İstanbul'da bir kadın televizyon izlerken kör oldu
Doç. Dr. Sümen, konuşmasının devamında şunlara değindi:
"Hastanın görme kaybı şikayeti 27 Mart 2026'da başlamıştı. Öğleden sonra ilk yakınmaları başlamış. Hasta gözünde bir çapaklanma, gözlük kullandığı için orada bir lekelenme olduğunu önce düşünmüş; fakat sildikten sonra geçmediği için yakınlarıyla birlikte başka bir kamu hastanesinde acile götürülmüş.
Acilde göz hekimleri değerlendirdikten sonra sağ gözünde santral retinal arter dediğimiz ana gözü besleyen atardamarın tıkanıklığını saptamışlar. Ona bağlı olarak da ani görme kaybıyla hastanın bir an önce hiperbarik oksijen tedavisi alması için nöbetçi merkezi aramışlar.
Biz de o gece nöbetçiydik. Hasta bize yaklaşık olay olduktan 7-8 saat sonra başvurdu, gece yarısına doğru geldi. Biz gerekli muayenesini yaptıktan sonra bulguları da tanıyla örtüşüyordu. Acil hiperbarik oksijen tedavisini uyguladık. İlk seanstan çıktıktan sonra hastanın hem el hareketleri olsun, parmak saymayla ilgili olsun yaptığımız muayene bulgularında bir miktar iyileşme olduğunu fark ettik.
Sonra da ertesi gün, bugüne kadar seanslarını düzenli alacak şekilde planlamasını yaptık. Şimdi bugüne kadar hastaya 14 seans hiperbarik oksijen tedavisi uyguladık. Bundan sonra da görmesindeki bahsettiği o karanlık alanın kaybolmasına kadar tedavi planlamayı düşünüyoruz.
Bu da hastadan hastaya değişebiliyor. Bazen bazı hastada 20 seans sonrası, bazı hastada 10 seans sonrası kaybolabiliyor. Bundan sonra da hastanın muayene bulgularına göre belirleyeceğiz. 5 ya da 10 seans daha uyguladıktan sonra görmesinin tamamına yakınının açılacağını umut ediyoruz."