Prensipli serseriyim Müslüm de dinlerim Cohen de...

  • GİRİŞ04.03.2013 10:50
  • GÜNCELLEME04.03.2013 10:50

                                                         İnsanlığın ölü damarında vicdan jileti...

 

Pazartesi günleri naneli yazılar yazıp gündemin mentolüyle dalga geçmeye bayılırım. Dünyaya atıldım atılalı sabahları pembe sallama terlikler giyip pijamasıyla esneyerek papatyalarıyla sessiz sinema oynayan, kelebek torbasına sinek düşürüp bahar temizliğine soyunan çok mutlu insanlardan olamadım. Detone öten horozların asimetrik ürüyüşleriyle akşamdan kalma kafa tasına yağmur çorbasını içiren bir garip serseri oldum ve her sabah günlük Errahman Suresi stokundan bir ayet aşırdım ki mutluyum.

Prensipli serserilik.. Benim için kalenderilik makamındadır. Yaşamak için hiçbir plan yapmayan ölmek için eksik evrağını tamamlamış yeryüzü memuru gibi durmaktır prensipli serserilik.

Kırılınca dökülmeyen susunca çatlamayan bir dili kullanarak yaşamak.  Adına edilmiş küfürleri portakal sıkacağından geçirip suyundan gamsız heykeller dikmektir prensipli serserilik.

Sağ kulağından giren bir Cohen sesini sol kulağından Müslüm Gürsesce çıkarmanın muzipliğine dalmaktır prensipli serserilik..

 Hangimiz sevmedik? Herkesten bir anı saklar bu yollar, herkesin acısı sevgisi kadar, güzelmiş çirkinmiş ne fark eder ki deli gibi sevmek ruhumuzda var..

Dinlediğimiz namenin en büyük toprak parçası Gürses'e aitti onu da kaybettik. Arabesk! Evet.. Bir zamanlar Gürses dinleyenlere burun kıvıranların bile gizli dinleyicisi olduğu o ses bitti.

Oysa kıvrılan burunları karşına alıp kulağını cürretkarca açıp bir Müslüm klasiği olan “ Hangimiz Sevmedik” şarkısını dinlemek verdiğimiz en iyi prensipli serserilik pozuydu..

Sadece konfeksiyon ve overlok hattında acının dj'si olmuş adamların şarkı listesinden çıkıp dolduruşa getirdiğimiz cd'lerin açılış şarkısı olmuştu onun şarkıları..

Prensipli serserilik, öyle sanıldığı gibi İstiklal caddesi boyunca ucu delik eldivenlerle insan duvarını yoklamak değil, katlanılmış ve kenara konulmuş düzene bir fiskelik katkıda bulunmaktı. Bence öyle.. Yani yıkmak.. Sadece belli muhitlerde dinlenilen müziklerin insan kartviziti sanıldığı yığınlardan uzaklaşıp kendi ıslığının izinden gitmek.

Müslüm Gürses acı bir gırtlağın en afilli ıslığıydı. Kimseyi takmadan yaşamak kolaydır lakin kimseyi takmadan kendi ıslığını yutkunmak işte bu da erdemin zirvesidir.

Esra Elönü - Haber 7

eelonu@mynet.com

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat