Ah Malthus ah!

Ah Malthus ah!

.

  • GİRİŞ13.08.2017 09:39
  • GÜNCELLEME13.08.2017 09:39

BM tahminlerine göre, 7,5 milyarlık dünya nüfusu 2100 yılında 11,2 milyara çıkacak. Nüfusun en fazla artacağı kıta Afrika’da 2100’de 4,3 milyar kişi yaşayacak.Asya ve Avrupa’da ise nüfus azalacak.

Afrika’da bu yıl yaklaşık 1,2 milyar kişi yaşarken bu sayının gelecek 50 yıl içinde 3,1 milyara, 2100 yılına kadar ise yaklaşık 4,3 milyara kadar çıkacağı ifade edildi. Afrika ülkelerinden Angola, Burundi, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Malavi, Mali, Somali, Uganda, Tanzanya ve Zambiya’nın nüfusunun ise 2100 yılında yaklaşık 5 katına çıkacağı tahmin ediliyor.

Yaşlı bir nüfus beraberinde sağlık sorunlarına sebeb olacak. Sosyal güvenlik sistemi çökecek..

2023 Türkiye için yeni bir başlangıç için eşik olarak görülürken, batı dünyası 2023’ü böyle giderse büyük çöküşün başlangıcı olarak görüyor. 

Thomas R. Malthus, Godwin’in Politik Adalet Üstüne İnceleme’sine cevap olmak üzere 1798’de Nüfus İlkesi Üstüne Bir Deneme’yi yazdı. Godwin’in “tüm hükümetlerin kötü olduğunu, politik düzenlemeler ve mülkiyetin yerleşmiş biçimlerinin insanlığın yaşadığı sorunların esas kaynağı olduğunu ve akıl yoluyla bu sorunların çözülebileceğini” söylemesine karşılık Malthus sorunun bu kadar basit olmadığını, daha derinde yatan nedenler olduğunu öne sürer. Ona göre “nüfus kendisini yaşatacak besinden daha hızlı artar”. Malthus’a göre, İngiltere nüfusunun 7 milyon kadar olduğunun tahmin edildiği bir zamanda, ürünün de bu sayıyı yaşatacak kadar olduğunu varsayımından yola çıkarak şöyle bir öngörüde bulunur: “İlk 25 yılda nüfus 14 milyona fırlayacaktır, yiyecek de iki kat artsa, geçim kaynakları bu artışa denk olurdu. Bundan sonraki 25 yılda nüfus 28 milyona ulaşacaktır. Daha sonra 56 milyon olacak ve geçim araçları bu sayının ancak yarısına yetecektir. Ve ilk yüzyılın sonunda nüfus 112 milyonu bulacak, oysa geçim kaynakları ancak 35 milyonu besleyecektir. Böylece 77 milyon tamamen aç kalacaktır.” Demek ki nüfus geometrik olarak artarken (1, 2, 4, 8, 16, 32…), besinler aritmetik olarak arttığından (1,2,3,4,5…), besinler nüfusu karşılayamayacaktır.”

Doğum kontrolünü savunanlar iddialarını bu teoriye dayandırırlar. Bu onlara göre bilimsel ve rasyonel bir tesbittir.

Aslında Freud, Darwin, Malthus vd. yaşadıkları tarihin en büyük algı operatörleridirler..

Bugün Malthus’tan söz edeceğim. Söylemiştim: Malthus’a göre nüfus yiyecek ve diğer temel ihtiyaç maddelerinden daha çok hızla artıyor. Onun için “Nüfus planlaması şart.” Bu görüşün babası bu adam. 

Teorisinin adı “Malthusian theory of population”.

Thomas Robert Malthus (1766-1834), nüfus kontrolü üzerine teorileri ile ünlü bu kişi aslında İngiliz asıllı bir rahip. Aynı zamanda ünlü “Demonist”. Yani “Cinci”. Evet evet, cin çıkarma uzmanı. Yani “L’exorcist” ve iktisatçı; Karamsar teorileri ile tanınır. Doğum kontrolünü savunuyordu ama, 3 çocuk sahibi idi. Çocukları: Lucy Malthus, Emily Malthus, Henry Malthus. En çok Charles Darwin, John Maynard Keynes gibi isimlerden etkilendi. Bilindiği gibi Darwin Kızılderilileri ve karaderilileri, insanlaşma aşamasına gelmemiş maymunlar olarak görüyor ve onlara hayvan muamelesi yapılmasında bir sakınca görmüyordu. Evrim teorisine dayalı bir uygulamaya göre, 1962 yılına kadar hayvanat bahçelerine ek bir bölümde insanlaşma aşamasını tamamlamamış maymunlar olarak bu insanlar sergileniyordu. Batıda insan haklar aslında beyazlar içindi, uzun bir süre. Malthus eğitimine Jesus Kolejinde başladı ve Cambridge Üniversitesi, Warrington Akademisinde tamamladı.

Malthus nüfusu kontrol etmek için sadece doğum kontrolü önermez. Nüfusun dengelenmesi için doğa kendi dengesini devreye sokar ve salgın hastalık, veba, kıtlık, savaş gibi olaylar kaçınılmaz olur..

Aslında bugün sezaryenle doğum, ya da sperm sayısını düşüren gıdalar ve topluma empoze edilen sağlıksız beslenme ya da geç evlenme, çekirdek aile, evlilik dışı birlikte yaşam aslında hep bu politikanın ürünü olarak önümüze çıkar. 

Erdoğan’ın evlilik ve çok sayısına ilişkin politikası batılılar tarafından kendi düzenlerine yönelik bir meydan okuma olarak değerlendiriliyor. 

 Malthus güya ruhani biri, Şeytanlarla savaşma eğitimi almış ama Şeytani bir öneride bulunur: “Bu durumda ‘ahlaki kısıntı’ önerilebilir. Özellikle alt sınıflar için, erken evlenme ve çok çocuk sahibi olma yerine ‘fuhuş’ uygun bir çözüm olabilir.” Malthus açıkça fuhuş propagandası yapıyor. Pornonun desteklenmesi, pembe diziler, sex turizmi, çıplaklığın bu kadar reklam edilmesi aslında hepsi bu planın bir parçası olarak öne çıkıyor. Alkol, uyuşturucu, fuhuş ve kumar, bu senaryoda özel ve anlamlı bir konuma yükseliyor. 

Malthus ayrıca “yoksullara yardım” politikalarına da şiddetle karşı çıkar. Ona göre bu yardımlar yoksulluğu ortadan kaldırmak yerine, tembelliği özendirip yoksulluğun yaygınlaşmasına yol açar.

Görüldüğü gibi bunların hayatında “Vicdan ve merhamet”e yer yok! Bunların ruhanilerinde bile Allah korkusu, ahiret inancı yok!

Malthus’un fikirlerine karşı sosyalist düşünürler, “nüfus planlaması” yerine “ekonomi planlaması”nı öneriyorlar. Proudhon’a göre “yeryüzünde fazlalık olan tek bir insan var, o da bay Malthus! Sefalet ekonomi politiğin eseri, ekonomi politik sefaletin örgütlenmesi.” diyordu. Marx’a göre ise, “nüfusun fazla olması doğa yasası gereği değil, kapitalist sistemin ihtiyacı sonucuydu.”

Bakın, dünyada en büyük soykırım suçlusu Amerika Birleşik Devletleri’dir. Bir iddiaya göre yetmiş milyon Kızılderiliyi katlettiler. Kristof Kolomb 1492’de Amerika’ya ayak bastığında, 27 milyon olan Kızılderili nüfusu, 1892’de 1,5 milyona düşmüştü. Aradan geçen 400 yılda 40 milyondan daha fazla insanı daha katletmişler. Tabii bütün bu rakamlar farazi Beyaz adam 40 milyon insanı köleleştirmiş. Tabii 40 milyon insanı köleleştirirken savaş ve isyanlarda, bir o kadar insanı daha öldürdüğü varsayılıyor. Gerçek şu ki, bugün bile Afrika’nın gerçek nüfusunu bilmiyoruz. Kayıtlı nüfus daha çok kilise ve misyoner okullarının ve BM kamplarına kayıtlı insani yardım alan insanların sayısı ile sınırlı; ki, bunları bir kısmı Hristiyan bir kısmı da yardım almak, iş sahibi olmak ve eğitim için gerçek kimliğini gizleyerek kendini Hristiyan olarak tanıtanlardan oluşuyor. 

Malthus’un cinayet planları hâlâ masada. Beyaz adamın Şeytani oyunları da.

“Onlar ‘biz ıslah edicileriz’ derler. İyi bilin ki, onlar bozguncuların tâ kendileridir.”

Selâm ve dua ile.

Abdurrahman Dilipak / Yeni Akit

Yorumlar2

  • Gültekin Gedikli 1 hafta önce Şikayet Et
    Bizler ne zaman su güzel dinimize sirtimizi dönmekten vazgececegiz acaba?
    Cevapla Toplam 1 beğeni
  • Ali Baki Çatal 1 hafta önce Şikayet Et
    Devamlı yapılan yardımların tembelliğe yol açtığı kanaatindeyim. Ekmek kazanabilmek yollarını gösterme ürettikleri ni tüketilmesi daha iyi. Herkesin yapacağı bir iş mutlaka vardır.
    Cevapla Toplam 1 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat

Sondakika Gelişmelerinden Haberdar Olun