Adnan Oktar meselesinde kritik konu

,

  • GİRİŞ12.07.2018 10:44
  • GÜNCELLEME12.07.2018 10:44

Adnan Oktar vakası kriminal bir suç örgütü olmaya doğru evirilmişti uzun süre önce. Önceki gün operasyon için yayınlanan bilgilendirme notuna bakarsanız, askeri casusluktan tutun, küçük yaşta çocuk tacizine, şantajdan tutun zorla alıkoymaya kadar, akla zarar suçlar var.

Yüzlerce aile, yıllardan beri çocuklarını bu gruba kaptırmış kurtaramamış, başvurmadıkları yer kalmamasına rağmen, bir şey yapamamışlardı.

Bu mağduriyetlerin günyüzüne çok çıkmaması, şimdiye kadar soruşturma açılmaması ayrı bir tartışma konusu. Ama toplumda bu konuda ciddi sorular olduğunu not edip geçelim.

YAHUDİLİK VE MASONLUĞA DÜŞMAN DEĞİLMİŞ MEĞER

Adnan Oktar olayının bir diğer tarafı, örgütün dinle ilişkisi, daha doğrusu dini tahrip etme meselesidir.

Yıllar önce Yahudilik ve Masonluk üzerine takıntılı şekilde kitaplar yayınlayan Oktar, herkesi Yahudi ve Mason düşmanı yapmıştı. Ama bunu yaparken aynı zamanda Yahudiliği ve Masonluğu dünyayı yöneten, ulaşılmaz, yenilmez yapılar olarak göstermişti. Herkes bizi onlara düşman yaptığını zannetmişti. Lakin aslında onları yenilmez, bulunmaz ve her şeyin hâkimi olarak zihnimizin altına işlemişti.

Yıllar sonra (2014) canlı yayında, bir törenle kendisine 33. Derece Masonluk Büyük Üstat belgesi verdiler. Bunu büyük bir şerefle kabul ettiğini söyledi Oktar. Övgüler havada uçuştu, Mason locasının büyük üstadı Adnan Oktar’ı göklere çıkardı.

Adnan Oktar, siyasi yorumlarında İsrail ve İngiltere ile ilişkileri iyi tutma konusunda ısrarlı ve tutkulu yorumlar yapıyordu.

İNGİLİZ DERİN DEVLETİNİ TERSTEN YÜCELTMEK

Adnan Oktar son zamanlarda İngiliz Derin devletini aynı şekilde kötüleyen, her taşın altında onlar var diyen ve dünyadaki bütün kötülüklerin merkezi olarak gösteren yayınlar ve konuşmalar yapıyordu. Tıpkı Yahudilere ve masonlara yaptığı gibi.

Bu konuda bir yazı kaleme aldım ve İngiliz Derin devletini böyle büyütmek, yüceltmek yanlıştır dedim. İngiliz derin devletiyle mücadele edilmez bu mantıkla, İngiliz devletinin kurumları vardır. Onlarla mücadele edilir.

Adnan Oktan bu yazı üzerine günlerce canlı yayın yaptı ve beni İngiliz derin devletini gizlemek, yok saymak ve ona yardım etmekle suçladı. Kedileri ve köpekleri sosyal medyada aleyhime kampanya yaptılar.

Aslında yaptığı şey aynıydı. İngiliz derin devletini yüceltiyordu ve yenilmez yapıyordu.

Bu soruşturmanın soncunda Adnan Oktar’ın İngilizlerle casusluk ilişkisi çıkarsa kimse şaşırmasın.

EN BÜYÜK TAHRİBATI, DİNİ VE AHLAKI YOZLAŞTIRMASI

Tüm bunları yaparken Adnan Oktar’ın dini terminolojiyi ve dini duyguları kullanması ayrıca incelenmesi gereken bir konudur.

FETÖ gibi, Oktar’ın casusluk, şantaj, para, ticaret ilişkileri vardır. Ancak yine FETÖ gibi dini tahrip eden uygulamaları ayıca dikkat çekicidir. Bunu FETÖ gibi gizliden değil aleni olarak yapıyor.

Kurduğu televizyonlarda kızlara mayo giydirip, dansöz oynatıp, ahlaksızca konuşup herkesin dikkatini çekti. Ancak bunları yaparken dini literatürü, kavramları, ayetleri, hadisleri kullanıp, ayrıca ahlakı ve ilahiyatı yozlaştırıyordu. Kediciklerine çıplak ahlaksız pozlar verdirmeyi, ayetlerle ispatlamaya çalıştı.

Kurduğu Kült yapının içinde daha neler yaşandığını soruşturma derinleştikçe göreceğiz. Bunları yazmaya bile insanın yüzü kızaracaktır eminim.

ASIL DİKKAT KESİLMEMİZ GEREKEN ŞEY

Benim kanaatim FETÖ, Adnan Oktar, IŞİD gibi yapıların tümünün en önemli hedeflerinden biri İslam’ı ve toplumsal ahlakı yozlaştırmaktır. Onların yol açtığı kriminal suçların ötesine, bu yanlarının dikkatle incelenmesi gerekir.

Tahribatın topluma yansımasını hep birlikte göreceğiz. Bunun anlaşılması için ciddi bilimsel araştırmalara ihtiyacımız var. Saha araştırmalarına. O zaman tahribatı daha iyi anlarız.

Demek istediğim, Adnan Oktar vakasının magazin ve kriminal yanına kendimizi çok kaptırmayalım. Casusluk ve dini tahrip kısmını ıskalarız yoksa.

 

Kemal Öztürk - Yeni Şafak

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat