Sivas

Sanatıyla geçmişten geleceğe ışık tutuyor

14:32 02 Haziran 2021
Sanatıyla geçmişten geleceğe ışık tutuyor

Sivas’ta yaşayan Halit Köksal, 30 yıldır sürdürdüğü ve büyük bir incelik isteyen Hüsn-i Hat sanatını, yaşatmaya devam ediyor

Türk-İslam sanatında önemli bir yere sahip olan Hüsn-i Hat sanatı Kur'an-ı Kerim harflerinin, tevhid inancı ve estetikle birleşimi sonucunda meydana geliyor. Sivas’ta yaşayan 52 yaşındaki Hattat Halit Köksal merakla başladığı ve yaklaşık 30 yıldır sürdürdüğü mesleğini özveriyle devam ettiriyor. Sivas kent merkezinde bulunan İhramcızade Kültür ve Sanat merkezindeki atölyesinde çalışmalarını sürdüren Köksal, yüzyıllardır değerini koruyan ve oldukça köklü bir geçmişe sahip olan Hüsn-i Hat sanatını en ince detayına kadar büyüteç yardımıyla inceleyerek yazıyor.  Yazıların maneviyatını hissederek yazmak için mum ışığını tercih eden Köksal, bunun yüz yıllardır kullanıldığını söyledi. Estetik değerler dikkate alınarak ölçülü ve nispetli bir şekilde kamış kalem ve is mürekkebiyle yazı yazma sanatı olan Hüsn-i Hat sanatı, tarihi, dini ve sanatsal olarak geçmişten geleceğe ışık tutuyor. Mimaride sıklıkla kullanılan bu sanat kapılarda, duvarlarda, mihraplarda, minberlerde ve kubbelerde hayranlık uyandırıyor.

YAKLAŞIK BİN YILLIK GEÇMİŞİ VAR

Hattat Halit Köksal, Hüsn-i Hat sanatını yaklaşık bin yıllık bir geçmişi olduğunu belirterek, “Burada Hüsn-i Hat dersleri veriyorum. Ayrıca Latin harfleri ve koreografi dersleri veriyoruz. Öğrenci yetiştirmeye çalışıyoruz. Bizdeki birinci hedef Hüsn-i Hat sanatında zincirin kırılmaması. Bu sanatın yaklaşık bin yıllık bir geçmişi var. Hobi olarak başladım ama sonradan profesyonel olarak çalışmaya başladım. Gençlik yıllarımda resimle uğraşıyordum, kara kalem çizim gibi. Meraklıydım harfleri kara kalem çizmeye çalışırdım, uğraşırdım. Hüsn-i Hat sanatında genelde hala geleneksel malzemeler kullanmaya çalışıyoruz, onu bozmamaya çalışıyoruz. Hüsn-i Hat’ta yumurta aharı dediğimiz ham kağıdı yumurtanın akıyla ya da nişastayla yaptığımız parlak bir yüzey elde etmek için uğraştığımız bir malzeme var. Onun haricinde kağıdı parlatmak mühreleme yapmak gerekiyor pürüzlerini almak için onda da deniz kabuğu kullanıyoruz, akik taşı kullanıyoruz” dedi.

“MANEVİYATINI VERMEYE ÇALIŞIYORUZ”

Köksal, yazı yazarken iyi bir ışık ortamının olması gerektiğini belirterek, “Yazıyı yazdığınız zaman kalemin gölgesi kağıdın üzerine düşmemesi lazım, iyi bir ışık ortamı olması lazım ki yazınızın gölgesi düşüp de sizi yanlış yazılara yönlendirmesin. Şimdi her imkan var tepe lambalarımız var, masa lambalarımız var çok teferruatlı lambalar kullanıyoruz ama onun lezzetini oradaki maneviyatı hissedebilmek için ben ne yapıyorum ışıkları kapatıyorum, gölge olmayacak şekilde birkaç tane mum yakıyorum gölgesi kağıda düşmeyecek şekilde. O maneviyatı tatmak o duyguları hissetmek manasıyla daha rahatlatıcı olduğunu düşünüyorum, öğrencilerime de tavsiye ediyorum.  Bunun duygusunu maneviyatını öğrencilerimize vermeye çalışıyoruz. Mumun da bu yüzden üstünde duruyoruz öğrenciler düşünsün eskiden ışık yokmuş nasıl yazılıyormuş, insanlar bu işi nasıl becerebiliyormuş, kağıtları nasıl hazırlıyorlarmış esas mevzu bu yani bunun temeline inmeye çalışıyoruz, maneviyatını vermeye çalışıyoruz” diye konuştu.

“KAĞITTA PÜRÜZLER OLABİLİR”

Köksal, “Büyüteçle bakmaktaki maksat şu; hatayı minimize etmek yani daha az hata yapmak. Mesela kalem çekerken kağıtta pürüzler olabilir, iyi bir ahar olmayabilir, iyi bir düzelme yapılmamış olabilir, mührelemesi güzel olmayabilir gözlerden kaçıyor. O sırada kalem çekerken ufak tefek hatalar çıkıyor bunu uzaktan göremez kimse ama bizim daha iyisini yapabilmemiz için büyüteç kullanıyoruz, telefonla çekip büyütüyoruz. Yazının formunu bozmadan daha böyle modern yazılar yazmaya çalışıyoruz. Klasik yazının ya da geleneksel yazının formunu bozmadan büyüteçle düzeltmeye çalışıyoruz, ince kalemle, divikle, sivri uçlu kalemlerle ya da kalemimizin ince kısımlarıyla onu düzletip daha net ve güzel yazı elde etmeye çalışıyoruz” dedi. 

YORUMLAR

Haber7.com Yerel Haberler bölümünde yer alan haberlerin hukuki muhatabı, haber kaynağı olan ajanslardır.