Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından verilen bu prestijli ödülle birlikte Gaziantep, aynı unvana sahip üçüncü ustasını çıkarmış oldu. Gaziantep'te daha önce yemenicilik ve kutnu dokumacılığı alanlarında ustalar ödül almıştı.
ÖDÜLÜ CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN VERDİ
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen törende, Gaziantep'in kültürel mirasını temsil eden sanatıyla Mehmet Bülent Fıstıkçı, ödülünü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın elinden aldı.
40 YILLIK EMEK ÖDÜLLE TAÇLANDI
Osmanlı döneminin yaygın el sanatlarından olan ve padişah mesleği olarak da bilinen sedef kakma sanatını yıllardır devam ettiren Fıstıkçı, 40 yıllık emeğini ödülle taçlandırdı.
Türkiye'de yaygın olarak Gaziantep'te sürdürülen mesleğini çocukluğundan beri severek devam ettiren Fıstıkçı, Gaziantep'in kültürünü yansıtan sedef kakma mesleğinde ödül almanın gururunu yaşıyor
"CUMHURBAŞKANIMIZIN ELİNDEN BU ÖDÜLÜ ALMAK BANA ÇOK ONUR VERDİ"
Cumhurbaşkanının elinden ödül almanın kendisine onur verdiğini ve çok duygulandığını dile getiren Fıstıkçı, şöyle konuştu:
"Benim İstanbul'da da bir mağazam var. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bana bir dükkan tahsis etti. Bakanımız Murat Kurum ve Mehmet Akif Bey'in katkıları ile bu dükkanımda sedef kakma ürünlerimi sergiliyorum. Cumhurbaşkanımız ile biz geçen Kasım ayında Millet Bahçesi'nin açılışına katılmıştık. Birlikte sohbet etmemiz oldu. Karşısında mesleğimi icra ettim. Bu işin ağacını sordu. Ceviz ağacı olduğunu söyledim. UNESCO Yaşayan İnsan Hazine Ödülüne adayız. Cumhurbaşkanımızla çok kısa bir zaman içerisinde tekrar görüşeceğiz demiştim. Kendisiyle birlikte, 'beraber yürüdük biz bu yollarda' türküsünü söyledik. Ben Yaşayan İnsan Hazine Ödülünü de alırken hiç yabancılık çekmedim."
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'A KUR'AN-I KERİM MUHAFAZASI HAZIRLADI
Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Kur'an-ı Kerim muhafazası hazırladığını ve hediye ettiğini sözlerine ekleyen Fıstıkçı, "İnşallah külliyede bir kutsal emanetler bölümü açılır ve benim ürünlerim de orada sergilenir." diye konuştu.
"BU İŞE 10 YAŞINDA BAŞLADIM"
Fıstıkçı, mesleğe başlama hikayesini ise şu ifadelerle anlattı:
"Şu anda mesleğimin 40. yılındayım. Ben bu işe 10 yaşında başladım. 10 yaşından önce de marangozluk ve mobilyacılık yaptım. Dayımın bir tanesi marangozdu. O çam ağacının kokusuna vuruldum. Birkaç sene dayımla çalıştıktan sonra dayım, Allah rahmet eylesin beni ustam Hayri Akbay'ın yanına götürdü. Oğlu da benim ilkokul arkadaşımdı. Biz orada çırak olarak başladık. 15 sene çırak, kalfa ve ustabaşı olarak mesleğe devam ettim. Ustam vefat edince 3 senede oğluyla çalıştım. 2001 yılında da kendi atölyemi kurdum."
Kaynak: İHA