Lütfen toplumun huzurunu bozmayın!
- GİRİŞ21.11.2008 08:52
- GÜNCELLEME21.11.2008 08:52
Hasan Cemal ağzıyla yazı başlığı atmak zorunda kaldımsa bunun sebebi huzura olan düşkünlüğümdür.. Bu toplumun gidişatı beni “huzur bağımlısı” yaptı.. Günde kırktan fazla insan öldü mü huzurum kaçıyor.. Tavla oynarken zarları tutan elim seyiriyor..
Vatandaşın gözünün içine bakıla bakıla edilen laflardan en çok “Bu memleketin huzurunu bozmaya kimsenin hakkı yok arkadaşlar..” kalıbını severim..
Çetelesini tutmadım ama tahminim o ki haftada en az bir kere tekrarlanır..
Televizyondan haberleri izlerken ne zaman bu kalıbın bir versiyonunu dinlesem “Heee valla!” derken kafamı önden arkaya, arkadan öne sallarım..
Tersini yapmayın..
“Heee!” derken kafayı sağdan sola sallamak, karşı tarafın kafasını karıştırıyor..
***
Aslında memleketimiz “huzurlu” bir yerdir lakin istemezler bu huzuru kaçırmak için illa ki bir şeyleri fiştekler..
Kâh birilerine tecavüz ederler, kâh birilerine pompalı tüfekle ateş ederler, kâh yollara mayın döşerler..
Kâh yolda kırıta kırıta yürürken sevgilisine atacağı mesajın metnini düşünen dalgın bir kızın çantasını kaparlar.. Kâh ehliyetsiz trafiğe çıkıp otobüs durağına dalarlar..
Yapacak hiçbir şey bulamayanı da elinde döner bıçağı ile stadyuma girmeye çalışır..
Yine de huzurumuz bozulmaz.. Balkonda mangalımızı her şartta yaparız..
BİR TARTIŞMA
Çok huzurlu bir ülkede yaşadığımızdan canımız ufak tefek meselelere sıkılır..
Temsil, Bursa’daki maçta stada alınmayan Beşiktaşlı taraftarların kişisel haklarının ihlaline sinirleniriz..
Televizyonda tartışılıyordu..
Hıncal ustam önündeki boş kâğıda daire mi elips mi olduğu pek anlaşılmayan bir şekil çizmiş, onu da kocaman bir “V” harfinin içine almıştı..
Haşmet ile Mehmet’e “Bu nedir?” diye sordu..
Mehmet kurnaz olduğundan sustu.. Fuat zaten dinlemiyordu.. Haşmet, iyi açılmamış fındık lahmacunu hamuruna benzeyen yuvarlak şekle boş boş bakarken Hıncal ustam sorusunu kendi cevapladı:
“Mekteb-i Mülkiye’nin amblemi..”
O an içimden “İyi ki grafikerliğe heves etmemiş..” diye geçirdim..
Açıklamanın devamından anladık ki “V” şekli zaten “V” harfi imiş, vatan sözcüğünü temsil ediyormuş.. Harfin sağa uzanan kolu üzerinde bir nokta varmış..
Böylece “V” ile “İ” harfleri grafikte birleşirken, erbabına “Vatan İdaresi” sözcüklerini hatırlatıyormuş..
Özet: Mekteb-i Mülkiye öğrencisi burada vatan idaresi öğrenir.. Hıncal ustam bu okuldan mezundur.. Oturduğu yerden memleketi idare etmesi bundandır..
***
Lafın kuyruğuna “Hıncal ustam memleketi iyi mi yoksa kötü mü idare ediyor?” sorusuyla düğüm atmayacağım..
Söylemeye çalıştığım Hıncal ustamın “Bursa Valisi ne iş yapar?” sorusunun cevapsız kaldığıdır..
Bekledim ki hükümet adamları programa canlı bağlantı yapsın.. “Vali ne iş yapar?” sorusuna “O dediğin kantar, Bursa’da şeftali tartar..” türünden okkalı bir cevap versin..
Nerede o ferasetli hükümet adamları?
Hıncal ustam, maça sokulmayan Beşiktaşlı taraftarların “yurt içindeki serbest dolaşım hakkı..” konusunda dertlendiğiyle kaldı..
SAKINCALI BÖLÜM..
Kendimizi ufak tefek sorunlarla harap etmemizin sebebi bu işte.. Memleket huzur içinde.. Dertlenecek konu bulamadığımızdan bunlara takılıyoruz..
Öyle değil mi Bursa Valisi?
Hıncal ustamın yakın çevresine not:
“Yazının bundan sonrasını ustama okutmayın.. Sinirlenir.. Seksen bir vilayeti kapsayan bir Valiler Kararnamesi çıkarır.. Ondan sonra sekreteri Yasemin listeyi düzelteceğim diye uğraşsın dursun..”
***
Huzuru kaçırmadan söylemek istediğim şu.. Memleketin on aylık suç bilançosu tamam olmuş.. Rakamlar tam bize göre, yürek ferahlatıyor..
Mesela “Kişiye karşı işlenen suçlar” diye bir kalem var, cinayetten trafik telefatına kadar her şeyi içine alıyor..
1 Ocak 2008’den aynı yılın Ekim sonuna kadar kaybımız 3 bin 980 kişi.. Ölmüşler işte.. Bu ayda ortalama dört yüz kişi yapıyor.. Yani günde on üç, on dört vatandaş huzur içinde ölüp gidiyor..
On ayda 195 bin 536 yaralımız var.. Bu da ayda 19 bin 553 kişi ediyor.. Günde 650 yaralı..
Kişiye karşı işlenen suçlar yüzünden 330 bin 500 kişi yakalanmış.. 26 bin 483 zanlı ise firarda..
MAL, MÜLK YALAN
Mala karşı suçlar kaleminde telefatımız az.. On sekiz ölümüz, beş bin küsur yaralımız var.. Doksan beş bin küsur zanlı için dava açılmış..
Kanuna saygısı olmayan 13 bin 410 zanlı ise elân firarda.. Haklarından geline inşallah!
Yankesicilik, kapkaç, hırsızlık, yaralama, gasp gibi fasa fiso suçlardan toplam 86 bin 500 kişi yakalanmış.. Hırsızlık vak’aları bana makûl geldi.. On ayda 37 bin küsur hırsızlık ki her yerde olur.. Nefis işte!
Bir de “Topluma karşı suçlar” kalemi var.. On ayda 54 bin 352 suç işlenmiş.. Altmış bir bin zanlı yakalanmış.. Üç bin zanlı firarda..
Tabii bu tür olaylara hedef olanların canı biraz yanıyor.. Ya bir organlarını ya hayatlarını ya da mallarını kaybediyorlar..
En şanslıları tecavüz kurbanları..
On ayda sadece 613 kişinin ırzına geçildi.. 263 adet de yarım kalmış tecavüz girişimi.. Nereden baksan hevesi kursağında kalmış 263 koç yiğit...
***
Vatandaşın gözünün içine bakıla bakıla edilen laflardan en çok “Bu memleketin huzurunu bozmaya kimsenin hakkı yok arkadaşlar..” kalıbını severim..
Çetelesini tutmadım ama tahminim o ki haftada en az bir kere tekrarlanır..
Televizyondan haberleri izlerken ne zaman bu kalıbın bir versiyonunu dinlesem “Heee valla!” derken kafamı önden arkaya, arkadan öne sallarım..
Tersini yapmayın..
“Heee!” derken kafayı sağdan sola sallamak, karşı tarafın kafasını karıştırıyor..
Aslında memleketimiz “huzurlu” bir yerdir lakin istemezler bu huzuru kaçırmak için illa ki bir şeyleri fiştekler..
Kâh birilerine tecavüz ederler, kâh birilerine pompalı tüfekle ateş ederler, kâh yollara mayın döşerler..
Kâh yolda kırıta kırıta yürürken sevgilisine atacağı mesajın metnini düşünen dalgın bir kızın çantasını kaparlar.. Kâh ehliyetsiz trafiğe çıkıp otobüs durağına dalarlar..
Yapacak hiçbir şey bulamayanı da elinde döner bıçağı ile stadyuma girmeye çalışır..
Yine de huzurumuz bozulmaz.. Balkonda mangalımızı her şartta yaparız..
BİR TARTIŞMA
Çok huzurlu bir ülkede yaşadığımızdan canımız ufak tefek meselelere sıkılır..
Temsil, Bursa’daki maçta stada alınmayan Beşiktaşlı taraftarların kişisel haklarının ihlaline sinirleniriz..
Televizyonda tartışılıyordu..
Hıncal ustam önündeki boş kâğıda daire mi elips mi olduğu pek anlaşılmayan bir şekil çizmiş, onu da kocaman bir “V” harfinin içine almıştı..
Haşmet ile Mehmet’e “Bu nedir?” diye sordu..
Mehmet kurnaz olduğundan sustu.. Fuat zaten dinlemiyordu.. Haşmet, iyi açılmamış fındık lahmacunu hamuruna benzeyen yuvarlak şekle boş boş bakarken Hıncal ustam sorusunu kendi cevapladı:
“Mekteb-i Mülkiye’nin amblemi..”
O an içimden “İyi ki grafikerliğe heves etmemiş..” diye geçirdim..
Açıklamanın devamından anladık ki “V” şekli zaten “V” harfi imiş, vatan sözcüğünü temsil ediyormuş.. Harfin sağa uzanan kolu üzerinde bir nokta varmış..
Böylece “V” ile “İ” harfleri grafikte birleşirken, erbabına “Vatan İdaresi” sözcüklerini hatırlatıyormuş..
Özet: Mekteb-i Mülkiye öğrencisi burada vatan idaresi öğrenir.. Hıncal ustam bu okuldan mezundur.. Oturduğu yerden memleketi idare etmesi bundandır..
Lafın kuyruğuna “Hıncal ustam memleketi iyi mi yoksa kötü mü idare ediyor?” sorusuyla düğüm atmayacağım..
Söylemeye çalıştığım Hıncal ustamın “Bursa Valisi ne iş yapar?” sorusunun cevapsız kaldığıdır..
Bekledim ki hükümet adamları programa canlı bağlantı yapsın.. “Vali ne iş yapar?” sorusuna “O dediğin kantar, Bursa’da şeftali tartar..” türünden okkalı bir cevap versin..
Nerede o ferasetli hükümet adamları?
Hıncal ustam, maça sokulmayan Beşiktaşlı taraftarların “yurt içindeki serbest dolaşım hakkı..” konusunda dertlendiğiyle kaldı..
SAKINCALI BÖLÜM..
Kendimizi ufak tefek sorunlarla harap etmemizin sebebi bu işte.. Memleket huzur içinde.. Dertlenecek konu bulamadığımızdan bunlara takılıyoruz..
Öyle değil mi Bursa Valisi?
Hıncal ustamın yakın çevresine not:
“Yazının bundan sonrasını ustama okutmayın.. Sinirlenir.. Seksen bir vilayeti kapsayan bir Valiler Kararnamesi çıkarır.. Ondan sonra sekreteri Yasemin listeyi düzelteceğim diye uğraşsın dursun..”
Huzuru kaçırmadan söylemek istediğim şu.. Memleketin on aylık suç bilançosu tamam olmuş.. Rakamlar tam bize göre, yürek ferahlatıyor..
Mesela “Kişiye karşı işlenen suçlar” diye bir kalem var, cinayetten trafik telefatına kadar her şeyi içine alıyor..
1 Ocak 2008’den aynı yılın Ekim sonuna kadar kaybımız 3 bin 980 kişi.. Ölmüşler işte.. Bu ayda ortalama dört yüz kişi yapıyor.. Yani günde on üç, on dört vatandaş huzur içinde ölüp gidiyor..
On ayda 195 bin 536 yaralımız var.. Bu da ayda 19 bin 553 kişi ediyor.. Günde 650 yaralı..
Kişiye karşı işlenen suçlar yüzünden 330 bin 500 kişi yakalanmış.. 26 bin 483 zanlı ise firarda..
MAL, MÜLK YALAN
Mala karşı suçlar kaleminde telefatımız az.. On sekiz ölümüz, beş bin küsur yaralımız var.. Doksan beş bin küsur zanlı için dava açılmış..
Kanuna saygısı olmayan 13 bin 410 zanlı ise elân firarda.. Haklarından geline inşallah!
Yankesicilik, kapkaç, hırsızlık, yaralama, gasp gibi fasa fiso suçlardan toplam 86 bin 500 kişi yakalanmış.. Hırsızlık vak’aları bana makûl geldi.. On ayda 37 bin küsur hırsızlık ki her yerde olur.. Nefis işte!
Bir de “Topluma karşı suçlar” kalemi var.. On ayda 54 bin 352 suç işlenmiş.. Altmış bir bin zanlı yakalanmış.. Üç bin zanlı firarda..
Tabii bu tür olaylara hedef olanların canı biraz yanıyor.. Ya bir organlarını ya hayatlarını ya da mallarını kaybediyorlar..
En şanslıları tecavüz kurbanları..
On ayda sadece 613 kişinin ırzına geçildi.. 263 adet de yarım kalmış tecavüz girişimi.. Nereden baksan hevesi kursağında kalmış 263 koç yiğit...
Uzun lafın kısası.. On ayda cinayetten trafiğe, yankesicilikten gaspa, hırsızlıktan tecavüze kadar toplam 594 bin 423 kişi hakkında işlem yapılmış..
42 bin 592 yurttaşımız ise firari geziyor..
Yaklaşık altı yüz, firardakilerle birlikte altı yüz elli bin insan..
Bunları yan yana getir NATO’nun Türkiye ve Amerika’dan sonraki en güçlü ordusunu kurarsın..
Böyle bir ordu sadece memleketin değil, bölgenin de huzurunu korur..
Bunları bilelim, bu memleketin tadını kaçırmayalım..
Lütfen biraz huzur! (Bu son cümle Hasan Cemal’den emanet alınmıştır..)
Selahattin Duman - Vatan
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol