Türkiye 'Tonton'u 17 yıldır özlüyor! GALERİ
09.11.2008
01:37
1985 yılı ANAPın kongre zamanıydı ve 13 Nisanda yapılan bu ilk büyük kongrede Turgut Özal tekrar genel başkanlığa seçildi. Bu kongre çok sert geçmişti. Turgut Özalın yanında etkin olmak isteyen isimler çatışıyordu. Milliyetçi kanatta Mustafa Taşar, muhafazakár tarafta Mehmet Keçeciler ve liberal safta ise Mesut Yılmaz öne çıkan isimlerdi. Turgut Özal partisinde ise ilk ters düşmeyi Bedrettin Dalan ile 1986da yaşayacaktı. 1986 yılı Ocak ayında baypas ameliyatı geçiren Turgut Özal Houstonda hastanede yatarken Yunanistanla Türkiye arasında petrol arama ruhsatı yüzünden bir kriz ortaya çıktı ve hasta yatağında bu konuyla ilgilendi. Devam eden süreçte, Turgut Özala siyasi yasakların kaldırılması gerektiği konusunda dayatılıyordu. Sorun, yasakları Meclisin mi kaldırması gerektiği yoksa 12 Eylül dönemindeki referandumda bunları yasaklayan halkın onayına tekrar mı başvurulmasıydı. Turgut Özal yasaklar konusunu referanduma götürürse siyasi rakiplerini daha kolay alt edebileceğini düşünüyordu. Ama umduğu olmadı ve az bir oy farkıyla yasaklar kaldırıldı. Bu referandumdan sonra ANAPın çöküşü de başlamıştı. 1983 yılında alınan yüzde 46lık oy oranı 35e düşmüştü. 1989 yılındaki yerel seçimlerde ise yüzde 21.75e inmişti. Daha sonraları Özalın prensleri olarak anılacak gençler bu dönemde ortaya çıktı. Amerikadaki Türk öğrencilerle temasa geçildi. Amaç kamu yönetimine yeni kişiler kazandırarak Türkiyenin dışarıya kaybettiği insan sermayesini geri kazanmaktı. Bu gençler tecrübeleri olmamasına rağmen kamu kuruluşlarında önemli yerlere yerleştirildi. Ama bu uygulama başarısızlıkla sonuçlandı. Çoğu arkalarında bir sürü yolsuzluk dosyası bırakarak kısa sürede, yurtdışına geri döndü.