Başbakan Davutoğlu'nun bir günü
"BENDE DAİŞ'İ DESTEKLEYECEK YÜZ VAR MI?"
O gençler hiç kimsenin komplosuyla ortaya çıkmadı. Onlar kendi dinamikleriyle ortaya çıktılar. Arap dünyasına egemen olan yaşlı diktatörlerin yerine, gençlere şans verilseydi şimdi çok farklı olurdu. Arkadaşlar şimdi bana bakın, yüzüme. Ben de hiç DAİŞ’i destekleyecek yüz var mı? Sizin anladığınızı onlar anlamıyorlar. Konstantiniye diye bir dergi çıkartıyorlarmış, “En büyük düşmanlarımız Erdoğan ve Davutoğlu” diyorlarmış. Bizim temsil ettiğimiz İslam, DAİŞ’in tam karşıtı ve o İslam DAİŞ’i yok edecek.
PKK’ya operasyonlar başlamadan önce, DAİŞ’e başlattık. O gece dahi çok sayıda DAİŞ militanı gözaltına alındı. Daha gece uykumun bölünmediği hiçbir gün yaşamadım. Türkiye çok büyük bir ülke. Her yerde bir olay olur. İçişleri bakanları aradıklarında, insanın zihnine bir şüphe düşer. Bugün DAİŞ hücresine yapılan operasyonda, tuzaklanarak yerleştirilen bombalarla iki şehit verdik, çok sayıda militan etkisiz hale getirildi. DAİŞ zihniyetine karşı bizim, fiili emniyet tedbirlerimiz dışında, zihniyet ve o zihniyete karşı ideolojik bir mücadele de vermemiz gerekiyor.
SORU: Hem öğrenci hem çalışanım. Taşerondayım. Devletin yapması gereken ve yapmaması gerekenler diye bir ayırım oldu. Bu ayırım nasıldır?
- Taşeron meselesini çözeceğiz. Ama sen bir iki arkadaş daha bul, okul bittiğinde başvur, bilgisayar alanında bir iş başlat. Hemen sana 50 bin lira verelim. Taşeron işçilerimize saygımız sonsuz ama biz sizi girişimci olarak görmek istiyoruz. Bir iş yeri kur.
SORU: AK Parti kurulduğu günden beri halkla yürüyor. 1982 Anayasasıyla hareket ediyoruz, neden yeni bir anayasa yapılmıyor?
82 Anayasası oylamaya sunuluyor. Hiç unutmuyorum. Bazı arkadaşlar sandığa gitmedi. Ben bilerek sandığa gittim. Şeffaf bir zarf vardı. Hayır’ı koyduğunuzda hemen görünüyor. O anayasa ile Türkiye’nin idare ediliyor olmasından utanç duyuyorum.