Türkiye’nin S-400’ünün korkusu Batı’yı sardı!

.

  • GİRİŞ28.07.2017 07:20
  • GÜNCELLEME28.07.2017 23:28

Son yıllarda bölgemizdeki tehditlerin ülkemize de yöneldiğinin hissedilmesi Ankara’yı yoğun bir şekilde hava savunma sistemi arayışına itti. Türkiye 10 yılı aşkın bir süredir füze savunma sistemlerinin tedariği konusunda çalışmalar yapıyor, görüşmeler yürütüyor.

Gaye dış tehditlere karşı Türkiye’yi daha korunaklı hale getirmek, sınırları içinde bir savunma kalkanı oluşturmak. Malum bölgemiz tekin değil; Coni’si Hans’ı Henry’si Richard’ı bölgedeki terör maşalarıyla ‘dizayn’ kovalıyor. Ülke yıkıp, ülke kuruyor. Hal böyle olunca her duruma, her şarta hazırlıklı olmak gerekiyor.

Hava savunma sistemi tedariği ile ilgili hikaye uzun… En başından kısaca özetleyecek olursak;

Suriye’deki savaşın kızıştığı, sınırlarımızdaki terör tehdidinin tavan yaptığı dönemde Türkiye'nin yoğun baskıları sonucunda NATO’daki müttefiklerimiz Türkiye’ye Patriot bataryaları kurdurabilmiştik. Konuşlandırdıkları Patriot bataryalarını yaklaşık 2 yıl önce yangından mal kaçırırcasına söküp götürdüler. ABD, Almanya ve Hollanda sırayla Türkiye'deki Patriot füzelerini geri çekti.

Üstelik en çok ihtiyacını hissettiğimiz dönemde müttefiklerimiz bizi yüzüstü bırakıp gitti.

Bu Türkiye'yi köşeye sıkıştırmak, tehditlere açık hale getirip savunmasız bırakmak için bilinçli olarak yapıldı. Bu durum Türkiye’yi yoğun bir arayışa itti.

Türkiye bu diplomatik vefasızlığa rağmen ilk tercihini NATO sistemine entegre edilebilecek bir sistemden yana koydu.

Türkiye ilk olarak Patriot füze sistemlerini üreten ABD’nin kapısını çaldı. ABD sistemin Türkiye’ye satışı konusunda isteksizdi. Türkiye’nin görüşmelerde öncelikli şart olarak sunduğu teknoloji transferine de  asla yanaşmadı.

İkinci alternatif olarak Fransız ve İtalyan hükûmetlerinin desteklediği EuroSam konsorsiyumunun ürettiği Aster SAMP/T uzun menzil, orta irtifa, hava savunma sistemi için teklif sunuldu.

Türkiye’nin NATO sistemine entegre edebileceği bir tercihe mecbur olduğunu düşündükleri için, Batılı sözde müttefiklerden kimin kapısını çalsak götürülen tekliflere isteksiz baktılar. Teknoloji transferi konusunun sözünü bile ettirmediler.

Uçuk fiyatlar çektiler.

İpe un serdiler. Süreci uzatıp durdular. En nihayetinde oyalama taktiğine koyuldular.

Kısa bir süre önce ufak çaplı askeri tedariklerimize senatodan geçirmeyen ABD, Fırat Kalkanı operasyonu sonrası tamir edilmesi gereken Leopard tanklarının yedek parçalarını vermemek için direnen Almanlar bu konuda da en başı çekti.

Hayallerindeki Türkiye’yi tavırlarıyla ortaya koydular;  Türkiye hep kendilerine el açsın. Teknolojilerine hep mahkum olsun. Kendisi asla hiçbir şey üretemesin.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, boşuna “Kötü komşu bizi mal sahibi yaptı” demiyor.

