Petrol efsanelerine TPAO'dan cevaplar
Türkiye'nin bütün komşularında petrol çıkıyor da bizde neden çıkmıyor?
Türkiye'nin özellikle Güneydoğu komşuları (iran, Irak ve Suriye) petrol zengini iken, Türkiye'nin petrol fakiri olması tesadüf değildir. Bunun altında 1. Dünya savaşının asıl çıkış sebebi olan petrol ve petrol üreten ülkelerin kontrolü yatmaktadır. Türkiye'nin Güneydoğu sınırının çizilmesinde ingiliz jeologların etkisi yadsınamaz. Petrolün kontrolü için kurulacak olan ingiliz güdümlü Irak Devleti'nin bayrağı, o günlerde Irak'ta İngiltere adına çalışan İngiliz bayan jeoloğun babasına yazdığı mektupta çizilerek gösterilmiştir.
Gelelim işin jeoloji kısmına: İTÜ'de Türkiye Jeolojisi dersini alırken, Hocamız Prof. Dr. Yücel Yılmaz bu soruya şöyle bir cevap vermişti: "Aslında Türkiye'nin Güneydoğusu ile Irak ve Arabistan yarımadası aynı kıta. Bunu şöyle örnekleyebiliriz: Boydan boya halı kaplanmış bir oda düşünelim. Odanın kapısını açtığımızda ne olur? Halının kapıya yakın olan kısmı kapının açılması ile büzülür ve kıvrılır. İşte halının bu kıvrılmış kısmı Türkiye'nin Güneydoğusu'nu oluştururken, kapıdan uzak kısım ise kıvrılmamış olarak duran Arap yarımadasını oluşturur. Dolayısı ile halının düz kısmında petrol aramak ve üretmek, kıvrılmış kısma göre çok daha kolay olacaktır."
Gerçekten de tektonik (yer hareketleri) olarak kıvrılmış ve kırılmış olan Güneydoğu Anadolu'da rezervuarlar parçalanmış; zamanında petrol içeren yapıların daha genç yer hareketleri ile parçalanarak, korunaksız hale gelen yapı odaları içerisindeki petrol kaçmıştır. Sonuç olarak petrol içeren yapılar parçalanarak hacimsel olarak daha küçük hale gelmiştir. Bu küçük yapılar aramacılığı daha riskli hale getirmektedir.
Irak'ta 1500-2000m derinlikteki Miyosen yaşlı karbonat kayalarından petrol ve gaz üretimi yapılmaktadır. Türkiye'de ise Miyosen yaşlı kayalar yüzeydedir. Irak ve Arap yarımadasında daha az deforme olmuş Kretase ve Paleozoik yaşlı rezervuarlarından ciddi üretim yapılırken, Türkiye'de ise bu rezervuarlar hem çok deforme olmuş hem de çok derine gitmiştir. Bu durum aramacılığı daha riskli hale getirmiştir. Dolayısı ile bu rezervuarlar Türkiye'de hem hacim olarak küçük miktarda petrol içermekte, hem de üretim maliyeti yüksek olmaktadır.