Bir bir idam ediliyorlar
Başına Şapka Değil, Boynuna İp İstedi
Müslüman liderlere yönelik idam ve baskı girişimleri sadece diğer islam coğrafyalarında değil, ülkemizde de yaşandı. Türkiye’nin Osmanlı sonrası ilk yıllarında Batı yanlısı politikaları ve din ve ırklara karşı tavrı, büyük acılar ve hüzünleride beraberinde getirmişti. Ankara’daki Ulucanlar Caddesi bile bunun en bariz örneğini teşkil ediyor. İskilipli Atıf Hoca da şehadet mertebesine ulaşan bir başka önder. Şapka Kanunu’ndan 2 yıl öncesinde yazdığı bir risale yüzünden İstiklal Mahkemesi’nde yargılanarak Hakim Kılıç Ali tarafından idama mahkum edilen İskilipli Atıf da örnek duruşu ve vakur tavrı ile de bu günlere ışık saçtı. Başına Batı’yı temsil eden şapkayı koymayacağını söyleyen Atıf Hoca, başına koymadığı o şapka yüzünden boynuna dar ağacının ipi sarıldı. 4 Şubat 1936 günü Ankara’da idam kararı infaz edilen İskilipli Atıf Hoca’nın naşından da korkan dönemin rejimi, bilinmeyen bir yere gömdü.