Firavunların genel özellikleri - GALERİ
Din Konusunda Şüphe Yayması ve Ülke Bölünecek Propagandası
Firavun, sihri en iyi bilenler diyerek seçtiği kimselerin, büyük kalabalığın huzurunda Hz. Musa’nın (a.s) nübüvvetine iman ettiklerini görünce, bu durumun Hz. Musa’nın nübüvvetinin sıhhatine güçlü bir delil olacağı endişesini duymuştur. Kavminin, Hz. Musa’nın nübüvvetine inanmalarına engel olsun diye, o anda halkın kulağına iki çeşit şüphe atmaya çalışmıştır:
Attığı birinci şüphe, onun: “Bu, hiç şüphesiz ki şehirde kurduğunuz bir tuzaktır.” şeklindeki sözüdür. Abdullah b. Mes’ud diyor ki: “Meydanda toplanıp karşılıklı yarışmaya girmeden önce Musa, sihirbazların liderine: “Eğer ben sana galip gelecek olursam bana iman eder ve getirdiğim dinin hak olduğuna şahitlik eder misin?” diye sormuş, sihirbazların lideri ise: “Yemin olsun, yarın öyle bir sihir yapacağım ki, hiçbir sihir ona galip gelemez. Şayet sen bana galip gelecek olursan ben sana iman edeceğim ve getirdiğinin hak olduğuna şahitlik edeceğim.” demiştir. Bu konuşmayı gözlemiş olan Firavun, daha sonra bu konuşmayı çarptırarak: “Bu sizin kurduğunuz bir tuzaktır.” demiş ve böylece halkın arasına Hz. Musa’nın (a.s) peygamberliği ile ilgili şüphe yaymak istemiştir.6
Yaymaya çalıştığı ikinci şüphe ise Hz. Musa (a.s) ile sihirbazların maksatlarının, güya aralarındaki anlaşmaya göre, hâkim unsurların ülkeden çıkarılacağını, rejimin değiştirileceğini ve hâkimiyetlerinin sona erdirileceğini öne sürmek olmuştur.