Kara harekatı stratejik intihar mı?
- GİRİŞ28.03.2026 09:01
- GÜNCELLEME28.03.2026 09:01
Venezuela sanıp rejim değişikliği parolasıyla yola çıkmışlardı..
Rejim değişmeyince şimdi Hark adasını Iwo Jima sanıp kara çıkarmasına hazırlanıyorlar.
Washington'daki akıl tutulması görünen o ki devam ediyor.
ABD'NİN KARA OPERASYONU PLANI
Savaşta dört haftayı geride bıraktık. Rejim değişmedi, Hürmüz açılmadı. Amerika ve İsrail, neredeyse hiçbir hedefini gerçekleştiremedi sahada.
Sadece söylemler değişiyor.
Mesela rejim değişikliğiyle çıkılan yolda Hamaney'in yerine Hamaney geliyor, Trump "Bence bu rejim değişikliği" diyor.
Askeri alanda "İran'ı yok ettik, mahvettik" diyor, Hürmüz'de gemi vuruluyor. Akşamına Tel Aviv'e roket yağıyor.
Piyasaları manipüle edip duruyor "Anlaşık, anlaşmaya ramak kaldı" açıklamalarıyla. Hindistan, Tayland, Filipinler gibi Asya ülkeleri başta olmak üzere dünya ise enerji krizini derinden yaşıyor.
Tüm bunların üzerine son günlerde dillerde dolaşan popüler söylem de "Ada işgali"
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, "Eğer işgal başlarsa Körfez ülkelerinin tüm enerji, su arıtma ve ulaşım altyapısını hedef alırız" dedi.
Bu arada Kalibaf, İran Cumhurbaşkanı Reis'inin helikopter kazasında ölmesinin ardından Ali Hamaney sonrası dini lider adayları arasında ismi zikredilen biriydi. Trump'ın bahsettiği "müzakere ediyoruz" tarzı söylemlerinde de müzakerecilerden olduğu dillendiriliyor. ABD'nin daha olumlu baktığı bir isim İran'da, tabii söylentilere göre.
İşgal meselesine hızlıca geri dönelim. Kara harekatına ilişkin İran'dan gelen tek sinyal bu değil. Devrim Muhafızları olsun, ordu olsun, askeri kanat videolar paylaşıp "Yıllardır bu anı bekliyoruz, tek mesajımız var daha da yaklaşın" diyorlar Amerikan güçlerine.
Misilleme konusunda ciddi Tahran.
Ancak ABD de BAE'deki vatandaşlarına "Ülkeyi terk edin" dedi en son. Beyaz Saray sosyal medya hesabının, oldukça konuşulan iki paylaşımı da bu hamlenin habercisi gibi. Sansürlü fotoğrafta Trump kırmızı düğmeye basıyor. Paylaşılıp silinen kısa videoda ise, İran'a yönelik saldırı hakkında Beyaz Saray sözcüsü Leavitt ve İsrail Başbakanı Netanyahu olduğu iddia edilen iki kişi arasındaki konuşmanın sesleri var. Beyaz Saray'ın telefon uygulaması için olduğu da söyleniyor bu paylaşımların.

Yine de Amerika'nın bölgeye yaptığı askeri sevkiyatlara bakılırsa, işgal girişiminde bulunulması da benzer ciddiyete sahip. Trump'ın askeri hamlelerinden önce "Anlaştık, Anlaşıyoruz" tarzı ifadeler kullanmasına da alıştık.
Bugün ya da yarın bir kara harekatı girişimi sürpriz olmayacak bu nedenle.
Yazımızın girişinde zikretmiştik. Venezuela'da olduğu gibi, lideri devre dışı bırakıp savaşı kazanmayı hedefleyen ABD'nin planları, İran'da ters tepmiş durumda. Şimdi çok daha kritik bir hataya sürükleniyorlar eğer Hark Adası'nı işgal etmeyi planlıyorlarsa.
IWO JİMA DOĞRU ÖRNEK Mİ?
Cumhuriyetçi Senatör Graham, birkaç gün önce 2. Dünya Savaşı sürecindeki Iwo Jima örneğini verdi. "Ordumuz yıllar önce Iwo Jima'da yaptığı gibi Hark adasını işgal etmeli" dedi.
Amerika, 1945 yılında Japonya anakarasını bombalamak için stratejik Iwo Jima adasını ele geçirmişti, Doğru. Yaklaşık 7 bin Amerikan askeri çatışmalarda ölmüş, 20 bin asker de yaralanmıştı. Suribachi Dağı'na dikilen bayrak, ABD için galibiyetin sembolüydü.
Ancak Japon askerlerin, "Son adam kalana kadar savaş" anlayışı, ABD güçlerine oldukça kayıp verdirmişti.

Hark Adası, İran'ın batmaz petrol tankeri.. Enerji anlamında İran'ın şah damarı, Evet. Peki iki adanın işgali, aynı örnekte kullanılmaları ne kadar mantıklı? Birlikte bakalım.
"Iwo Jima'da yaptık, Hark'ta da yapabiliriz" yaklaşımı, iki coğrafya arasındaki hayati farkları ve modern savaşın yıkıcı dinamiklerini göz ardı ediyor. Iwo Jima, Japonya ana karasından 1200 kilometre uzakta, izole edilmiş ve dış dünyadan koparılmış bir kaleydi. Hark Adası ise İran ana karasının adeta burnunun dibinde, sahilden sadece 37 kilometre uzaklıkta bulunuyor.
Bu mesafe, Hark Adası'nın İran'ın kıyı topçusu, kısa menzilli füzeleri ve dolanan mühimmatları için açık bir hedef olması anlamına geliyor. ABD birliklerinin adaya ayak bastığı andan itibaren kendilerini devasa bir "ateş çemberi" içinde bulmaları kuvvetle muhtemel.
Iwo Jima'da Japonların adayı ana karadan destekleme imkanı yokken, İran 37 kilometrelik mesafeden adayı sürekli bir baskı ateşi altında tutabilir. Lojistik ve ikmal hatları açısından bakıldığında, ABD'nin karşılaşacağı zorluklar Iwo Jima'daki yıpratma savaşını bile gölgede bırakabilir.
Ekonomik maliyetler ise ABD'nin 21. yüzyıldaki en büyük sınavı olmaya aday. 38 trilyon dolarlık devasa bir borç yükü ve yıllık 1,2 trilyon dolar ticaret açığıyla boğuşan ABD ekonomisinin, 2027 için öngörülen 1,5 trilyon dolarlık savaş bütçesini kaldırmakta zorlanacağı tahmin ediliyor.
Çin ile küresel rekabete odaklanmak isteyen bir yönetimin, dönüşü olmayan askeri harcamalarla Amerikan vergi mükellefinin yükünü artırması, iç siyasette Vietnam benzeri bir radikalleşmeye ve toplumsal tepkiye yol açabilir. "İsrail için feda edilen Amerikan askerleri" algısı, mevcut siyasi düzeni sarsmaya çoktan başladı.
KÜRESEL HEGEMONYA'NIN SONUNA DOĞRU
Hark Adası'na işgal girişimi, savaştaki rüzgarı İran yönüne çevirmeye aday. Kuzey'den ayrılıkçı gruplar ayaklandırılabilir mi? Belki. Ancak burada da özellikle Türkiye'nin Kuzey Irak'taki taraflar başta olmak üzere ciddi bir baskı unsuru oluşturduğu ortada ve bu hamlenin de en az Hark Adası kadar dezavantaj sağlayacağını söyleyebiliriz Amerika'ya.
ABD, itibarının önemli bir şekilde sarsıldığı bu süreçte, savaştan galibiyet çıkarma telaşında aslında. Bölgesel dengeler açısından, Körfez ülkelerinin ABD'ye olan güveni ciddi bir kırılma yaşıyor. ABD'nin bölgedeki üslerinin koruyucu rolünden ziyade birer tahliye noktasına dönüşmesi Türkiye, Mısır, Suudi Arabistan ve Pakistan gibi ülkeleri yeni güvenlik ve savunma mimarileri kurmaya itiyor.
İran yıllar önce Vietnam ve Afganistan'ın uyguladığı "Savaşı uzat ve Amerikalıları yor" taktiğini uyguluyor..
Trump'ın Amerikası, bu döngüyü kırmak için masadan kaçarsa, 1956'da İngilizlerin Süveyş'te gücünü gösteremeyip küresel liderliği kaybettiği gibi Hürmüz'den çekilip hegemonyasını yitirebilir.
Masada kalırsa, Trump ara seçimleri ve başkanlığı kaybedebilir.
Kesin olan tek şey, İran savaşının Amerika için hiçbir olumlu sonuca gebe olmadığı.. Bakalım daha neler göreceğiz.
Akif Küçükal / Haber7
Yorumlar2