İşte Irak Savaşı'nın yaktığı yüzler
24.02.2013
10:40
SURU'YA MEKTUP Suru, 8 Yaşında. 3 kız ve 4 erkek kardeşi var. Kerkük'te doğdu. Üç yaşında evde oynarken, dışarıda bomba yüklü bir araba patladı. Bomba yüzünden evin enerji ihtiyacını karşılayan yakıt tankı da patladı. Kızın bütün yüzünü alevler sardı. Ciddi şekilde yaralandı. Tedavi için Süleymaniye'ye götürüldü ancak tedavi edilemedi. Bunun üzerine Amman'a getirildi. Vücudunun çeşitli yerlerinden parçalar alındı ve yanmış yerlerine dikildi. Ama küçük kızın vücudu bu tedaviyi kabul etmedi ve yapıştırılan parçalar döküldü. Suru, hayvanlardan hoşlanmıyor, bebeklerle oynamayı çok seviyor. Arkadaşlarını çok özlüyor. "Sevgili Suru; yüzünü ilk gördüğümde içim burkuldu. Sana bakıyordum ama seni görmüyordum. Belki farkettin, fotoğraf makinamın arkasına saklanıyordum. Fotoğraf çekmesem bile çeker gibi yapıyordum. Sen ise bana gülümsedin. O an güzel gözlerini fark ettim. Yüzündeki yanık izleri yavaş yavaş yok olmaya başladı. Sonra geldin bana sarıldın. Dakikalarca öyle kalakaldık. Güzel gözlerinden, güzel yanaklarından öptüm. Yanmış yüzünü okşadım. Ellerimi tuttun, bırakmadın. Sonra kendimden utandım. Sana bakmamak, seni görmemek için ne yapacağımı şaşırmıştım. Sen, yüzün yanık diye hiç utanma olur mu! Çık sokaklara, dolaş insanların arasında. Utanması gereken birisi varsa sen değilsin. Benim, biziz, hepimiziz! Seni bu hale biz getirdik. Koruyamadık. Henüz üç yaşındaydın bomba patladığında. Yüzünün yanmamış halini hatırlamıyorsun bile. Senin yüzüne baktıkça para için, daha fazla zenginlik için ne kadar kötü olabileceğimizi daha iyi anlıyorum. Senden, insanlık adına özür diliyorum. Bu savaş yüzünden aileni, akrabalarını, arkadaşlarını, geleceğini kaybettin. Tüm dünya gözlerini kapatsa da seni görmemek için, ben ve arkadaşlarım kapatmayacağız. Sen üzülme güzeller güzeli, sen üzülme prensesim! Gözlerimdeki yaşlar nihayet seni görebildiğim için. Bak, artık senin yüzüne bakarken gözlerimi kaçırmıyorum. Çünkü sen çok güzelsin, biz ise çok çirkiniz."