Meşhurların şaşırtan korkuları! / GALERİ
Boğaziçi'ne ait kitaplarıyla tanınan edebiyatçı Abdülhak Şinasi Hisar'da müthiş bir mikrop fobisi varmış. Elle tutulan her şeyde mikrop olduğuna inanan Hisar, suni meyve hapları yutarmış.
Taha Toros, "O Güzel insanlar" adlı kitabında Hisar'ın mikrop fobisiyle ilgili olarak ilginç anekdotlar anlatır. Toros, bir sohbet sırasında Hisar'ın meyvelerde mikrop olduğu görüşüne karşı çıkar. Olayın devamı şöyledir: "Hisar, 'Sizlere göre öyledir' karşılığını verdi, arkasından da salonu mikroplar istila etmişçesine çekmecesinden bir kolonya şişesi çıkardı. Dolgun pembemsi yanaklarına çok yakışan tebessümlerle hepimizin eline bol bol kolonya döktü." Ünlü edebiyatçı manavdaki meyve raflarına da bakamazmış. Bir kere de, bindiği taksiyi ansızın durdurarak dışarı fırlamış, "Bu takside elma kokusu var" diyerek şoföre çıkışmış. Hisar, pek az kişinin elini sıkarmış, tokalaştıktan sonra da karşısındakine hissettirmeden cebinde taşıdığı küçük kolonya şişesi ile elini silermiş. Öyle ki, mikrop korkusu adeta ölüm korkusu ile eşit gibiymiş.
Bir gün Süleyman Nazif ve Şinasi Hisar bir araya gelirler. Süleyman Nazif'in garsona, "ikimize de çay getiriniz. Çay bardaklarını güzelce, iki defa yıkayınız. Beyefendinin çayına konulacak suyu da ayrıca yıkayınız" dediği darb-ı mesel olarak anlatılırmış. Çok yoğun derecede mikrop korkusu olan bir başka ünlü edebiyatçı da Hüseyin Rahmi Gürpınar'dır.