Nihayet önceki gün, Türkiye'nin Rusya'dan S-400 yüksek irtifa hava savunma sistemi alımı konusunda yüreklerine indiren açıklamayı yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya ile gerekli adımların ve imzaların atıldığının müjdesini verirken “inşallah S-400'leri ülkemizde göreceğiz. Bunların ortak üretimiyle de süreci işleteceğiz” diyerek mutabakatın çok daha ileri düzeyde olduğunu duyuruyordu.

Bu açık ifadelerden de anlaşılacağı üzere; Türkiye, Rusya'dan S-400 füze savunma sistemi almaya artık çok yakın. İki taraf prensip anlaşmasını imzaladı, son detayları görüşüyor.

Rusya-Türkiye’nin hava savunma sistemi anlaşması nihayet noktasına gelince Amerika ve Batı dünyasını telaş sardı. Kaygılar tavan yaptı.

İşin ciddiyetini gördüler. Baktılar kaçan balık büyük şimdi açıklama açıklamayı kovalıyor.

Türkiye’yi bir kez daha NATO baskısıyla karşı karşıya bırakmaya çalışıyorlar.

NATO bugüne kadar hangi yaraya merhem, hangi sadra şifa olmaya yetişmişse artık...

Bir taraftan “Türkiye kendi güvenliğini sağlama noktasında özgürdür” deyip diğer taraftan iç işlerimize burunlarını sokacak derecede dayatmalar yapıyorlar.

Önce ABD Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford, hafta sonunda "Türkiye'nin Rusya ile S-400 anlaşmasını tamamlaması halinde, bunun endişe verici bir durum olacağını" söyledi.

Sonra Pentagon Sözcüsü'nün uyarısı geldi.

Şimdi de en küçük krizde ortalıklarda biten uzmanlarını dillendirip, "Erdoğan ateşe benzin dökmüş olur" demeye başladılar.

S-400 alımının, Türkiye ile ABD ve diğer NATO müttefikleri arasındaki ihtilafları derinleştireceği uyarıları yapıyorlar.

Akıllarınca aba altından sopa gösteriyorlar.

İstiyorlar ki; Türkiye bir kez daha geri adım atsın. Rusya ile karşılıklı güven üzerine geliştirdiği iyi ilişkileri çöpe atsın. Rusya da Türkiye'yi "asla güvenilmeyecek ülke" sınıfına alsın.

Geçmişte emir eri gibi kullanmayı alışkanlık haline getirdikleri Türkiye, bir kez daha önlerinde diz çöksün, el açsın.

Bir taşla kuş sürüsü... 

Türkiye’ye yüklenerek kararından caydırmak isteyenlere önce şunu sormak lazım;

Türkiye'yi NATO dışındaki alternatiflere, Rusya’ya mahkum eden kim?

Gelinen noktanın, her yeni gün zirve yapan Batı ile yaşadığımız güven sorunun bir sonucu olduğunu kendileri de çok iyi biliyor.

Türkiye’nin nasıl kendi yolunu çizmek durumunda bırakıldığını hatırlatmaya devam edelim;

Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine füze savunma sistemi alınmasına yönelik ihale yapılmış ihalede ilk sırada Çin firması CPMIEC, ABD'den Raytheon ikinci, Avrupa ortaklığı EUROSAM-T üçüncü gelmişti. Rusya'dan Rosoboronexport son sırada yer almıştı.

Türkiye’nin şartlarını kabul eden ve en iyi teklifi veren Çin’in uzun menzilli hava savunma füzesi olan FD-2000’e talip olduk. 2013 yılına gelindiğinde Çin ile anlaşma son amaya gelmiş büyük ölçüde anlaşılmıştı.

Sonra ABD’nin yoğun muhalefeti ve ardı ardına yaşanan gelişmeler bu anlaşmayı rafa kaldırma noktasına getirdi.

Türkiye, Çin seçeneğinden vazgeçti. Yeniden ABD-AB'nden şirketlerin oluşturduğu bir konsorsiyum ile görüşmelere başladı.

Yine olmadı. Tavırları ilk seferki görüşmelerden farksızdı. Mecburen doğuya yöneldik.

İki ülkeyi karşı karşıya getiren büyük krizlerin sonunda bugün, Rusya ile dünyanın en etkili ileri derece hava savunma sistemleri arasında gösterilen S-400’ler konusunda son aşamaya geldik.

Rusya’nın S-400’lerin ilk iki bataryasının teslimatını 2018 yılı içinde yapabileceği konuşuluyor. İlk etapta acil ihtiyacını karşılayacak bataryalar gelecek. Rusya, pek çok devlet tedarik etmek istemesine rağmen Çin hariç S-400 teknolojisini daha önce hiçbir ülkeye vermedi. Buna rağmen Türkiye ile ortak üretim konusunda bile mutabakata vardı. Bu önemli bir artı.

Üstelik S-400'ler Türkiye'nin ihtiyaçlarını büyük ölçüde karşılayabilecek bir sistem.

Dünyadaki en iyilerinden biri...

Kopan patırtıdan da anlaşıldığı üzere caydırıcılık kabiliyeti de oldukça yüksek.

İlk parti S-400’ler elimize ulaştığında uzun menzilli yüksek irtifa hava savunması kabiliyeti kazanacağız.

Ama asıl nihai hedef milli hava savunma sistemini kurabilmek.

Türkiye savunma sanayinde son yıllarda büyük adımlar attı.

Karadan karaya uzun menzilli füze sistemi Bora'nın geliştirilmesi noktasında çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor.

Milli Hisar füzeleri de aynı şekilde…

Sistemin tasarımı, kalifikasyonu, gerekli altyapıların kurulması ve seri üretimleri hepsi yıl yıl planlandı.

Roketsan, Aselsan, MKEK tam gaz çalışıyor.

Batılı ülkelerin bu kadar telaşlı oluşuna dönersek;

Türkiye gibi ordusu güçlü bir ülke, dünyanın en gelişmiş hava savunma sistemlerinden birine sahip olacak. Üstelik üretebilecek. Nasıl telaşlı olmasınlar!?

Milli Hisar ve Bora füzelerinin alt yapılarını sürekli geliştiriyor olmamıza, S-400’lerin kabiliyetleri de eklenince çekinceleri daha da artıyor.

Türkiye düşmanlarını asıl ürküten ise tarihin Türkiye’nin omuzlarına yüklendiği rol olduğunu unutmadan.

Ne diyorduk düşmana korku, dosta güven!

 

Osman Ateşli - Haber7

osman.atesli@haber7.com

Twitter: @oatesli

Yorumlar8

  • Sinan Turan 1 yıl önce Şikayet Et
    Insallah teknoloji transferi sadece roketin govde ve kanatcik imalati gibi otosanayideki tornacida bile olabilecek seylerden ibaret degildir ve bunun hedef saptama ve takip yazilimlarini kendimize ozgu yapabilecegimiz opsiyonu da iceriyordur. Teknoloji transferinden ruslarin anladigi tam olarak boyle bir sey degil cunku, beyan ettiler..
    Cevapla
  • Hasan Ali 1 yıl önce Şikayet Et
    Türk'ün türkten başka dostu yoktur
    Cevapla
  • mustafa deniz 1 yıl önce Şikayet Et
    benim şahşi fikrim s400 füze sistemini acilen 4 katına cıkarmalı ayrıca iptal china füze sistemide dahil edilmeli daha güçlü olarak avrupaya korku salmalı ülkemiz ne kadar fazla silah olursa köpeklerin kafasını ezmemiz daha güzel olur
    Cevapla
  • Hasan 1 yıl önce Şikayet Et
    S 400 bataryalarinin sayısı daha fazla olmalı.dört adet yeterli olmaz.
    Cevapla Toplam 2 beğeni
  • Ibrahim 1 yıl önce Şikayet Et
    Kaleminize saglik yasasin Bagimsiz Turkiye
    Cevapla Toplam 3 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat