Milletvekillerinin İmralı'da Öcalan'la görüşmesinin tutanakları
5. SAYFA
Şeyh SAİD isyanına gelindiğinde, Kurtuluş Savaşı ideolojisinin İslami ümmet anlayışı ile sağlandığını, daha sonra bu anlayıştan ayrılınca bunun tepki doğurduğunu, o tepkinin de isyana yol açtığını, (Feti YILDIZ "Hepsine isyan denildiğini ama isyan olmadığını," ifade etmiştir. Birçoğunun tedhiş hareketi olduğunu belirtmiştir.)
Kürt isyanlarının adının Kürtlük isyanı olduğunu, kendisininkinin de aslında bir isyan olduğunu, her ne kadar "Modern kurtuluş savaşı, gerilla" demiş olsalar da bunun Kürdi isyan olmaktan öteye gidemediğini ve bunun aşılmadığını, trajik bir hal almaya başladığını, 1993'te sonuçlandırmak istediğini, ÖZAL'ın TALABANİ üzerinden kendilerine mesaj gönderdiğini,
ÖZAL'ın kendilerine "yaptığın her şey yanlış değil, Kürt kimliğini tanıtmada rolünü oynadın şayet silahlı mücadeleye devam edersen bütün çabalarının boşa gideceğini" belirttiğini, kendisinin düşündüğünü ancak geciktiğini, onların haklı olduklarını, o zaman toy olduğunu, tarihi bir esnada ÖZAL'ın vefat ettiğini,
Kendilerinin (Komisyon Üyelerinin) tanıklığını önemli bulduğunu, bilimsel tanık, şahit olduklarını, "dışarıda bilim bunu söylüyor demeleri" gerektiğini, saptırmaların çok korkunç olduğunu,
Cezaevinden gelen bir mektupta "Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılış sürecinin Kürt isyanlarının başlaması ile birlikte olduğu" şeklinde anlatıldığını, Abdulhamit'in tedbir alıp Hamidiye Mektepleri kurdurduğunu, bu tedbirin çok ciddi olduğunu, Abdulhamit'in Kürt İsyanlarının Osmanlı'nın yıkılışına neden olduğunu fark ettiğini,
Sultan Abdülmecit'in Kürt Mirlikler ile dostane bir çözüm geliştirmeye çalıştığını, o dönemde Rus Çarlığı ve Fransa'nın Suriye'de bir Süryani ve Kuzey'de (Doğu Anadolu'da) bir Ermeni devleti kurmak için çalıştıklarını,
Sn. BAHÇELİ (Sn. Devlet BAHÇELİ)'nin Kudüs ve Selahattin Eyyubi çıkışlarını çok önemli gördüğünü, Selahattin Eyyubi'nin Kudüs'ü fethetmesinde Türk ve Kürt Birliğini sağlamasının çok etkili olduğunu düşündüğünü,
Ninesinin Türkmen kökenli olduğunu,
Selçuklu Sultanı Sancar'ın kendisine başkent olarak Med devletinin eski başkenti olan Hamedan'ı seçtiğini,
Bu coğrafyada "Türksüz Kürt, Kürtsüz Türk'ün yaşamayacağını" anladığını,
Sultan Alparslan'ın Malazgirt'te başarılı olmasında Silvan'da bulunan Mervani Emirliği ve Ahlat'ta bulunan Kürt Emirliği ile anlaşarak onlardan destek alması olduğunu, bunu da Osman TURAN'ın yazmış olduğu kitapta okuduğunu,