Dolar ve ekonomik intikam: “İçeriden servisçiler” hemen hareketlendi

.

  • GİRİŞ10.08.2018 09:45
  • GÜNCELLEME11.08.2018 09:01

Dolar üzerinden yürütülen saldırıların sadece ekonomik bir gerekçeye dayandığını mı sanıyorsunuz? Büyük büyük ekonomik çıkarımlarla, akıl vermelerle, Türkiye’yi küçümsemelerle, “her şey kötüye gidiyor” söylemleriyle “bir şeyler”in psikolojik altyapısını hazırlayan bazı çevreler, aslında dolar üzerinden yürütülen operasyonun içerideki “servisçileri” görünümü vermektedir.

Bir ekonomik savaşla karşı karşıyayız. Bu bir intikam saldırısıdır. Bu, Türkiye’ye boyun eğdirememenin acısını çıkarma çabasıdır. Ardı ardına gelen “yaptırım” kararlarının tamamının siyasi olduğu ortadadır. 15 Temmuz saldırısının planlayıcısı ve uygulayıcısı olan ülke ve çevreler, o gece milleti kurşuna dizenleri korumaya alırken, bir ülkenin kendini savunma refleksini harekete geçirenleri kurban istemektedir.

 

 

Brunson’ı bıraksanız da devam edecek. Bilinen en ahlaksız saldırı türüdür bu!

Bu, bilinen en ahlaksız saldırı türüdür. İçeride intikam saldırısı, dışarıda İran’a yaptırıma zorlamak, daha üst ölçekte Türkiye’nin yüzünüdünyanın geniş bir coğrafyasına, özellikle de yükselen Asya piyasalarına çevirmesi bu saldırıların gerekçesidir. Bize, “Tek yanlı bağımlılığa hayır dersen bedelini ödersin” diyorlar. “Terörle olmadı, darbe girişimleriyle olmadı, iç savaş senaryolarıyla olmadı, şimdi ekonomik şantajlarla yapacağız” diyorlar.

Siyasi sonuçlar almak için ekonomik saldırı, savaş yöntemi uyguluyorlar. Siz ne kadar “ABD ile arayı düzeltebiliriz” deseniz de bu baskı durmayacaktır. Brunson’ı serbest bile bıraksanız saldırılar devam edecektir. Çünkü çok daha köklü bir ayrışma, hesaplaşma söz konusudur. Türkiye’nin bekasına kilitlenmiş bir mücadeledir bu.

İçeriye yönelik bir körleştirme!

Ekonomik saldırı, linç operasyonu, yoğun olarak son on yılda Türkiye’ye karşı yürütülen büyük operasyonun sadece şimdiki halkasıdır. Geziterörü ile başlatılan, 17-25 Aralık’la devam ettirilen, 15 Temmuz’da intihar saldırısına dönüştürülen “Türkiye’yi durdurma, küçültme” planının parçasıdır. Kim böyle bir şey olmadığını söylüyorsa bilin ki o ya çok cahil ya da işin içindedir.

Bunlar hiç yokmuş gibi, birilerinin çıkıp bütün bu olayları sadece ekonomik göstergelerle, gerekçelerle, beceriksizliklerle anlatmaya çalışması “içeriye” yönelik bir “körleştirme” çabasıdır. Bunu yapanlar birey değil de bir “çevre” ise büyük oranda “içeriden operasyon” ihalesi almış ya da bu yönde bir çağrı yapmaktadır.

Küresel ölçekte ekonomik savaşın Türkiye ayağını hiç mi görmüyoruz? Siyasi, jeopolitik sarsıntıların Türkiye ayağını gerçekten hiç mi anlamıyoruz? ABD bu ülkeden intikam alınırken, bazıları nasıl oluyor da bunu ekonomi yönetiminin beceriksizliği diye pazarlayabiliyor?

Çin ekonomi yönetimi, Rus ve Alman ekonomi yönetimi de mi beceriksiz?

Yüz milyarlarca dolarlık ABD-Çin ticaret savaşı Çin’in ekonomi yönetiminin beceriksizliğinden mi kaynaklanıyor? Şimdilik “ekonomi-ticaret” üzerinden izlediğiniz bu hesaplaşmanın yakın gelecekte jeopolitik-güvenlik alanına kayacağını anlamıyor musunuz? Pasifik’ten Doğu Afrika kıyılarına kadar yayılacağını ve yerel savaşlaraneden olacağını anlamıyor musunuz?

ABD-Rusya arasındaki büyük ekonomik çatışmanın, o ardı ardına gelen yaptırım kararlarının, Rus ekonomi yönetiminin beceriksizliğinden mi kaynaklandığını sanıyorsunuz?

Ruslar hiç mi ekonomi bilmiyor da, Rusya ekonomisi bu bedelleri ödüyor. Ya da Rusya, neden Batı’dan gelen telkinleri, tazyikleri, baskıları kabul edip rahat etmiyor? Moskova’nın dik başlılığının sebebi ne? ABD-Rusya arasındaki gerilimin kaynağının sadece dar anlamda ekonomi mi olduğunu sanıyorsunuz?

Almanya, ABD’nin İran’a ambargo kararlarını uygulamıyor, Almanlar hiç mi ekonomi bilmiyor? ABD ile böylesine müttefik olan, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ABD himayesinde olan Almanya, neden başkaldırıyor? Siyasi alanda bir Alman yükselişinin ABD vesayetinden kurtulmak olduğunu onlar bilmiyor mu? Bu, dar anlamda bir ekonomi meselesi mi?

Bize “boyun eğin” diyorlar..

Böyle durumlarda Türkiye’nin değil de ABD’nin, saldıranların yanında yer alanlar hangi operasyonun içinde acaba? 15 Temmuz’da boyun eğin dediler bu ülke eğilmedi, Gezi teröründe boyun eğdirmeye çalıştılar bu ülke yine boyun eğmedi.

Terör, Güneydoğu ilçelerine yerleşip devlet oralardan uzaklaştırılırken susanlar devlet, ülke, millet harekete geçip oraları temizlerken de boyun eğin diyorlardı, Türkiye eğmedi. Bırakın boyun eğmeyi, sınırın ötelerine geçti, Türkiye’nin yarınlarını yok edecek çok büyük hesapları bozdu.

FETÖ’cüleri serbest bırakın da derler! Ne yani, bu ülkeyi teslim mi edecektik?

ABD Rusya’ya ambargo uyguluyor, İran’a yaptırımları ardı ardına sıralıyor, Çin ile büyük bir ekonomik savaşa girdi, dünyanın ezici çoğunluğu ile kavgalı, hızla yapayalnız bir ülke haline geliyor. Aynı ABD şimdi benzer yaptırımları Türkiye’ye de uygulamaya başladı. Yakında hapisteki kritik FETÖ’cüleri de isteyecek! Bırakın kendisi teslim etmeyi, bırakın sadece Brunson’ın serbest bırakılmasını, bu millete savaş açtığı için hapsedilen darbecilerin kendisine verilmesini isteyecek.

Ne yapacaktık, bu ülkeyi ABD’ye teslim mi edecektik? Bütün iddialarımızdan vazgeçip, millet olmaktan vazgeçip, ülke olmaktan vazgeçip bu ülkeyi ABD-15 Temmuz ortaklığına hediye mi edecektik!

Dolar üzerinden içeriden ülkemizi vuranları bakılırsa evet!

Yeni yeni, sinsi sinsi başlatılan yeni ‘müdahale’ yapılanmasına dikkat!

Sadece Türkiye-ABD ilişkilerinin seyrine bakmayın. ABD’nin dünyanın geri kalanı ile çatışmalarına bakın. Gerçek fotoğrafı orada göreceksiniz. İçinde bulunduğumuz hesaplaşmanın mahiyetini o zaman kavrayacaksınız!

Siz siz olun, 15 Temmuz gecesi olanları unutmayın. Bir milletin nasıl çokuluslu senaryoları birkaç saatte boşa çıkarabildiğini unutmayın. Siz siz olun, yeni yeni, sinsi sinsi başlatılan yeni muhalefet hareketinin bir parçası olmayın. Çünkü bu yapılanma bir muhalefet değil, müdahale koalisyonu olarak biçimlendiriliyor. Bir Atlantikçi müdahale biçimi olarak.

Kime karşı? Selçuklu’dan Cumhuriyet’e, Anadolu topraklarında tarih yapan, şimdilerde yeni büyük yükselişin temellerini atan siyasi genetiğe, millete karşı. Bunu anlamazsanız, kaybedeceksiniz. Bunu da bir kenara yazın!

Yorumlar4

  • gubudik 5 gün önce Şikayet Et
    karagün Dostu Mütiş gazete yazarı Rahip bir ajansa takas edilsin birileriyle konu kapansın iran komşumuz gaz göndermezse odun mu yakacagız hakim ve savcı Bıransın için devletin elini zora sokmakla ne yapmaya çalışır buda soru işareti Karagül sana selam olsun anlizleriniz dogru çıkıyor geleceyi çok önceden tahmin etmenizi tebrik eder sevgilerimi sunsrım
    Cevapla
  • ismet 6 gün önce Şikayet Et
    Bu yazıya tamamen katılıyorum, bu tür baskılara dayanmanın ve boşa çıkarmanın tek yolu, toplumda birliği sağlamak, önemli yerlere atananların, birilerinin tavsiyesi yerine, ümmetin ve milletin menfaatlarını herşeyin üzerinde tutan kimlikli, kişilikli ve donanımlı insanların olmasına dikkat etmekle sağlanabilir.
    Cevapla Toplam 5 beğeni
  • EROL 6 gün önce Şikayet Et
    Sayın İbrahim Karagül; mükemmel bir analiz ,şahane bir yorum. Elbette Amerika'nın bu pis oyunlarına karşı milli bir duruş sergilemeliyiz. Ben Kayseri'den yazıyorum ,lütfen Ak parti il ve ilçe yönetimlerini daha dikkatli seçsin.Bir kaç ailenen Kayseri'ye hakimiyeti moral bozucu biz neferiz ama bize verdikleri komutan bizden olmalı bize el uzatmalı bizi düşünmeli ...söyleyecek çok şey var ama dursun . HER ŞEYE RAĞMEN BU VATAN BİZİM.
    Cevapla Toplam 11 beğeni
  • yusuf 6 gün önce Şikayet Et
    yüreğine sağlık
    Cevapla Toplam 8 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat