Baharın gelişine en çok onlar sevindi
- GİRİŞ28.04.2012 09:53
- GÜNCELLEME28.04.2012 09:53
Süphan Dağı’nın havası yerinde.
Her gün tepesinden Van Gölü’ne doğru süzülen uçakların taşıdığı insanlar dışında, daha üstten bakıp da karizmasını çizecek kimse yok çünkü.
Ama doğrusunu söylemeliyim, sırf o süzülüş anlarını yaşamak, karlı dağlarla masmavi gölün bir arada verdiği o muhteşem resmi görmek için bile Van’a gitmeye değer.
6 ay önce iki büyük felaket yaşayan Van’da acaba acılar unutuluyor mu?
Ağır kış şartlarının getirdiği sıkıntılar ne durumda.?
Açta açıkta kalan insanlar var mı?
Yıkılan, ağır hasar gören evlerin yerine yenileri yapılıyor mu?
Verilen sözler tutuluyor mu?
Ankara’dan bir grup gazeteciyi taşıyan uçağımız, Ferit Melen havaalanına inerken kafamız bu sorularla meşguldü.
VAN’DA YENİ BİR ŞEHİR DOĞUYOR
Helikopterle havadan 2 saati aşan uzun bir yolculuk.
Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay ve felaketin en ağır yükünü sırtlanıp başarılı bir afet yönetimi sergileyen Vali Münir Karaloğlu, havada Van için yapılanları anlatıyor.
Helikopterin gürültüsüyle fazla konuşamıyoruz ama gördüklerimiz zaten yeterince fikir veriyor.
Son durum şu:
Çadırlar kaldırılmış, depremzedelerin tamamı, konteynırlara yerleştirilmiş.
Buralarda evi oturulamayacak kadar ağır hasarlı olan 175 bin Vanlı kalıyor.
Bir taraftan Van’ın dört bir tarafında binlerce kalıcı konutun inşaatı hızlı bir şekilde ilerliyor.
Ağustos sonu itibarıyla bu evler hak sahiplerine teslim edilmeye başlanacakmış.
TOKİ, Van depreminin sonrasında da başarılı bir sınav veriyor.
Daha önceden yapılan TOKİ konutları depremde hiç hasar görmemiş.
Öğrendik ki, Van’da kalıp da durumu iyi olan aileler, 1500 lira kira parası ödeyip 75 metrekarelik TOKİ evlerinde yaşamaya başlamışlar.
Ev sahiplerinin bazıları ise, bu yüksek gelirden yararlanmak için evlerini kiraya verip çadırkentlere yerleşmişler.
Bazı bölgelerde ise resmen yeni bir şehir kurulduğunu söyleyebilirim.
Mesela Edremit bölgesinde 12 bin konut yapılıyor.
Bitince en az 50-60 bin kişinin yaşayacağı bir şehir olacak orası.
Toplam 30 bin kalıcı konut inşa edildikten sonra Van nüfusunun yüzde 30 unun buralara taşınacağı hesap ediliyor.
Bu da şehrin hem dokusunu, hem sosyolojisini değiştirecek.
Tabi hepsinden önemlisi, gölün dibindeki yumuşak zemin yerine güvenli yerlere yapılan binalarda yaşayacak insanlar.
Helikopterimiz, Erciş yolunda ilk depremin yıktığı köylerin üzerinden geçiyor.
Oralarda da çelik kullanılarak tek katlı köy evleri inşa edilmiş.
Deprem sonrası asıl ‘yeni hayat’ o köylerde başlayacak anlaşılan.
2 saatlik yolculuktan sonra ‘helikopter yolculuğuna doyup’ iniyoruz aşağıya. Helikopterden iniyoruz ama benim gibi uzun süreli helikopter yolculuğuna alışık olmayanların pervanesi bir süre daha dönmeye devam ediyor.
Sırada basın toplantısı var.
Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, 6 ay sonra felaketin yaralarını sarma konusunda yapılanları anlatıyor.
6 ayda Van’da hayatı normale dönüştürmek için gerçekten çok önemli işler yapılmış.
Depremzedenin hem acılarını hafifletmek hem de normal hayata dönüşünü kolaylaştırmak için her şey yapılmış.
Atalay, işin finansman yönüyle ilgili hiçbir hesap kitap yapılmadığını nereye ne gerekliyse yapıldığını söyledi.
Mesela yukarıda sözünü ettiğim konteynırlardan Van’a 30 bin tane kurulmuş.
Hepsi Sakarya gibi uzak illerden tırlarla taşınmış.
Bir tır bunlardan sadece iki tanesini taşıyabilmiş.
Beşir bey, yapılan işin hacmini anlatmak için şöyle bir örnek verdi.
“Farklı yerlerden 15 bin tır geldi buraya. Bu tırlar 50 metre arayla sıralansalar Van’dan Ankara’ya kadar ulaşırlardı.”
Sonra devam etti.
“6 ay boyunca bütün acıları burada insanlarla birlikte yaşadık. Her şeyde çok sabırlı olduk. Düşünün 10 kişilik bir evde 9 kişi hayatını kaybetmiş, bir kişi kalmış. O acılarla karşılaşıyorsunuz. Hem sabırlı, hem de dayanıklı olmak gerekiyor. Hep, alanda depremzedelerin içinde olduk. Bütün çabamız depremin üzüntülerini zararlarını gidermek için. Her iyi gelişme bizi mutlu ediyor.”
Kasım ayındaki ikinci depremden sonra Van, neredeyse hayalet kente dönüşmüştü.
O zor günlerde on binlerce kişi şehirden ayrılıp bir yerlere sığındı.
Şimdi hızlı bir geri dönüş başlamış.
Şehir merkezinden geçerken etrafa baktım.
Önceki yıllarda gördüğüm Van geri dönmüştü.
Uzun soğuk kış gecelerinin ardından yüzünü gösteren bahar güneşi herkesin içini ısıtıyor belki ama, bu sene en fazla Vanlıları sevindirmiş olmalı.
Tekrar geçmiş olsun.
Allah o musibetleri tekrar yaşatmasın.
Deprem felaketi başka felaketlere benzemiyor çünkü.
Mehmet Acet / Haber 7
acetmehmet@hotmail.com
Yorumlar3