Müzeler ücretsiz olsaydı...

Eklenme: 10 Mayıs 2012 11:10
Güncelleme: 10 Mayıs 2012 11:10 / 3,701 Okunma
Aynur Ayaz

Kaç kere ömrü hayatınızda bir defa olsun müzeye gittiniz? Bu soru önemli.

Soruları sürekli sorduğumuz ve aktif tutulduğumuzu varsayacak olursak buna hem dikkat etmemiz gerektiğini hem de araştırmalar yapmamız gerektiğini unutmamalıyız.

Galiba satır aralarında yaşıyoruz. Tarihin en derinliklerinde neler var neler yok çok ilgilenmiyoruz. İlgilenmeme sebebi ise ya işe gelmiyor ya da aman canım banane kelimesi oluyor. Umut verici birşey son günlerde istişarelerimiz boş değil, minik yavrularımızın ya okul yıllarında bir defa gittikleri, sonrasında ailelerin meraktan ya da çok istediklerinden müzelere götürme isteği. Elbette o tarih kokan müzeler, bizde kemikleşmiş ya da bazen kronik hale gelen negatif unsurlardan bile çok öteye gitmiş durumda.

Biz kendimizi bir başkasının yerine koyup düşünmekten kaçmadığımız yani empatiye açık olduğumuz zaman açıkçası o müzelere giriş için sunulan kartlardan bir tanesinden bile alır, sahibi oluruz. Kendimizi geçmişin en bilinmeyenlerin arasında bile ders çıkartacak noktaya getirebiliriz. Yarınlardan umutlu konuşmalar beklerken sanıyorum buna çok dikkat edilmesi gerekiyor.

İyi niyetlerin suistimal edilmediği ve "müzeler ücretsiz olsaydı" ya da "çok sembolik rakamlar alınsaydı" denmesi gibi. İki türlü düşünmek gerekmez mi? O zaman hemen düşünelim mi? Bir düşünün Topkapı Müzesinde çalışan onca kişiyi ya da Dolmabahçe'de. Şimdi hergün yüzlerce insan ziyaret ediyor. Etmiyor mu? Yerli, yabancı turist, siz ve bizler. Lakin bu müzelerin bakımı, çevresi vs için nasıl ve ne kadar yüksek harcamalar yapılıyordur. Kolay değil. Buradaki eserlerin korunması ve çevre düzeni hatta temizliği için onca emek ve para. Gerçekten tüm herşeyi düşünmek gerekir. A'dan Z'ye olası tüm hava şartlarını ve eserlere etkisini. Bir diğer taraftan da şu var. Bunu müzelerimizi gezen kişilerden duyuyoruz, ücretsiz girişlerle tarihimiz, geçmişimiz ve değerlerimiz öğrenilir ve gezmeyen kalmaz. Herkes daha fazla ilgi duyar diye. Acaba tarihi merak sadece ilgilisini mi ilgilendiriyor ki? İnsanın aklına bu soru gelmemesi normal değil. Bir başka boyut bu. Belki haklılık payı var.

İşte sadece okul yıllarında sınıf öğretmeninin ya da okul müdürünün müzeleri gezme konusunda verdiği karar değil, ailelerde çocuklarının okul yıllarındaki müze gezmeleri ile yetinebiliyor. Oysa üç açıdan değerlendirilebilir gibi. Çocuk yaşta hafızada kalan bakış açısı ile gezilen müze, yaş ilerlemiş ve gençken gidilen aynı müze sonrasında bakış açısı yorumlama belki de farklı çalışmalarımıza katkısı alınmış notların tazelenmesiyle yapılan gezi. Hatta çocukken böyleydi ve ben bunu böyle hatırlıyorum denmesi ve en son ayağı ise ihtiyarken gidilen müze. Dolu dolu geçirdiği ömrü hayatının en son noktasında kattığı değerleri, hayatındaki varsa belki değişiklikler ve müzeyi yorumlama kabiliyetinin de kazanılması. Gördükçe sorgu sual başlıyor. Müzeleri gezen birinin hiç soru sormadığı görülmemiştir. Müzeleri gezerken

özellikle Topkapı Sarayımızda yaş grubunun çok ilerlemiş yabancı tursitlerin ziyaretlerini nedense ben daha çok görüyorum. Özellikle farklı ülkelerden gelen yabancı tursitlerin yaş ortalaması bir hayli yüksek yani. Ve bunu çok rahatlıkla sizlerde görebiliyorsunuz.

Evet gönül ister ki müzelere herkes girebilsin, indirimden yararlanıyorsunuz doğru lakin herkes görme konusunda sanıyorum istifade edemeyebiliyor.

O sebeple zaman zaman farklı projeler yapılması ve şu zamanda proje kelimesinin de kullanım alanlarının genişlediğini düşünecek olursak, müzelerin aslında görsel hafızada nasıl bir bütünlük sağladığını unutmamalıyız. İnsan hayatında gözlemlerin toplamı kadar hafızanı kullanıyor ve hayatının başarılı dakikalarına sanıyorum sonrasında tanıklık edebiliyoruz.

Senede belirli zaman aralıklarında aslında ücretsiz yapılsa sanıyorum bunun duyurusu da fazlasıyla olmuş olsa o birgünler müzelerimizi gezmeye

yeterli gelmeyecek ve tarih ilgisine müthiş bir katkı sağlayacaktır. Yurtdışındaki tarihi mekan ve müzelere girişlerin ülkemizden çok daha fazla olduğunu bilemeyenlere hatırlatmakta fayda var ancak bizde de aylık bütçelerimiz içine normal kültürel etkinliklerimizi koyarken bu ayrıntıyı gözden kaçırmamalıyız. Sadece bir tavsiye.

Yani bugün birgünde sinemaya, tiyatroya verdiğiniz bütçeyi bir sene müze kartınız olarak hem de Türkiye'nin her yerindeki Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı

müzeleri gezme şansı verdiğini bilerek hareket etmek bu ayrıntıları artık düşünmemize sabebiyet verecektir. Şimdiden iyi gezmeler.

Aynur Ayaz - Haber 7

ayazaynur1@gmail.com

Yorumlar Yorum Yaz
  • SİYASET
  • GÜNCEL
  • EKONOMİ
  • SPOR
  • DÜNYA
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
Mekke ve Medine'den Canlı Yayın
Gazete Manşetleri
Piyasa Verileri