Kadının, kadına şiddet ile kafa bulduğu hayat!
- GİRİŞ15.10.2011 09:38
- GÜNCELLEME15.10.2011 09:38
“Kadına şiddet..” kadim zamandan beri var ama keşfedilmesi yenidir.. O da erkeğin gayretiyle.. Yiğitlerimiz bu kadar kıyıcı olmasaydı; bıçağa, tabancaya, pompalı tüfeğe heves etmeyip dayakla yetinseydi, işler bu kadar dillenmezdi..
Bugünlerde “Kadına şiddet!” lafları dillerden düşmüyor ama bence tarif yetersizdir..
Yiğit kısmının bu gidişatına “Kadın katliamı..” genel başlığı daha çok uyar..
Bir işe doğru dürüst tarif bile bulamıyorsan çözümünü nasıl bulacaksın? (Burada topluca susuyoruz, efekt yok!)
Dünyanın en aklı başında sosyologlarını memlekete topla.. Onlara bizim bir meselemiz var, elinize düştük, çaresini siz bulun de..
Sonra da derdimiz kadına şiddettir, deyip tarifi ver..
Hepsinin aklına evde kocasından dayak yiyen kadınlar gelir önce.. Belki biraz da beraberliklerdeki zorbalıklar..
Her gün bir veya birkaç kadının hunharca öldürüldüğü akıllarına bile gelmez..
Demek ki önce doğru tarif.. Sorunumuz “Kadına şiddet” değil “Kadın katliamı..”
***
“Ya benim olacaksın ya kara toprağın..” kültürünü hafife aldık..
Devamlı acıyı, sefaleti, kahrı, ölümü diline dolayan arabesk kültürünü hafife aldığımız gibi..
“Ya benim olacaksın ya kara toprağın..” dayatması, arabesk şarkı sözü olarak önümüze geldiğinde bile dayatmadık.. Romantik bulanlar bile olmuştur..
Bu akılları televizyon dizileri tamamladı..
Hayal gücü sıfır senaristler yüzünden midir nedir? Her on diziden dokuzunun içinde mutlaka bir mafyatik örgü vardı..
Öldürmenin, öldürenin yanına kâr kaldığının altını çizen ve şiddeti kutsayan diziler sayesinde içimizdeki “vahşetin çağrısı” yeniden filiz verdi..
Öldürmek kanıksanan hatta heves edilen bir eylem oldu..
HELE BİR ÖL DE!
Adli sistemimiz ise bu kanlı gidişatın “yardım ve yatakçısı” rolündedir..
Herkesin gözünün önünde işlenen, katilin hiçbir inkâr yoluna bile sapamayacağı aleni bir cinayetin davasını yıllarca bitiremeyen harika sistemimiz..
Zengin çocuğu Münevver kızı kafasını keserek öldürdü.. Oğlanı topu topu on iki sene daha yatıracaklar..
Üç senedir milletin gözünü diktiği bir davada hâlâ gelişme yok..
Kadın gözü dönmüş eski koca tarafından tehdit ediliyor..
Adli sisteme başvurup yardım istiyor.. “Beni koruyun öldürecek yoksa..” diyor..
Kötü yasaların, berbat mevzuatların eline kalan sistemimiz tepkisiz.. “Sana açıkça saldırmazsa yapacak bir şeyimiz..” yok diyor..
Tercümesi şudur: “Hele bir cinayetini işlesin de iddianda haklı mısın değil misin anlarız..”
Kadın iki vakte kadar gazetelere haber oluyor, adından bu kez “maktul” olarak söz edilmecesine.. Yani katledilen..
Sayfalarda manşet..
***
Dün televizyonlarda “On yıllık tutukluluk hâlinin” savunmasını yapan, bu bir mecburiyettir diyen hükümet adamını dinledi herkes..
Onun eline vaktiyle eğitim sistemini de vermişlerdi.. Eğitim sistemi zaten çorbaydı.. Onu son bir gayretle “Arap Aşı..” kıvamına getirip başka makama hopladı..
Hukuk denen ilmin en çetrefilli konusunda akıl verirken; sıradan, basitin basiti örnekler verip mantık oyunları yapıyordu..
ORTAK AKIL MI?
Ne demişti düşünür?
“Mantık oyunları ile bir tartışma kazanırsın ama gerçek değişmez..”
Hükümet adamının ağzından bu bilim dışı, insan haklarına aykırı önermeleri dinlerken bir kez daha anladık ki “Adli Sistemi” iyileştirme yönünde en küçük bir gayretleri göremeyeceğiz..
O kadar memnunlar sistemden..
At adamı içeri on sene unut.. Eğer toplum unutmazsa, bir başka evrensel hukuk ilkesine sarıl..
“Hüküm verilmeden kişi için suçlu da diyemeyiz suçsuz da..” deyip topu sistemin en ağır çalışan organına at..
İşlemeyen sistem bu sayede “yıldırma, sindirme” aracı olsun..
Sonra onu, bunu “gel anayasa yapalım..” diye çağır.. Veya gel “kadın katliamına” çare bulalım tiyatrosunu oyna..
Tezim hep aynıdır..
Birileri bu ülkeyi farklı bir yer haline getirmedikçe de kolay kolay değişmez..
Bu ahali “düşünme refleksini..” kaybetmiştir.. Bu ahalide “kolektif düşünme refleksi..” bu sebepten yoktur.. Ortak akıl çıkmaz.. Çıksa çıksa “ortak zırva..” çıkar..
Anadan, babadan, atadan devremülk “Kocam gitti evim şaştı.. Kocam geldi evim taştı..” kültürüne yapıştırılan kızlarımızın da direnci yok..
Ne zaman ki koca elini kana bulama kıvamına geliyor, o zaman ayılıyorlar.. Geçmiş ola!
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol