Boşuna ümitlendiniz, bu defa da kaybettiniz!

Boşuna ümitlendiniz, bu defa da kaybettiniz!

.

  • GİRİŞ07.12.2017 09:11
  • GÜNCELLEME07.12.2017 09:11

Bütün ümitlerini Rıza Sarraf davasına bağlayanların daha şimdiden bir hayal kırıklığı yaşadıklarını gözlemlemek zor değil. Bu defa da umduklarını bulamamış olmanın hırçınlığını yaşamaları, hezeyanlarını sergilemeleri sürpriz sayılmamalıdır. Dışarıda bu sarsıntıyı yaşayanları anlayabiliyoruz, onlar Türk toplumunun anlam dünyasına yabancı oldukları, kavrayamadıkları için yanlış bir beklentiye kapılmışlardır. Türklerin toplumsal psikolojisinin temelinde, dışarıdan tertiplenmiş bir operasyonla ülkelerine karşı bir tehdit hissettikleri andan itibaren tereddütsüz liderlerinin, siyasetçilerinin dahası ülkelerinin yanında tavır alan sağduyuya sahip bir anlayış hâkim bulunmaktadır.

Sarraf denilen adam üzerinden Türkiye karşıtı bir operasyon hazırlandığını, bu adamın da kendisini kurtarmak için her türlü yalan ve iftirayı atmaktan başka bir şey yapmayacağını kötü niyetli olmayan hemen herkes anlayacak durumdadır. “Üstelik bu senaryo içinde daha önce Türkiye’ye karşı açıkça bir darbe girişiminde bulunan faşist cemaat cuntasına da önemli bir rol verilmiştir ki bu aslında 15 Temmuz darbesinin arkasında GLADYO yapılanması ile yer aldığı bilinen ABD derin yapılarının bu defa açıkça itirafı anlamına gelen bir tutumdur. Bir itiraf mahiyetinde ortaya çıkan gerçek mesaj ‘biz bu kirli yapıyı Türkiye’nin meşru demokratik sistemine karşı sadece kullanmadık, kullanıyoruz ve kullanmaya devam edeceğiz’ mesajıdır.”

Kiminle berabersiniz?

Bu alçak Türkiye düşmanı oyun planını bütün yurtseverler görmüş ve tavrını almış bulunmaktadır, burada sorun yoktur. Sorun, içerideki başta ana muhalefet partisi ve bazı muhalif olma iddiasındaki çevrelerdedir. ABD’de hazırlanıp, Rıza Sarraf üzerinden FETÖ işbirlikçileriyle birlikte uygulamaya sokulan saldırı palanıyla eş zamanlı bir karalama kampanyasını başlatan CHP Genel Başkanı’nın durumu oldukça düşündürücüdür. CHP bir muhalif siyaset üretememenin yarattığı yetersizliğinin sorunlarını bile aşan bir tavırla ABD ile eşzamanlı bir saldırıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef alırken bütün siyasal kimliğini, tarihini yok saydığının farkında değil midir?

CHP, kendisine oy veren insanların dünya görüşlerine uzak bir yere kaydığının farkında değil midir? Başkalarının Türkiye ile hesaplaşmasında araç olduklarını, onların yanında durduklarını göremiyorlar mı; yoksa bilerek, isteyerek mi bu tavrı benimsiyorlar? Bu soruların cevabını kifayetsiz politikacılar dert etmeyebilirler fakat tarihin ve halkın bu soruların cevabını vereceğinden kimsenin kuşkusu yoktur. Türkiye’de herkesin anladığı bir gerçek vardır ki o da hedefte olan kim olursa olsun gerçek hedef Türkiye’nin bağımsızlığıdır.

Türkiye nerede duruyor?

Bugün tablo açıkça ortadadır: Başta Ortadoğu siyaseti olmak üzere Türkiye’yi kendi dış politikasına tabi kılmak isteyen, bölge ülkelerini parçalayıp, ulus/devletlerini yıkmak isteyen ABD veya ABD’nin derin yapıları, gerçek iktidar elitleri karşısına çıkan Türkiye’yi ve onun lideri Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı önünde engel olarak görmektedir. Bu noktada kendilerinin haklı olduğunu söylemek mümkündür, doğrudur Erdoğan artık bu ülkeye Soğuk Savaş şartlarında yaptıkları, alıştıkları muameleyi yapmalarına izin vermemektedir, yanıldıkları bir başka husus ise; Cumhurbaşkanı’nın yalnız olmadığı milletle birlikte hareket ettiği gerçeğidir.

“Türkiye’yi şimdiden çok özlediğiniz o ‘eski vesayet günlerine’ geriye götüremezsiniz, bugün bu ülkenin buralara gelmesinin arkasında yüz yıllık bir emek bulunmaktadır; Türkler vatanlarına da liderlerine de sahip çıkarlar.”

AKŞAM

Yorumlar1

  • halil ibrahim keskin 1 hafta önce Şikayet Et
    okundu
    Cevapla
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat

Sondakika Gelişmelerinden Haberdar Olun