Milletvekillerinin İmralı'da Öcalan'la görüşmesinin tutanakları
14. SAYFA
İlk açıklamasında "silah bırakın" derken PKK'nın bütün bileşenlerine söylediğini bildiklerini. (Bunun üzerine A.ÖCALAN; İran'da her gün idamların yaşandığını, kendisinin (A.ÖCALAN) İran'dan "Azeriler ve Kürtler için demokratik haklar vermesini ve idamları sonlandırmasını" isteyeceğini, bunun için inisiyatif kullanmaları gerektiğini, tabi bunun savaş anlamına gelmediğini ancak idamlar devam ederken (PJAK) silah bırakmayacaklarını, şu an İran'la bir diyalog ve ateşkes sürecine girmelerinin gerektiğini, bir entegrasyon çalışmasının İran'a dayatılabileceğini).
PKK'nın Irak'tan çektiği güçlerini Suriye'ye gönderdiği yönünde gözlemler olduğunu, bu durumun daha önceki açıklama ile çelişki yarattığını. Hüseyin YAYMAΝ; Komisyon adına burada olduklarını, milletin sorularını kendisine soracağını, bütün Türkiye'nin kulağının burada olduğunu, buradaki havanın tüm bölgeyi etkileyeceğini, bunun Türkiye ve bölge adına tarihsel olduğunu. Cumhur İttifakı olarak Sayın Cumhurbaşkanı'mızın ve Sn. Devlet BAHÇELİ'nin bu meselenin çözümü açısından çok büyük bir risk aldıklarını, dolayısıyla milletin meselenin çözümü için daha hızlı adımlar beklediğini.
Sonuç olarak Komisyon ve Türkiye adına başarmak zorunda olduklarını, aksi halde sokaktaki iklim ve havanın bambaşka bir hale dönebileceğini. Milletin kendisinin (A.ÖCALAN) 27 Şubat çağrısını önemsediğini, ancak pratik adımların daha fazla olması konusunda talep bulunduğunu, tüm şehit ailelerinin hassasiyeti ile geldiklerini. Akil insanlar heyetinde yer aldığını, çok ciddi tepkiler ile karşılaştığını, başarmak zorunda olduklarını, pratik adımlar noktasında buradan çıkacak olan neticenin ya sürecin devamına ya da başka bir sonuca yol açacağını.
Bu tarihsellik içerisinde hem TBMM Komisyonu hem bu görüşmenin çok daha tarihsel anlam kazandığını, Devlet-Örgüt görüşmelerini takip eden herkesin bildiğini, 1993-1995-1999-2009-2014 yıllarında bütün bu tarihi değiştirme fırsatının geldiğini, 27 Şubat açıklaması ve buna bağlı olarak pratik adımların hızlanması gerektiğini, Komisyon'dan beklentinin çok yüksek olduğunu ve geçmişteki hatalara düşmemek gerektiğini, görünmez bir el ve darbe mekaniğinin bulunduğunu, buradan çıkmanın yolunun Suriye'de de Türkiye'de her yerde örgütün A.ÖCALAN'ın çağrısına uyması olduğunu.
Tarihsel hafızanın Türkler ile Kürtlerin 1000 yıllık kardeşliğini beraber sağlayacaklarını veya bugünkünden çok daha büyük bir savaş yıkım/ kriz yaşanacağını
(Bunun üzerine A.ÖCALAN "pozitif hamleler peşinde olduğunu" ifade etmiştir).