Körfez’in iki yakası alev alev yanarken, Arap-Fars savaşını kışkırtıyorlar
- GİRİŞ04.03.2026 08:51
- GÜNCELLEME04.03.2026 09:37
Bir önceki yazımızın başlığı, “İran’ın Arap devletlerine Amerikan üslerini bahane ederek yaptığı saldırı Trump’ı gerçekten şaşırtmış mıdır” şeklindeydi.
Yazıda, Trump’ın, “İran’ın Arap ülkelerini vurduğuna şaşırdığı”nı söylemesinin ne kadar inandırıcı olduğun sorguladık.
Ve “Ali Hamaney’in üst düzey güvenlik bürokratlarıyla toplantı yapacağını, saati ve günüyle birlikte bilen o nedenle operasyonu öne alan Amerika ile İsrail, saldırı sonrası İran’ın nasıl tepki vereceği bilgisini öğrenmemiş olabilir mi” sorusunu sorduk.
***
Yazıya birçok tepki aldım. MOSSAD ve CIA’nın İran’daki faaliyetleri nedeniyle, Trump’ın “şaşırdım” dediği meseleyi elbette bildiğini söyleyenler de oldu…
“Mozaik savunma” sistemi içinde kendi kararlarını veren askeri yapıların Körfez ülkelerine saldırdığını düşünenler de.

İRAN’IN KÖRFEZ ÜLKELERİNİ VURMASINA, “PETRO-DOLAR İMPARATORLUĞU AMERİKA’NIN KALBİNE YAPILAN SALDIRI” OLARAK BAKMAK MÜMKÜN MÜ?
Ama bir de meseleye, tamamen Amerika’nın kalbine yapılmış saldırı olarak bakanlar da vardı.
Onlardan edindiğim bilgi ve görüşleri de sizlere aktarmak istiyorum.
***
İran’ın, Amerika ve İsrail tarafından başlatılan saldırılardan sonra Hamaney dahil çok önemli lider kadrosunu kaybetmesinden hemen sonra Körfez’deki Arap devletlerindeki Amerikan üslerine yönelik saldırıları devam ediyor.
Saldırılar artık sadece Amerikan üslerine yönelik değil. Bazen bir otel, bazen bir alışveriş merkezi de hedef alınıyor. Dahası Uluslararası Dubai Havaalanı’nı da vuruldu, Suudi Arabistan’ın petrol devi şirketi ARAMCO da.
Limanlar vuruluyor. Büyükelçilikler, konsolosluklar vuruluyor.
Bir önceki yazımızda böyle bir tablonun, Arap-Fars savaşı çıkartmak isteyenler tarafından kurgulandığını söyledik. MOSSAD ve CIA’nın İran içindeki karar alıcıları etkilemesiyle yapılmış olabileceğini öne sürdük.
***
Bu düşüncemize yapılan bir itiraz bakış açımızı başka bir yöne çevirmemize de neden oldu.
İtiraz şu: İran, Hamaney’i kaybetmiş dahi olsa “Petro-Dolar İmparatorluğu” Amerika’nın tam da kalbine bilinçli bir saldırı yapıyor.
Yani?
Yanisi, “Amerika’nın İkinci Dünya Savaşı sonrası petrol ve rezerv para dolar üzerinden kurduğu düzene karşı İran, büyük bir hamle yapıyor.”
Amerika’ya bağımlı, petrol zengini Körfez ülkelerini vuran İran, böylece “Petro-Dolar İmparatorluğu”nun can damarını kesiyor.
Bu perspektif bir yönüyle doğru.
Bir yönüyle, petrolün kontrolünü sağlayan Amerika’nın kurduğu düzende ona mahkum olan Körfez ülkelerini felç ederek sistemi çökertiyor.
Amaç, her geçen gün, dünya hegemonyasında güç kaybeden Amerika’nın kurduğu düzeni Körfez’de batırmak.
Buraya kadar tezi kabul edebiliriz.
Ne ki, aklımızı kurcalayan sorular hala var!
***
“Petro-Dolar İmparatorluğu” Amerika’yı Körfez ülkelerini vurarak sendeletmek isteyen bir İran olabilir.
Ama, bu savaş bırakın birkaç ay, birkaç hafta daha bu şekliyle devam ederse Körfez’deki tüm Arap ülkelerinin İran’a savaş ilan etmesi kaçınılmaz görünüyor!
O zaman şu soruyu sormamız gerekiyor: İran şu anda bu tabloyu görmüyor olabilir mi? Ya da bir Arap-Fars savaşının çıkması an meselesiyken, İran hala Körfez’deki ülkelere saldırmakla ne elde etmek istiyor?
ARAP-FARS SAVAŞINI KIŞKIRTIYORLAR
Bize göre, "Petro-Dolar İmparatorluğu”nu sarsmak için Körfez’deki Arap ülkelerine saldırmak, onları Amerikan-İsrail ikilisinin kucağına daha da itmektir.
Böyle bir tabloda, Arap-Fars savaşının çıkmasına hizmet etmektir.
Bir şerh de düşelim! O da, “Arap ülkelerinin İsrail’in yanında saf tuttuğu görüntüsü” İran’ın Amerikan ve İsrail karşıtı ülkeleri nezdinde meşruiyetini sağlama ihtimali...
İyi de Körfez ülkelerinin Amerika’ya rağmen son dönemde İran ile arabulucular eliyle geliştirdiği iyi ilişkileri görmezden mi gelelim. Bu ilişkiyi İran neden böylesi bir hareket ile yerle bir etti? Sorunun bizdeki karşılığı, maalesef, İran içindeki MOSSAD ve CIA kontrolündeki yapıların Arap-Fars savaşını kışkırttığı şeklindedir.
Yanılmak isteriz…
Ama durum budur!
İRAN İÇİNDE FETÖ-VARİ YAPILAR CİRİT ATIYOR
Muhatabına Not 1: Türkiye’deki FETÖ yapılanması gibi İran’da da devletin kılcallarına kadar sızmış yapıların olduğu aşikar. Uludere faciasının nasıl yaşandığını ve Kürtlerin bir kısmının o hadise yüzünden devletle bağının nasıl zayıfladığını hatırlamaz mısınız?
Muhatabına Not 2: Suriye iç savaşının ilk yıllarından Rus uçağının Türkiye tarafından düşürülme hadisesinin seyrine bir daha bakın. Bakın bakalım karşınıza nasıl bir “komplo” çıkacak.
Bilmem anlatabiliyor muyum?
Hasan Öztürk / Haber7
Yorumlar2