İzmir

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu İzmir'de

21:04 13 Nisan 2017
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu İzmir'de

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, anayasa değişikliğine ilişkin "Bu anayasa değişikliği kabul edilirse devlette çift başlılık olacak. Çünkü cumhurbaşkanı aynı zamanda partisin genel başkanı olacak." dedi.

Kılıçdaroğlu, İzmir'de bir otelde iş adamları ve kanaat önderleriyle bir araya geldi.

Burada, 16 Nisan'da yapılacak halk oylamasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, anayasa değişikliği için "çift başlılığı kaldırmak için değiştiriyoruz" dendiğini, ancak şu an çift başlılık bulunmadığını, cumhurbaşkanı, başbakan, bakan ve TBMM başkanının görevlerinin tanımlandığını belirtti.

Çift başlılığın, aynı işi iki kişinin yapmaya kalkması halinde olacağını anlatan Kılıçdaroğlu, "Biri diğerinin işine müdahale etmediği sürece çift başlılık olmaz. Ne zaman olacak, bu anayasa değişikliği kabul edilirse, devlette çift başlılık olacak. Çünkü cumhurbaşkanı aynı zamanda partisin genel başkanı olacak." ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanının tarafsızlığını savunduklarını kaydederek, cumhurbaşkanlığı makamının ortak değer, cumhurbaşkanının da devletin sigortası olduğunu söyledi. Devlette en temel krizler çıktığı zaman cumhurbaşkanının iktidar ve muhalefeti çağırıp, "Beyler derin krizden geçiyor, biz bunu nasıl aşarız." dediğini, bunun en son örneğini 15 Temmuz'dan sonra yaşandığını anlatan Kılıçdaroğlu, bunu ancak tarafsız bir cumhurbaşkanının yapabileceğini vurguladı.

Kılıçdaroğlu, değişikliğin olması halinde cumhurbaşkanının hem valiyi, hem de partisinin il başkanını tayin edeceğini, bu nedenle tabanda çift başlılık olacağını savundu.

Bunun bir parti meselesi olmadığının altını çizen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Yeni anayasa değişikliğine göre bir kişiye yetki verdik, tek başına OHAL ilan etme yetkisi ve Türkiye'nin milli güvenlik siyasetini tek başına belirleme yetkisi. Tek başına OHAL ilan edebilecek. Bugün nasıl ilan ediliyor, önce MGK'da görüşülüyor, sonra Bakanlar Kurulunda, oradan TBMM'ye gelir. 550 milletvekili oturur görüşür, hükümete OHAL yetkisi verilir ya da verilmez. 550'yi, MGK'yı bir tarafa bırakıyorsun, bir kişiye.. 'Bir kişi böyle bir şey asla kullanamaz'. Birisi kullanmaz, öbürü gelir kullanır. Sınırı, ölçüsü, zamanı, değerlendireceği organ da yok. OHAL'in önemi şu, bu yetkiyi kullanan kişi temel hak ve özgürlüklerinde, siyasi hak ve özgürlüklerde tek başına kararname çıkarma hakkına sahip. 'Bu yetkiler verilsin, ne olacak?' diyebilirsiniz. Faturası şu, hata yaparsa faturayı 80 milyon ödeyecek."

Eğer Türkiye böyle bir sürecin içine girerse demokrasi olmayan, dikta yönetimi olan bir toplum olunacağını ileri süren Kılıçdaroğlu, demokrasisi gelişmiş ülkelerin Türkiye'yi eleştireceğini, bunun ağır bir fatura olduğunu, bu faturayı en başta iş dünyasının ödeyeceğini belirtti. Kılıçdaroğlu, "Bir kişiye bu yetkiyi verdikten sonra, bir iş adamına mı kızdı, bir kararnamelik işi var. 'Mal varlığına el koydum' bitti. Hak, hukuk yok." dedi.

Kılıçdaroğlu denetlenmesi imkansız bir mekanizma getirildiğini iddia ederek, cumhurbaşkanı, yardımcıları ve bakanların Yüce Divana gitmesi için 400 milletvekilinin oyuna ihtiyaç duyulduğunu, bugünkü düzende 276 oyun yettiğini anlattı.

"Ön yargılardan arınarak sandığa gitmek zorundayız" diyen Kılıçdaroğlu, "Falan kişiyi çok sevebilirsiniz ama önce evlatlarınızı, Türkiye'yi, vatanınızı, demokrasiyi düşünmek zorundasınız. Çocuklarınıza nasıl bir Türkiye bırakmak istiyorsunuz bunu düşünmek zorundasınız." ifadeleri kullandı.

- "Yeni bir devlet, yeni bir rejim inşa etmek istiyorlar"

Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un 16 Nisan'la ilgili "Halk kendi devletini kurmak için adım atıyor" dediğini söyleyerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Biz devletimizi ne zaman kurduk. Acıyla gözyaşıyla kurduk. Şehitler verdik, gazilerimiz var. Sıradan bir devlet mi? Yani Amasya Tamimi boşuna mı söylendi? Erzurum, Sivas kongresi boşuna mı toplandı? TBMM'yi boşuna mı açtık, Türkiye Cumhuriyetini boşuna mı kurduk? Yeni devlet arayışı nereden çıktı, hangi gerekçeyle çıktı? Yeni bir devlet, yeni bir rejim inşa etmek istiyorlar. Sizin Türkiye Cumhuriyeti devletinden alıp veremediğiniz nedir? Yeri geldi Türkiye Cumhuriyeti'ni bile sildiniz. Bu devletten, bu cumhuriyetten, parlamenter sistemden ne istiyorsunuz?"

Kendisi hakkında "Kılıçdaroğlu doğruları söylemiyor" denildiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, "Madem ki doğruları söylemiyorum, büyük bir fırsat veriyorum size, gelirsiniz bir televizyon kanalında medeni insanlar gibi konuşuruz. Beni mahcup edin. Deyin ki 'arkadaş sen bilmiyorsun.' Söz verdim, siz yarım saat konuşun, vallahi 15 dakika konuşacağım, yeter ki gelin. Binali Bey diyor ki, 'Efendim 16 Nisan'dan sonra oturup konuşuruz'. 16 Nisan'dan sonra ne konuşacağız. Yetkili biri olsa hadi neyse diyeceğim, ama yetkili de değil."

Kılıçdaroğlu, mitinglerde anayasa değişikliğinin anlatılmadığını belirterek, şunları kaydetti:

"Onlara göre 18 madde var, 18 maddenin 18'i de Kemal Kılıçdaroğlu'yla ilgili. Sorumlu bir cumhurbaşkanının, başbakanın, parti liderinin miting yapma hakları var, bu değişikliğin hangi yararları getireceğini anlatmaları lazım. Ama anlatmıyorlar, anlatamıyorlar. Çünkü bu anasaya değişikliğinin bu topluma nasıl bir felaket getireceğini aslında onlar da biliyor. Devletin tüm imkanları kullanılıyor, arabalar, uçaklar, valiler, kaymakamlar, televizyonlar.. Eşit olmayan koşullarda bir referandum yapıyoruz. Biz kendi reklamlarımızda Türk bayrağı kullanamıyoruz, 'yasak' diyorlar. Ama onlarınkinde yasak değil. Eşit koşullarda yapmıyoruz. Ama gerekli dersi 16 Nisan'da demokrasiye sahip çıkarak bu halkın vereceğine inanıyorum." Biz bir demokrasi destanı yazmak zorundayız, bütün baskılara rağmen. Aksi halde sonumuz felakettir."

(Bitti)



YORUMLAR

ETİKETLER
Haber7.com Yerel Haberler bölümünde yer alan haberlerin hukuki muhatabı, haber kaynağı olan ajanslardır.