PYD/YGP ‘tehdit’ değil mi?

.

  • GİRİŞ06.03.2019 10:29
  • GÜNCELLEME06.03.2019 10:35

Kemal Kılıçdaroğlu, katıldığı bir televizyon programında “beka sorunu”na ilişkin YPG/PYD’nin Türkiye’ye saldırmayacağını ve bu örgütün tehdit olmadığını söyleyerek yüzünü iyice açık etti. Kemal Bey, daha önce de YPG için “terör örgütü değil, kendi vatanını kurtarmak için örgütlenmiş bir oluşumdur” demişti.

 

 

Oysa terör örgütü YPG/PYD tam da “Türkiye’ye karşı örgütlendirilmiş bir oluşum”dur. Sınırımızda binlerce TIR silah ile bir “garnizon devlet”çik oluşumu var. Kemal Kılıçdaroğlu, bu gerçeği çarpıtarak Türk milletinin zihnini bulandırıyor. Kemal Bey’in bir adım sonrası edeceği söz “PKK kendi vatanını kurtarmak için örgütlenmiş bir oluşum” olacak. Aslında bu noktaya “PKK asla silah bırakmaz, IŞİD ile savaşıyor” sözleriyle çok yaklaşmıştı. Koşullar değişince tekrar başa döndü; “YPG Türkiye’ye saldırmayacak, bizim için tehdit değil” ifadeleriyle şimdilik zemin yokluyor.

CHP’nin yakın zamanda geleceği nokta da çok vahimdir, bu şimdiden açık seçik görülüyor. “Cumhur ittifakı” biraz güç kaybeder ve koşullar değişirse Kemal Kılıçdaroğlu’nun neler söyleyeceğini tahmin etmek hiç zor değil. Kemal Kılıçdaroğlu’nun yönettiği CHP’nin şu an için en önemli misyonu Türkiye Cumhuriyeti devletinin, bekasını tehdit için örgütlendirilmiş terör örgütü PKK ve YPG’nin üzerine gitmesini ve tasfiye edilmesini engellemek, mümkün oldukça bu terör gruplarını meşrulaştırarak millet içinde ikilik çıkararak ABD’ye destek olmaktır.

 

 

Fırat’ın doğusunda “Kürdistan” planı yeni değil; Sevr anlaşmasında da Osmanlı’nın önüne bu planı koymuşlardı. Yüzyıl sonra bu “Kürdistan” planı genişledi ve bugün Fırat’ın doğusuyla da sınırlı değil; bu planın Irak, İran ve Türkiye topraklarını da kapsayan genişlemiş yeni versiyonuyla karşı karşıyayız. Türkiye’nin bu noktadaki direncini aşabilmek için Kemal Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP’yi ‘Truva atı’ olarak kullanıyorlar.

Kemal Kılıçdaroğlu daha neler söyleyecek, neler; bu daha başlangıç. Koşullar oluştuğunda Türkiye’yi içeriden çökertecek bütün planların “siyasi” merkezi Kemal Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP ve “muhalefet koalisyonu” olacak. Suriye ve Irak’taki gibi Türkiye’de de bir “Kürdistan”a kapı aralamak için her yolu deneyecekler. Kemal Kılıçdaroğlu, bu gidişatın önünü açmaya çalışıyor. Arkalarında ABD var; proje terör örgütleri olarak FETÖ ve PKK var; içeride de büyük sermaye grupları var; irili ufaklı bir sürü Batı güdümlü siyasi parti, sivil toplum kuruluşu, üniversite de cabası.

“Anti Erdoğan” cephesi olarak örgütlenen bu yapılar, pusuya yatmış “Cumhur ittifakı”nın tökezlemesini bekliyorlar. Cumhur ittifakı 31 Mart’ta sandıktan güçlü çıkarsa Türkiye’nin önü açılır, beka tehdidini savuşturacak irade ve güç tahkim edilmiş olur. Sandığa gitmek için bundan daha önemli, daha hayati bir sebep olabilir mi?

Akşam

Yorumlar1

  • enver 7 ay önce Şikayet Et
    evet doğru söylüyorsunuz. ancak tarihe baktığımızda bu beka sorunu hep olmuş. bundan sonrada son olmayacak. Allah bütünlüğümüzü bozmasın...
    Cevapla
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat