Myanmar'da Arakanlı Müslümanların dramı bitmiyor!
Arakanlı Müslümanların dramını gözler önüne seren tarih ise 25 Ağustos 2017 oldu.
Arakan'daki sınır karakollarına düzenlenen eş zamanlı saldırıları gerekçe gösteren Myanmar ordusu ve Budist milliyetçiler kitlesel şiddet eylemlerini başlattı ve 10 bine yakın kişi katledildi.
Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) örgütü, 2018'in mart ayında yayımladığı "Geride Hiç Kimse Kalmadı (No One Was Left)" başlıklı raporda, Myanmar'da 2017'de 25 Ağustos-24 Eylül arasında yaşanan şiddet olaylarında en az 9 bin 400 Arakanlı Müslüman'ın hayatını kaybettiğinin tahmin edildiğini açıkladı.
Etnik temizliğe dönüşen saldırılarda yüzlerce köy ordu ve fanatik Budistler tarafından yok edilirken, 900 bin civarında Arakanlı Müslüman dağlık bölgeler, nehir ya da deniz üzerinden komşu Bangladeş'e sığınmak zorunda kaldı.
Göç yolunda Arakanlı Müslümanları taşıyan teknelere ateş açılması nedeniyle çoğu çocuk onlarca kişi boğularak can verdi. Yolculukları sırasında Arakanlı Müslümanların içinde olduğu derme çatma tekneler sık sık alabora oldu, kara, deniz ve nehir geçişleri sırasında Myanmar güvenlik güçleri yer yer taciz ateşi açtı.
HRW'nin Kasım 2017'deki raporunda, Arakanlı Müslümanların Myanmar ordusunun toplu tecavüz, işkence ve katliamlarına maruz kaldığı belirtildi. Örgütün yayımladığı "Tüm Bedenim Acı İçinde : Myanmar'da Kadın ve Kız Çocuklarına Yönelik Cinsel Şiddet" başlıklı 37 sayfalık rapor, Myanmar ordusunun Arakanlı Müslüman kadın ve kız çocuklarına uyguladığı şiddet ve tecavüzü ortaya koydu.
BM'ye göre, Ağustos 2017'den sonra Arakan'daki baskı ve zulümden kaçıp Bangladeş'e sığınanların sayısı 900 bine ulaştı.
Uluslararası insan hakları kuruluşları, yayımladıkları uydu görüntüleriyle yüzlerce köyün yok edildiğini kanıtladı.
Diğer yandan, Associated Press (AP) haber ajansı, 2018'in şubat ayında, mülteci kamplarında yaşayan Arakan eyaletindeki katliamın tanıklarıyla görüşmeleri, uydu görüntüleri ve cep telefonuyla çekilmiş kayıt tarihi belli videolar üzerinde yaptıkları incelemeler sonucunda, Arakan eyaletinin kuzeyindeki Buthidaung bölgesine bağlı Gu Dar Pyin köyünde, daha önce bilinmeyen en az 5 toplu mezarın varlığını teyit ettiklerini duyurdu.
- Myanmar üzerindeki uluslararası baskı giderek arttı
BM'nin yaptığı değerlendirmeler, Myanmar ordusunun Arakanlı Müslümanlara yönelik zulmüne uzun zaman sessiz kalan çoğunluğun, Myanmar'a yönelik uluslararası baskıyı artırdığına işaret etti.
BM'nin kurduğu Uluslararası Myanmar Bağımsız Araştırma Misyonu'nun, 2018'in eylül ayından 2019 eylülüne kadar Myanmar'daki bulgularını içeren raporunda, "Arakan Müslümanlarının (Rohingya) durumu, misyon için ciddi bir endişe kaynağı olmaya devam ediyor." Myanmar hükümetinin Arakanlı Müslümanlara karşı şiddet eylemlerinin "soykırım niyetiyle" yapıldığının yeni delillerle pekiştiği ve hükümetin Müslümanlara karşı "sistematik ve geniş çaplı insanlık dışı eylem ve zulmünün" sürdüğünü duyurdu.
BM Genel Kurulu, 2019'un aralık ayı sonunda, Myanmar yönetiminin Arakanlı Müslümanlara yönelik insan hakları ihlallerini şiddetle kınayan bir karar tasarısını kabul etti. Söz konusu karar tasarısına 134 ülke evet oyu verirken, 9 ülke hayır oyu kullandı. Myanmar yönetiminin başta Arakanlı Müslümanlar olmak üzere bölgedeki azınlıklara yönelik işkence, tecavüz ve keyfi tutuklama gibi uygulamalarını eleştiren karar tasarısında, yönetime bu konularda gerekli tedbirleri alma çağrısında bulunuldu.
Uluslararası Adalet Divanı, ocak ayında, Gambiya'nın İslam İşbirliği Teşkilatı adına Myanmar'a karşı açtığı davada, Arakanlı Müslümanların "gerçek ve acil tehdit altında olduğuna", Myanmar'ın, Arakanlı Müslümanlara yönelik soykırımın engellenmesi için gerekli tedbirleri almasına ve bununla ilgili raporu da 4 ayda sunmasına hükmetti.
BM ve uluslararası insan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanlara yönelik şiddeti "etnik temizlik" ya da "soykırım" olarak adlandırıyor.
İnsan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanların güvenli ortam sağlanmadan Myanmar'a dönmelerinin, yeni bir etnik temizlik girişimine yol açacağı endişesini taşıyor.