ve bilince ulaşmak için başlangıçta konu ile ilgili ciddi kitaplar okunmalı ve her fırsatta eğitimlere katılmalıdır. Burada Devlet organlarına düşen ilk görev, ilköğretim müfredatından başlayarak “cinsiyet eğitimi ve kültürü” derslerinin verilmesidir.

EVLİLİK ÖNCESİYLE BOŞANMA ARASINDA BÜYÜK SORUN VAR!..

Evlilik öncesi, evlilik, evlilik sonrası ve boşanma hepsi değişik süreçler ve insanoğlunun başına her biri gelebiliyor. Bütün bu süreçleri anlatan ana bir damar var, kuralları, kaideleri ve kanunları var. Bir de her bir süreci diğerinden farklı kılan bilgi var. Nasıl evlenmek için kadın ve erkek olmanın farkına göre değişik özellikleri bilmek gerekiyorsa bu özellikleri boşanma durumunda daha da çok bilmek ve buna göre yeni hayat planlaması yapmak gerekiyor. Kadın ve erkek düşünebilen bir varlık, bunu kullanabilmek ise herkese nasip olmuyor!..

Tutku ve arzu duygularını “gerçek sevgi” sanan, zekilikle akıllılığı; kadınlıkla erkekliği; flörtle görücülüğü; evlilikle öncesini; boşanmayla evliliği; iyilikle kötülüğü; hayırla şerri; modernle geleneği; insanla hayvanı; somutlukla soyutluğu; batılılıkla doğululuğu; İslamiyet’le hrıstiyanlığı; İslamiyet’le liberalizmi; güzellikle çirkinliği (vs. vs.)birbirine karıştıran angut insanlar topluluğu haline geldik!

Geçenlerde Devletin resmi kurumu TUİK bir istatistik yayınladı. Haber7 haberinden aktarıyorum: “Evlenenlerin yüzde 40.1'i evliliklerinin ilk 5 yılı içinde boşandı. Boşanma sayısında en büyük artış yüzde 7.3 ile Batı Marmara Bölgesinde görülürken, evlenme sayısındaki en büyük artış ise yüzde 10.3 ile Güneydoğu Anadolu Bölgesinde meydana geldi.”

SAĞLIKLI BOŞANMAK İÇİN BİLE EĞİTİM ŞART!..

Evet işler hiç de rayında gitmiyor. Kadını erkeğiyle neden % 40 gibi büyük bir oranla ilk beş yıl içinde boşanılıyor? Hiç düşündünüz mü? Kendinizi bırakın bu konuyu ne bilim adamları düşünüyor ne yetkililer tedbir alıyor! Tam aksine benim en çok önem verdiğim noktada bu; “erken boşanmalar”..

Kimisi düğünün ertesi günü, kimisi 15 gün kimisi üç ay sonrasında ayrılıyor. Şöyle bir bakıyorum etrafa, birisi de çıksa söylese be kardeşim. Bir babayiğit arıyorum ama yok yok yok!...

İş yine bize düşüyor ve söyleyelim; “Erken boşanmalarda en önemli sorun “tanımadan evlenmektir”” Evlilik adayı kadın ve erkek birbirini tanımıyor ve tanıyamıyor. Bunun en önemli tedbiri de evlilik öncesinde eğitim vermektir. Hem de her bir bekâra hem de yoğun şekilde. Büyük bir eğitim kampanyası açılması gerekiyor. Öyle ki belediyeler kendi sınırları içindeki her kadın ve erkeğe ulaşarak, teşviklerle ve büyük bütçelerle her birine eğitimler vermek durumunda.  

BAKAN HANIMA SESLENİYORUM

Evlenecek bekârlara evlilik öncesinde mutlaka özel eğitim verilmelidir ki sonrasında kısa sürelerde boşanmalar yaşanmasın. Nikâh günü almak için gelen çiftlere Belediyeler tarafından en azından 1 aylık eğitim kursları hayata geçirilmeli ve sonunda da “evlilik belgesi” verilmelidir. Bu bakımdan yerel yönetimler başta olmak üzere, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve diğer hükümet organları büyük bir sorumluluk ve vebal altındadır. Aile ve çocuk yardımı gibi önemli sosyal tedbirler ve eğitim seferberliği acilen başlatılmaz ise fazla değil 15-20 sene sonrasında bugünkü aileleri mumla arayacağız.

% 60 boşanma oranına ve karı-kocanın tek başlarına ayrı küçük evlerde, tek çocuklu ya da çocuksuz yaşadığı Batılı ülkelerin durumuna düşeceğiz. Sakın biz batı gibi olmayız deyip meseleyi hafife almaya kalkmayın. Bu gidişatı hafife alanlar da aynı vebale ortak olurlar bilesiniz.

Evlenmek ve evliliği yürütebilmek için olduğu gibi boşanmak için de eğitim şarttır! Çarpılmış zamanlarda yaşıyoruz ve her bir karı kocanın ağzından çıkan her bir sözcüğe çok farklı anlamlar yüklediğini biliyor musunuz!? Kadın “a” diyor erkek “z” anlıyor; zaten kadın “a” demek için ağzını açmaya niyetlenirken sözcük havada “p” haline geliyor ve çarpık iletişim süreci böylece başlıyor.

Kadın ve erkeğin sevgi dili çok farklıdır

O kadar ki, erkek “seviyorum” dese kadın “adam beni dövecek” anlayabiliyor. Günlük iletişim dilimizdeki anlaşılmazlığımız yetiyor. Varın siz düşünün gerisini..Acep evlilik, boşanma, aile, ilişki, iletişim gibi koca koca süreçleri ve kurumları nasıl anlayacağız ve içini hangi manalarla ayrı şekillerde dolduracağız. Zamanımızda kadının ve erkeğin kadın ve erkek olmaktan kaynaklanan “sevgi anlayışı” bile farklıdır. Varın yine düşünün bakalım; milyon çeşit farklı kadın ve erkeğin trilyon ihtimaller arasından birbirleriyle nasıl bir “sevgi anlayışı” üstünde anlaşabileceklerini!?

Evliliğin kuruluşunda kadın ve erkek uyum sağlayacakları insanı seçerlerse bu birliktelik ömür boyu devam eder. Aralarındaki uyumu araştırmanın ilk basamağı da “sevgi anlayışı” bakımından analizini yapmaktır. Sonrasında iş daha kolaydır. Öyle 6 ay boyunca psikiyatristlere gitmeye gerek yok. Eğitim ve sosyal çalışma yeterlidir. Kısa sürede önce kendini tanıma ve karşındakini tanıma ile aynılık ve farklılıklarıyla nasıl bir uyum yürütebileceklerini evlilik öncesinden evliliği yaşıyorlarmışçasına analiz yetecektir. Bunlar ruhsal hasta değillerdir ve sadece farkındalık kazanmalıdırlar. Evli ve boşanmayı düşünenler de; evlilik kalitesini artırmak ve kırmadan dökmeden boşanabilmek için, bu eğitimi almalıdır. Artık evlenmek ve boşanmak için de çabalamayı öğreneceğiz, başka yolu yok!..   

HAYDİ ARTIK! ŞİMDİ ÇABALAMAK VAKTİ!..

Evet, anlaşmak tek bir şartla mümkündür. O’da hayatımız içindeki her bir kavramı, niteliği, teoriyi, uygulamayı, pratiği maddeye ve manaya varıncaya kadar açıklayabilecek üstün nitelikli bir eğitime girerek. Toplumun bırakın evlilerine sadece bekârlarına verilecek 1 aylık bir eğitim 10 sene sonra hayatlarımızda “yeniden güneşimizin doğmasına” neden olabilecek büyük hayati önemdedir. Ayrıca şimdikiler gibi değil doğru düzgün TV ve sinema programı ve yapımları devreye sokulmalıdır.

Bu arada Beyaz Kalplerin duyarlılık anlayışıyla, bizde üzerimize düşeni yapıyoruz. Bu işin Ülke çapında büyük bir kampanyaya dönüşmesi için bir solukta biz veriyoruz. “Evlilik Atölyesi” adıyla bir ve üç aylık sürelerle, sosyal psikolojik çalışma yapacak “gruplar” kuruyoruz. İlk grubumuzu temmuzun on beşinde başlatmayı düşünüyoruz. Bu önemli ve yaygın çalışmaya katılacaklar, bize aşağıdaki iletişim adreslerinden ulaşabilirler. Sloganımız “Yeniden Evlilikleri Keşfetmek”…

Hükümet, belediye ve biz uzmanlara düşenin yanında peki sizin sorumluluğunuza düşen ne dersiniz? Bu kampanyanın açılması ve ülke gündemine oturması için telgraf, telefon, iletileriniz ve bire bir siyasilerle görüşmelerinizde bu talebi dile getirmek, takipçisi olmak ve ısrar etmek olabilir değil mi?

İlk tepkilerinizi yorumlarınızda gösterin ve böylece başlayalım. Dolayısıyla Haber7 önemli bir kampanyaya aracılık etmiş olsun. Hayatınızda hangi alanın ve mesleğin ustası ve uzmanı olursanız olun; bu konudaki soru, sorun, katkı ve görüşlerinizi yazının altındaki yorumlarınızla ve ileti adresime bekliyorum.

Haydi kendi aramızda sinerji başlatarak bunu güzel ülkeme yayalım, var mısınız?        

Selam, sevgi ve muhabbetle…

Yrd Doç Dr. A. Muhsin YILMAZÇOBAN
İlişki ve Evlilik Uzmanı
a.muhsinyilmazcoban@gmail.com  
http://www.facebook.com/#!/pages/Beyaz-Kalpler/205481566169258
http://twitter.com/#!/Beyazkalpler

NOT: Beyaz Kalpler ailesine ve “Evlilik Atölyesi”ne katılmak ve sorularınız için aşağıdaki iletişim adreslerinden bize ulaşabilirsiniz...

Yorumlar6

  • Selahaddin 14 yıl önce Şikayet Et
    İşkence.... Bu kadar bozuk düzensiz bir dil görmedim daha önce.Cümleleri çözmek bir mesele...Türkçeyi katletmişsiniz.Sanki kankanızla konuşurken kullandığınız sözlü dili direk yazı diline çevirmişsiniz.Ve boşanma meselesinde en son bahsedilecek şeyi ilk sıraya almışsınız;tanımadan evlenmek.boşanma oranlarının büyük kısmı evlilik öncesi ilişkileri sınırsızca kullanan çiftlerden oluşuyor,asıl toplumun psikolojisini bozan da budur.tanımadan evlenenler çok az olduğu gibi bunların içinde boşananlar da çok daha azdır.insanlara evlenecekleri kişi ile evlenmeden önce,tokalaşma ve çay içme dışında bir ilişki yaşamamalarını tavsiye ederim.
    Cevapla Toplam 1 beğeni
  • Türkan 5 yıl önce Şikayet Et
    Tokalasmayi niçin tavsiye ettiğinizi sormak için geç kalmış olmalıyım.
  • murat korkmaz 14 yıl önce Şikayet Et
    Evlilik yoksa boşanma gibi bir derdiniz de yok .... Boşanmanın en basta gelen sebebi evlilik. Evli degilseniz boşanma gibi bir derdiniz de yok. Sadece boşanma mı, şimdi hemen siralayabilecegim onlarca derdiniz de yok ...
    Cevapla Toplam 1 beğeni
  • emine bilge 14 yıl önce Şikayet Et
    kulluk sorunu=kendimizle iletişim bozukluğu. yazıda anlaşmak tek şartla mümkün dediğiniz şart neredeyse imkansız gibi...her insan farklı bir algı farklı bir dünya iken.önemli olan saygı duymayı bilmek ve farklılıkları renklilik olarak görebilmek.Öncelikle evlilik algısını değiştirebilmek önemli.evlilik = sorumluluk evlilik = kısıtlayıcılık vb olarak algılamaya devam edildiği sürece evlilikler lezzetsiz kalmaya devam edecektir.toplum olarak ta destekliyoruz bu durumu,evlenilecek kadın eğlenilecek kadın kullanımı vb bir sürü şey espri malzemesi olarak bile kullanılırken yönlendiriyor zihinleri.erken boşananların çokluğu kadar yıllarca aynı evi paylaşmış hatta eğitimli entellektüel ailelerin de sonu aynı ve maalesef sebep evlilik bilincinin eksikliği falan da değil, iletişim sorunu da değil,kulluk sorunu,haram helal bilincinin eksikliği,dünya ahiret algısındaki kargaşa...maalesef...diye düşünmekteyim.
    Cevapla Toplam 6 beğeni
  • AHMET CANER SOYTÜRK 14 yıl önce Şikayet Et
    Asıl tehlike.... Ruhu kaybettik. Şirket evliliklerinden farksız artık evlilikler. Sözleşmesiz evlenenler de adet yerini bilsin diye evleniyor zaten. Bilinçli evlenenlerin sayısındaki düşüş tehlikelidir asıl. Gelecekte toplumun temel dinamiği olacak bireyler ancak bu ailelerden çıkar. Toplumun lokomotifidir bunlar. Diğer evlilikler ıvır-zıvır birlikteliklerdir sadece.
    Cevapla Toplam 2 beğeni
  • muslums27 14 yıl önce Şikayet Et
    Eğitim falan İyi güzel de !. İnsanları eğitimle değiştirebilseydik,yıllarca üniversite de eğitim gören öğrenciler dağa çıkmazdı.Bu sebeple,önerdiğiniz 1 aylık evlilik eğitimi sadece kağıt üzerinde kalır.Ayrıca bana göre boşanmaların en büyük sebeplerinden biri,evli kişilerin değil,aile büyüklerinin çıkardığı sorunlardır.Yine de eğitilecekse evlenecek kişilerin anne ve babalarının eğitilmesi lazım.Yeni evlenen çiftleri,iki tarafın ailelerinin baskılarından kurtarmak lazım.Yoksa evlendikten 1 hafta sonra senin annen benim annem diye başlayan geçimsizlik,büyüklerin de anlayışsızlığı ile birleşince,o evlilik sallanmaya başlıyor.
    Cevapla Toplam 7 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat