Küresel piyasalar, Orta Doğu’da büyüyen savaşın ekonomik etkilerini daha sert hissetmeye başladı. İran savaşıyla birlikte enerji fiyatlarında yaşanan sıçrama, hem Avrupa Merkez Bankası’nı (ECB) hem de İngiltere Merkez Bankası’nı (BoE) yeni bir denklemle karşı karşıya bıraktı.
Perşembe günü iki merkez bankası da faizleri sabit tuttu. Ancak karar metinlerinin ve piyasa tepkisinin işaret ettiği tablo net: Faiz indirimi beklentileri büyük ölçüde rafa kalktı. Onun yerine, 2026 yılı içinde yeni faiz artışlarının gündeme gelebileceği fiyatlanmaya başladı.
Bu değişim öyle küçük bir yön düzeltmesi değil. Tahvil piyasalarında son bir yılın en sert hareketlerinden biri yaşanıyor ve analistler, ortaya çıkan tabloyu Avrupa borçlanma piyasaları açısından adeta bir “kusursuz fırtına” olarak tanımlıyor.
İNGİLİZ TAHVİLLERİNDE SERT SATIŞ
En dikkat çekici hareket İngiltere’de görüldü. İngiliz devlet tahvilleri, yani Gilt piyasası, Perşembe günü ciddi bir satış baskısıyla karşılaştı.
10 yıllık gösterge tahvil faizi 13 baz puan yükselerek yüzde 4,871’e çıktı ve son 52 haftanın en yüksek seviyesine ulaştı. Daha kısa vadeli ve faiz kararlarına daha hassas olan 2 yıllık tahvillerde ise artış çok daha çarpıcıydı. Faizler 39 baz puan sıçradı. Bu, 2022’de Liz Truss dönemindeki “Mini Bütçe” krizinden bu yana görülen en sert günlük yükseliş oldu.
AVRUPA’DA DA TABLO FARKLI DEĞİL
Sadece İngiltere değil, kıta Avrupası da aynı baskıyı hissediyor. Alman, Fransız ve İtalyan tahvillerinde getiriler yukarı yönlü hareket etti. Bunun arkasında ise aynı endişe var: Enerji maliyetleri üzerinden yeniden alevlenebilecek enflasyon.
Özellikle Avrupa’nın enerji ithalatına bağımlı yapısı, bu süreci daha hassas hale getiriyor. 2022’deki Ukrayna krizinden sonra enerji kaynaklarını çeşitlendirmeye çalışan bölge, yine de dış şoklara karşı tam anlamıyla korunaklı değil. İşte bu yüzden petrol ve doğal gazdaki her yeni yükseliş, doğrudan tahvil piyasasına da yansıyor.
“EKONOMİK DUNKİRK” BENZETMESİ
Piyasa uzmanları, merkez bankalarının tonundaki değişime dikkat çekiyor. IG Baş Piyasa Analisti Chris Beauchamp, yaşananları oldukça sert bir ifadeyle değerlendirdi.
Beauchamp’a göre tahvil getirileri, İran’daki savaşın küresel ekonomi için doğurabileceği “ekonomik Dunkirk” riskini fiyatlamaya başladı. Brent petrol 110 dolar seviyesindeyken bile yatırımcıların Avrupa genelinde daha yüksek borçlanma maliyetleri talep edeceğini söylüyor.
Bu yorumun arkasında rakamlar da var. Brent petrolün varil fiyatı yüzde 3,5 yükselerek 111,10 dolara çıktı. Doğal gaz fiyatları da aynı yönde hareket etti. Enerji fiyatlarındaki bu tırmanış, merkez bankalarının enflasyonla mücadele planlarını doğrudan zorluyor.
PİYASALAR ARTIK FARKLI KONUŞUYOR
Daha düne kadar yatırımcıların ana senaryosu faiz indirimi yönündeydi. Şimdi ise tablo tersine dönmüş durumda. Goldman Sachs Asset Management, ECB’nin bir sonraki adımının faiz artışı olabileceğini ve bunun 2026’da gerçekleşebileceğini öngörüyor.
Aviva Investors ise faiz artışı beklentilerindeki yükselişin, kısa vadede İngiliz tahvillerinde taktiksel alım fırsatları yaratabileceğine işaret ediyor.