Temiz topluma şahsen karşıyım!
- GİRİŞ27.01.2009 08:45
- GÜNCELLEME27.01.2009 08:45
Bir kere “Temiz Toplum” tarifi bana deterjan reklamı gibi geliyor.. Deterjan da geri dönüşümlü bir şey olmadığından doğada kirlilik yaratıyor.. Ayrıca bu lafın peşinden gitmek bana lobicilik gibi geliyor.. Ben lobici değilim, gerekçem de aşağıdadır..
“Beyazın da beyazı var.. Adı deterjan beyazı?” kıvamında bir toplum yaratmaya ne gerek var, anlamadım gitti..
Hepimiz bembeyaz olacağız da ne olacak? Zengin kısmının Bodrum mekânlarında verdiği “Yaza Veda” partilerine mi davet edileceğiz?
Bütün renkler aynı anda kirlendiğinde birinciliği beyaza vermiyorlar mı?
Bu zihniyet şahsen beni fena halde rencide ediyor.. Motivasyonumu azaltıyor.. Geleceğe dair umutlarımı törpülüyor..
***
Özü güzel, sözü güzel memleket büyüklerinin açıklamasına göre “Kaçak elektrik kullanımı” yüzde on sekiz..
Kaçağın da kaçağı vardır..
Deyin ki yüzde yirmi beş.. Kelle hesabıyla dört kişiden biri elektrik hırsızı..
Bereket versin, büyüklerimiz zamanında uyandı şu “vergi iadesi” meselesini halletti.. Eskiden fiş, fatura topluyorduk..
İhtiyaç fazlası kâğıt becayişe giriyor, yani el değiştiriyordu..
Maliye de bunu “doğru” kabul edip paraları ödüyordu..
ORTAK ÖZELLİK..
Güzel günlerdi onlar.. Malı satan fiş kesmeyince ceza yiyordu ama fişi “sahtecilik” için kullananlar parayla ödüllendiriliyordu..
Ben de fişlerimi dul ve Bağ-Kur emeklisi Behiye Abla’ya veriyordum..
Birileri, özel hayatları topladıkları fişlere göre takibe alsa sonuç beyinleri durdurur..
Behiye Abla’m, öğlen saatlerinde Pehlivan Market’ten Filiz makarnası ile Tamek salçası satın alıyor..
Akşam yemeğini aradan çıkardıktan sonra evden çıkıyor.. Swissôtel’in barında arka arkaya üç viski içiyordu..
Behiye Abla’m içki neyim içmez ama tebliğ ettiği fişlere göre böyle bir bohem yaşam sürdürüyormuş gözüküyor..
Bu “Vergi İadesi” uygulamasının şöyle bir faydası oldu.. Ahali olarak bünyede saklı tuttuğumuz “potansiyel dolandırıcılık” yeteneğimizi açığa çıkardı..
YÖK’ün profesöründen, askeriyenin paşasına, Diyanet’in imamından karakolundaki zaptiyesine kadar.. Fiş işine bulaşmamış adamı ilânla arasan zor bulurdun..
Kimse tersini iddia edip bana masal anlatmasın.. Benim tahminim devrin maliyeye bakan hükümet adamları da fiş toplamıştır..
***
Birbirini tanımayan, ayrı dünyalarda yaşayan iki insanın ortak yönü ne olabilir?
İlk aklıma gelen edep yerlerinin güneş görmemiş olmasıdır..
Birbirinden ayrı âlemlerde gezinen milyonlarca insanın birinciye gelen ortak noktası bu fiş meselesiydi..
İkinci ortak noktaları da “temiz toplum” istemeleriydi..
Hem başkasının fişinden Maliye’yi tırtıklayıp hem de kaçak elektrik kullananlar ise bunların en zaptedilmez olanlarıydı..
İki arada bir derede toplanıp tencere kapağını birbirine vuranlar bu kesimin radikalleridir..
ANA KUZULARI..
Önümde gazeteden kesilmiş bir fotoğraf var..
Yedi sekiz Belçikalı emeklinin fotoğrafları bunlar..
Oralarda bizdeki gibi adamı kırk yaşında emekli eden sistemler yok.. “Emekli” dedim mi son kullanma tarihi geçeli en az on yıl olmuş insanları aklınıza getireceksiniz..
Fotoğrafa bakıyorum, en körpeleri yetmiş yaşında gibi duruyor.. Ellerinde birer dilekçe tutuyorlar..
Niye mi? Bizim temiz toplum yanlılarından bir grup yan yana gelmiş, teşkilat olmuşlar..
“Antalya’da arkası orman önü deniz daireler yapıyoruz..” diyerek adamların kelle başına elli bir Euro’sunu çarpmışlar..
Dört yüz çarpı elli bin.. Eşittir yirmi milyon Euro..
Doğal olarak habere tepki gösterdim tabii.. Eğer aşırı temiz toplum yanlısı zihniyette biri olsaydım belki “Tüh! Niye benim aklıma gelmedi..” diye söylenirdim..
Ne yazık ki bende öyle bir gen yok.. Gelecek umutlarımızı Sayısal Loto’ya endekslemişiz, çift haneli rakamlar arasında gidip geliyoruz..
***
O konuda da biri kanıma girdi..
“Eskiden sayısal bu kadar çok devretmezdi.. Bak şimdi ikramiye büyüdükçe devirler artıyor..” dedi..
Gerçi itiraz edip teşkilatıma sahip çıktım ancak içime de bir kurt düşmedi değil..
Herkesin temiz toplum isteyip tersten çaktığı bir ortamda bizim teşkilatı niye şeytan dürtmüş olmasın?
Kuşkularımda haklıysım çok kırıcı..
ARAF MEYDANI
Bizim ahalinin kısm-ı umumisi “temiz toplum meraklısı” olduğundan bu Belçikalı ana kuzuları için hiç umut yok..
Çünkü sistem de “temiz toplum hevesine” göre örgütlenmiş..
Adalet sistemimiz “Aman bir yanlışlık yapmış olmayak..” fikrinden gittiği için gayet ağır ve temkinli işliyor..
Özellikle böyle akçalı işlerin davasını yirmi, otuz seneden evvel bitirmiyor..
Bu ihtiyatlı gidişatın sonucu olarak da dava sonuçlansa bile “yargıtay aşaması” öbür dünyaya sarkıyor..
Yarın, öbür gün bu emr-i hak bana da vaki olacak.. İsrafil meleği surunu üfleyecek.. Hepimiz yattığımız yerden dikilip Araf Meydanı’nda toplanacağız..
Bakın buraya yazıyorum..
İnanmayan benim yazıyı kesip, kefenin cebine koysun.. Orada haksız çıkarsam yüzüme tükürsün..
Adım gibi biliyorum..
Orada sadece bizim memlekete mahsus bir hukuk masası kurulacak..
Ve davası rûz-i âleme sarkanların son hesabı orada görüldükten sonra kim cennetlik kim cehennemlik belli olacak..
***
“Beyazın da beyazı var.. Adı deterjan beyazı?” kıvamında bir toplum yaratmaya ne gerek var, anlamadım gitti..
Hepimiz bembeyaz olacağız da ne olacak? Zengin kısmının Bodrum mekânlarında verdiği “Yaza Veda” partilerine mi davet edileceğiz?
Bütün renkler aynı anda kirlendiğinde birinciliği beyaza vermiyorlar mı?
Bu zihniyet şahsen beni fena halde rencide ediyor.. Motivasyonumu azaltıyor.. Geleceğe dair umutlarımı törpülüyor..
Özü güzel, sözü güzel memleket büyüklerinin açıklamasına göre “Kaçak elektrik kullanımı” yüzde on sekiz..
Kaçağın da kaçağı vardır..
Deyin ki yüzde yirmi beş.. Kelle hesabıyla dört kişiden biri elektrik hırsızı..
Bereket versin, büyüklerimiz zamanında uyandı şu “vergi iadesi” meselesini halletti.. Eskiden fiş, fatura topluyorduk..
İhtiyaç fazlası kâğıt becayişe giriyor, yani el değiştiriyordu..
Maliye de bunu “doğru” kabul edip paraları ödüyordu..
ORTAK ÖZELLİK..
Güzel günlerdi onlar.. Malı satan fiş kesmeyince ceza yiyordu ama fişi “sahtecilik” için kullananlar parayla ödüllendiriliyordu..
Ben de fişlerimi dul ve Bağ-Kur emeklisi Behiye Abla’ya veriyordum..
Birileri, özel hayatları topladıkları fişlere göre takibe alsa sonuç beyinleri durdurur..
Behiye Abla’m, öğlen saatlerinde Pehlivan Market’ten Filiz makarnası ile Tamek salçası satın alıyor..
Akşam yemeğini aradan çıkardıktan sonra evden çıkıyor.. Swissôtel’in barında arka arkaya üç viski içiyordu..
Behiye Abla’m içki neyim içmez ama tebliğ ettiği fişlere göre böyle bir bohem yaşam sürdürüyormuş gözüküyor..
Bu “Vergi İadesi” uygulamasının şöyle bir faydası oldu.. Ahali olarak bünyede saklı tuttuğumuz “potansiyel dolandırıcılık” yeteneğimizi açığa çıkardı..
YÖK’ün profesöründen, askeriyenin paşasına, Diyanet’in imamından karakolundaki zaptiyesine kadar.. Fiş işine bulaşmamış adamı ilânla arasan zor bulurdun..
Kimse tersini iddia edip bana masal anlatmasın.. Benim tahminim devrin maliyeye bakan hükümet adamları da fiş toplamıştır..
Birbirini tanımayan, ayrı dünyalarda yaşayan iki insanın ortak yönü ne olabilir?
İlk aklıma gelen edep yerlerinin güneş görmemiş olmasıdır..
Birbirinden ayrı âlemlerde gezinen milyonlarca insanın birinciye gelen ortak noktası bu fiş meselesiydi..
İkinci ortak noktaları da “temiz toplum” istemeleriydi..
Hem başkasının fişinden Maliye’yi tırtıklayıp hem de kaçak elektrik kullananlar ise bunların en zaptedilmez olanlarıydı..
İki arada bir derede toplanıp tencere kapağını birbirine vuranlar bu kesimin radikalleridir..
ANA KUZULARI..
Önümde gazeteden kesilmiş bir fotoğraf var..
Yedi sekiz Belçikalı emeklinin fotoğrafları bunlar..
Oralarda bizdeki gibi adamı kırk yaşında emekli eden sistemler yok.. “Emekli” dedim mi son kullanma tarihi geçeli en az on yıl olmuş insanları aklınıza getireceksiniz..
Fotoğrafa bakıyorum, en körpeleri yetmiş yaşında gibi duruyor.. Ellerinde birer dilekçe tutuyorlar..
Niye mi? Bizim temiz toplum yanlılarından bir grup yan yana gelmiş, teşkilat olmuşlar..
“Antalya’da arkası orman önü deniz daireler yapıyoruz..” diyerek adamların kelle başına elli bir Euro’sunu çarpmışlar..
Dört yüz çarpı elli bin.. Eşittir yirmi milyon Euro..
Doğal olarak habere tepki gösterdim tabii.. Eğer aşırı temiz toplum yanlısı zihniyette biri olsaydım belki “Tüh! Niye benim aklıma gelmedi..” diye söylenirdim..
Ne yazık ki bende öyle bir gen yok.. Gelecek umutlarımızı Sayısal Loto’ya endekslemişiz, çift haneli rakamlar arasında gidip geliyoruz..
O konuda da biri kanıma girdi..
“Eskiden sayısal bu kadar çok devretmezdi.. Bak şimdi ikramiye büyüdükçe devirler artıyor..” dedi..
Gerçi itiraz edip teşkilatıma sahip çıktım ancak içime de bir kurt düşmedi değil..
Herkesin temiz toplum isteyip tersten çaktığı bir ortamda bizim teşkilatı niye şeytan dürtmüş olmasın?
Kuşkularımda haklıysım çok kırıcı..
ARAF MEYDANI
Bizim ahalinin kısm-ı umumisi “temiz toplum meraklısı” olduğundan bu Belçikalı ana kuzuları için hiç umut yok..
Çünkü sistem de “temiz toplum hevesine” göre örgütlenmiş..
Adalet sistemimiz “Aman bir yanlışlık yapmış olmayak..” fikrinden gittiği için gayet ağır ve temkinli işliyor..
Özellikle böyle akçalı işlerin davasını yirmi, otuz seneden evvel bitirmiyor..
Bu ihtiyatlı gidişatın sonucu olarak da dava sonuçlansa bile “yargıtay aşaması” öbür dünyaya sarkıyor..
Yarın, öbür gün bu emr-i hak bana da vaki olacak.. İsrafil meleği surunu üfleyecek.. Hepimiz yattığımız yerden dikilip Araf Meydanı’nda toplanacağız..
Bakın buraya yazıyorum..
İnanmayan benim yazıyı kesip, kefenin cebine koysun.. Orada haksız çıkarsam yüzüme tükürsün..
Adım gibi biliyorum..
Orada sadece bizim memlekete mahsus bir hukuk masası kurulacak..
Ve davası rûz-i âleme sarkanların son hesabı orada görüldükten sonra kim cennetlik kim cehennemlik belli olacak..
Dışişlerinden birileri bunu iş edinip Belçikalı emeklilere anlatmalı.. “Merak etmeyin davanız bu dünyada değilse bile öte dünyada eninde sonunda bitecek..” demeli..
Demeli ki adamların içi rahat etsin..
Bizim temiz toplum meraklılarının çoğunluğu oluşturduğu bu memleketin masumiyetinden kıl kadar şüpheleri kalmasın..
Olaya bir de iyi tarafından bakmak lazım..
Cennet’i bilmem ama Cehennem’de çok kuvvetli bir “Temiz Toplum Lobimiz” olacak..
Selahattin Duman - Vatan
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol