Batı sosyolojisiyle Doğu toplumlarını okumak mümkün mü?

  • GİRİŞ12.03.2026 09:38
  • GÜNCELLEME12.03.2026 09:38

Ortadoğu’yu yeni dünya düzeni ekseninde yeniden tasarlama çalışmaları kapsamında ABD-İsrail AŞ’nin komşu İran’a yönelik yürüttüğü hukuk ve ahlak dışı savaş bütün hızıyla devam ediyor.

Bu müdahalenin bir gerekçesi olmadığı gibi geçer akçesi de yok.

Sözgelimi dünyanın tahrip gücü en yüksek füzelerini atan ABD-İsrail olduğu gibi, sivil-asker hedefi gözetmeden her tarafı yakıp yıkan da onlar.

Son teknoloji ürünü savaş uçaklarını sürü halinde kaldırıp insanların üzerine ölüm kusan da onlar, petrol tesislerinden elektrik ve su istasyonlarına kadar coğrafyanın doğal kaynaklarını vurarak çevreyi kirletenler de.

İnsan hayatından doğal yaşama kadar tabiatla ilgili her şeyi saniyeler içinde yakıp yok edecek kadar güçlü teknolojik ürünlere sahip olan da onlar, nükleer gibi mutlak ölümcül sonuçlara sebebiyet verecek kitle imha silahlarına sahip olan da.

Ulaşmış oldukları bu yıkıcı gücü dünyanın farklı coğrafyalarında gözünü kırpmadan kullanan bunlar. Sözgelimi okul gibi, ibadethane gibi, hastane gibi, yardım ofisleri gibi kötü günlerde insanların maddi ve manevi yaralarını sarmak için var olan kurum ve kuruluşları hiçbir kural gözetmeksizin içindekilerle beraber gözünü kırpmadan bombalıyorlar.

Gelin görün ki bütün dünyanın bildiği ve sağır sultanların dahî duyduğu yukarıda sıraladığım çıplak hakikatlere rağmen bu beyefendilere göre dünyanın en tehlikeli zümresi Müslümanlar, en tehditkâr ve acilen durdurulması gereken ulusu da İran, öyle mi?

Hadi oradan, hadi oradan, hadi oradan…

ABD ile İsrail’in bu korkunç algı cambazlığı, belki kendileriyle göbek bağı ve çıkar ilişkisi olan basiretsiz ulusları yanılsatabilir ama gözü ve gönlü açık hiçbir toplum bu deli saçmalarına inanmaz ve pirim vermez. Bu apaçık bir akıl tutulmasıdır zira ve aklı başında olan milletler, aklı tutulanların safında yer almazlar. O yüzden böylesine hukuk ve ahlaki kurallardan yoksun bir savaşta elbette İran’dan yana saf tutacak ve onlar için duacı olacağız.

Batı’nın sosyolojisi iflas etti. Sırada ideolojilerinin çöküşünü görmek var.

Ülkemiz 15 Temmuz 2016'da hain bir kalkışmayla karşı karşıya kalmıştı. O günlerde yuları derin ABD tarafından tutulan sözde bazı sosyologlar, F-16 savaş uçaklarının halkın üzerinde alçaktan uçması halinde ahalinin korkuya kapılıp eve çekileceğini, bir daha da sokağa çıkmaya cesaret edemeyeceği tezini üfürüyordu. Hal böyle olunca darbeciler yönetime el koyacak ve güya Türkiye’yi her türlü işgale açık hale getireceklerdi.

Bu okumanın neticesi, “üfürükten tayyare / selam söyle o yâre” oldu.

15 Temmuz gecesi yaşanmakta olan bütün kaos ve kargaşa, halkın sevgilisi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ahaliye selam göndermesiyle dağıldı ve vatanına ihanet eden hainlerin 251 evladımızı şehitlik, 2.700'den fazla kişiyi de gazilik mertebesine yükseltmesine rağmen bu asil millet vatan ve bayrağına olduğu gibi sokak ve meydanlarına da sahip çıkarak Batı sosyolojisinin verileriyle Doğu toplumlarının okunamayacağını bütün dünyaya göstermiş oldu.

İçeride kümelenmiş ajanlara ve aldığı ağır yaralara rağmen İran, halkı ve köklü devlet geleneğiyle dimdik ayakta.

Trump’ı bu savaşa ikna eden sosyologlara göre ABD ile İsrail’in güçlü bir şekilde İran’a saldırmasıyla İran’ın içindeki muhalifler hemen harekete geçecek, kaleyi içten çökertecek ve rejimi devireceklerdi. Sosyoloji ilmi bunu söylüyordu zira. Nitekim bu saldırı gerçekleşti. İran’a çok ağır darbeler vuruldu. Bütün üst düzey komutanların yanında rejimin başı olan Dini Lider Ayetullah Ali Hamaney de öldürüldü. Bu yok edici vuruşa rağmen geçen 12 günlük sürede İran rejimi dimdik ayakta kaldı. Ölenlerin yerine yeni atamalar gerçekleşti. Yaşlı olan dini liderin yerini ise oldukça genç bir Hamaney aldı. ABD ve İsrail İran’da rejimi değiştirelim derken rejime güçlü bir gençleştirme aşısı yaptılar.

ABD’ye “Yankee go home” deme vakti çoktan gelip geçtiği gibi bulunduğu coğrafyada bir ur gibi kökleşip bebek ve çocuk kanıyla beslenmeye devam eden İsrail’i de Ortadoğu haritasından silip atmanın tam zamanı şimdi.

ABD, her gün milyar dolarlar kaybetmeye devam ettiği bu bataktan bir an önce kendini kurtarmanın derdine düşmüş görünüyor. Yani güvendiği biri Trump’ı arayıp İran’ı mahvettin, Hamaney’i öldürdün, Nükleer tesisleri çalışamaz hale getirdin, daha ne işin var bu batakta? Her gün niye milyar dolarlar harcıyorsun? İran’a güzel bir ders verdin. Onlar uzun yıllar kendilerini toparlayamaz artık, gibi cümleler kursa, Trump tası tarağı toplayıp hemen ayrılacak gibi görünüyor oradan.

İran sonuna kadar direnir, Yankee evine döner ama Ortadoğu’nun taşları kolay kolay yerine oturmaz gibime geliyor.

Körfez’in zengin ülkeleri ABD’ye her yıl trilyon dolarlar saçarak sağladıkları güvenliklerini ilk badirede kaybetmenin kuyruk acısını kolay kolay unutup eskisi gibi ABD’ye güvenebilecekler mi acaba? Bu ülkeler, kaybolan itibarlarını ve çizilen karizmalarını yeniden kazanabilecekler mi?

Önümüzdeki dönem, yeni ittifaklara ve yepyeni gelişmelere gebe…

Mürsel Gündoğdu/ Haber7

murselgundogdu@gmail.com

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat