Ceza İnfaz Kanunu Değişti!

Eklenme: 31 Ocak 2013, 09:30
Güncelleme: 31 Ocak 2013, 09:30 / 48,629 Okunma
Prof. Dr. Ersan Şen

6411 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun yürürlüğe girdi.

Bu Kanunla, daha önce sıkça tartıştığımız ve hatalı olduğunu söylediğimiz, şüpheli veya sanığın derdini anlatacak derecede Türkçe bildiği halde, kendisini daha iyi ifade edebileceği bir başka dilde mahkemede savunma yapmasının önü açıldı (6411 sayılı Kanun m.1 ve 2).

Kanunda, hapis cezanın infazının gebelik ve hastalık nedeniyle ertelenmesine dair süre ve şekiller yeniden düzenlenmekte, hükümlünün istemi ile infazın ertelenmesinin süre sınırı taksirle işlenen suçlar yönünden 5 yıl veya daha az süreli hapis cezasına, kesinleşen hükmün infazında 3 yıl olarak öngörülen yakalama emri, taksirle işlenen suçlar yönünden 5 yıl hapis cezasına çıkarılmaktadır. Böylece, taksirle suç işleyip de 5 yıl ve daha az hapis cezası ile cezalandırılanlara infaz erteleme hakkı tanınarak, doğrudan doğruya yakalama emri çıkarılmasının önüne geçilmiş ve davet üzerine infaz savcılığına başvuranların ceza infazlarının geçici bir süre ile ertelenmesi öngörülmüştür (6411 sayılı Kanun m.3, 4 ve 5).

3. Kanunda, cezaları kesinleşip “hükümlü” sıfatını alan kişilerin ödüllendirilmeleri iyileştirilmektedir. Kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan evli hükümlülerin 3 ayda bir kez olmak üzere, 3 saatten 24 saate kadar eşleri ile cezaevi infaz kurumu personelinin yakın nezareti olmaksızın mahrem şekilde görüşebilmesi düzenlenmiştir. Ancak bu önerinin, suçluluğu kesinleşmeyen, yani masumiyet/suçsuzluk karinesi altında yargılanan tutuklular için öngörülmemesi önemli bir eksiklik olarak gözükmektedir. Tutuklu olanların şartlarının daha iyi olması ve cezaevi yerine tutukevinde bulundurulmaları gerekir. Ancak Ülkemizde, açık cezaevine geçme hakkı kazanan mahkumların, tutuklulardan çok daha iyi şartlara sahip olduğu bir gerçektir. Kanunun 14. maddesinde, bu konuyu düzenleyen 6. maddenin 2 ay sonra yürürlüğe gireceği belirtilmiştir (6411 sayılı Kanun m.6 ve 14).

4. Kanunda, hükümlülük süresinin beşte birini iyi halle geçiren mahkumlara mazeret izni verilmesi halinde, izin süresinde gece konaklaması gerekli olduğunda iznin geçirileceği yer ve şartlarda iyileşmeye gidildiği görülmektedir. Tutuklunun bir yakınının ölümü veya ağır hastalık geçirmesi durumunda da, mazeret izni kapsamında izin süresinde gece konaklaması gerekli olduğunda iznin geçirileceği yer ve şartlarda iyileşmeye gidileceği ve böylece ev ortamında kalmasının sağlanacağı görülmektedir (6411 sayılı Kanun m.10 ve 12).

5. 6411 sayılı Kanunla, açık ceza infaz kurumunda bulunan veya bu cezaevine geçmeye hak kazananların ailelerinin yanına gidebilmeleri için öngörülen yıllık izin sayısı dörde çıkarılmıştır. Ancak Kanunda, masumiyet/suçsuzluk karinesi altında yargılanan ve mahkumiyet hükmü kesinleşinceye kadar suçsuz kabul edilen tutuklulara bu tür bir hak tanınmamıştır. Tutukluluğun bir ceza yargılaması tedbiri olduğu, ceza yerine düşünülemeyeceği, sürekli ve uzun uygulanmaması gerektiği tartışmasızdır. Bizdeki hukuk kültürü, tutuklamayı bir tedbir olmaktan ziyade ceza gibi görüp uygulamaya devam ettiğinden, bir an evvel bu yanlış anlayışının düzeltilmesi yoluna gidilerek, mahkumlara tanınan hakların öncelikle tutuklulara tanınmasının vaktinin geldiğini düşünmekteyiz (6411 sayılı Kanun m.11).

6. 6411 sayılı Kanunun 13. maddesinde, hapis cezasına mahkum olanları yakından ilgilendiren bir hüküm yer almaktadır. Bu hükümle, bir buçuk yıla varan (18 aya kadar) hapis cezasına mahkum olanların cezaevlerinden erken koşullu salıverilmesinin veya cezaevine girmeden denetimli serbestlik altında hapis cezasını dışarıda çekmesinin önü açılmış gözükmektedir. Daha önce yürürlüğe giren 6291 sayılı Kanun tarafından Ceza İnfaz Kanunu'na eklenen hükümle, koşullu salıverilme 1 yıl öne çekilmiş ve mahkumların 1 yıl erken tahliye olmasının önü açılmış idi. Ancak hükümlünün bu haktan yararlanabilmesi için, en az 6 ay açık cezaevinde kalması veya açık cezaevine ayrılma süresini tamamlanması aranmakta idi. 6411 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle, bu 6 aylık süre şartının 31.12.2015 tarihine kadar ertelenmesi öngörülmüştür. Bu hüküm yürürlüğe girdiğine göre, 31.12.2015 tarihine kadar 6 ay açık cezaevinde kalma şartı aranmaksızın, cezalarının koşullu salıverilme tarihine 1 yıl ve daha az süre kalan iyi halli hükümlülerin talepleri halinde salıverilmeleri mümkün hale gelmiş gözükmektedir. Çocuklar yönünden Ceza İnfaz Kanunu'nun 105/A maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde öngörülen, çocuk eğitimevinde toplam cezanın beşte birini tamamlama şartı da 31.12.2015 tarihine kadar kaldırılarak, koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi halli hükümlülerin talebi halinde erken koşullu salıverilmelerinin önü açılmıştır (6411 sayılı Kanun m.13).

Bu tespitler, yeni yürürlüğe giren 6411 sayılı Kanunun ilk okunmasından ulaştığımız şahsi yorumlarımızdan ibarettir. Kanun uygulanmaya başlandığında, somut örnek ve olaylar üzerinden yorum yapmak ve daha net sonuçlara ulaşmak mümkün olabilecektir.

Prof. Dr. Ersan Şen - Haber 7

ersansen@hotmail.com

Yorumlar Yorum Yaz
  • SİYASET
  • GÜNCEL
  • EKONOMİ
  • SPOR
  • DÜNYA
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
Mekke ve Medine'den Canlı Yayın
Gazete Manşetleri
Piyasa Verileri