Çıkış nerede?

  • GİRİŞ03.04.2026 09:09
  • GÜNCELLEME03.04.2026 11:36

Epstein İttifakı’nın İran’a ilan ettiği savaş bir aydan daha uzun süredir devam ediyor.

İran tarafı önceleri “kesinlikle anlaşmayacağız, düşmana ders vereceğiz” diyordu. Şimdi “istediğimiz şartlar sağlanırsa barış anlaşması yapabiliriz” diyor.

ABD’nin ise, -Trump sayesinde- ne dediği belli değil. Siyonistlerin talimatı ile İran’a sefere çıkan Amerikan başkanı, sabah söylediğini akşam yalanıyor, bir cümlesi bir cümlesini tutmuyor. Son geldiği nokta şu: “Savaş iki üç hafta daha sürecek. İran’da yollar ve enerji hatları dahil her şeyi bombalayacağız, onları taş devrine geri götüreceğiz.” Hitler’den beri ilk kez bir devlet başkanı, savaş suçu işleyeceğini önceden açık açık ilan ediyor!

Gerçekten de Epstein İttifakı, Gazze’de ve İran’da sayısız savaş suçu işledi. İleride bir gün bunların hesabı sorulsun diye ümit ediyoruz ama, bugün için hiçbir karşılıkları yok. Bu korkunç suçların onda biri Batılılara karşı işlenmiş olsaydı eğer, “uluslararası toplum” denilen kandırmaca yüz kere müdahale etmiş olurdu. Ama söz konusu olan Doğu’nun çocukları olunca hak hukuk kimselerin aklına gelmiyor.

Dolayısı ile bugün geçerli olan “Epstein çete rejimi”. Haklının değil güçlünün borusunun öttüğü, hukukun ve adaletin olmadığı bir rejim.

HANGİSİ REJİM?

Rejim sözcüğü size tanıdık gelmeli. Bizdeki yazar ve yorumcular da İran’dan söz ederken hala “rejim” diyorlar. Teknik olarak bakınca, her ülkenin bir yönetim biçimi, yani rejimi vardır. Fakat buradaki kullanım Batılıların kriminal yakıştırması ile ilgili bir tercih. Batı’nın işine gelmeyen, ona benzemeyen, ona boyun eğmeyen her yönetim kolaylıkla “rejim” ilan edilir. İstediği kadar halk desteği olsun, yıkılması için açık açık “demokrasi için darbe” planları yapılır. Hatta gerekirse demokrasi adına bombalarla, füzelerle vurulur!

İran savaşının önemli sonuçlarından biri “halkın yıkmak istediği rejim” propagandasının çökmesi oldu. Amerikan bombaları düşünce halk ayaklanacak mollaları devirecekti. Tam tersi oldu. Halk düzene daha çok sahip çıktı. Herkes büyük göç dalgaları beklerken tam aksine yurtdışındaki İranlılar vatan savunması için ülkelerine geri döndü.

Öte yanda ABD’de milyonlarca insan sokaklarda Trump yönetimini protesto ediyor. İsrail’de hükümete karşı sesler giderek artıyor. Her iki ülkede de devlet göstericilere çok sert müdahale ediyor.

Uluslararası arenada da İran’ın desteği artıyor, ABD yalnızlaşıyor, İsrail ile aynı aşağılık pozisyona iniyor. Tüm Doğu’nun nefretini kazandıkları yetmezmiş gibi, Avrupalı müttefikleri de ABD’yi artık yalnız bırakıyor. 

ABD basını açık açık “savaşı kaybettik, çıkmazdayız” diye yazmaya başladı. İngiliz ve Fransız gazeteleri her gün Trump ile dalga geçiyor. 

Anlayacağınız, “rejim” tanımına İran mı daha çok uyuyor yoksa İsrail ve Amerika mı hayli tartışmalı bir hale geldi.

Halklar nezdinde de İran’ın desteği artıyor. İdeolojik yayılmacılığı yüzünden şüphe ile bakılan bir ülke, siyonistler ile savaşa tutuştuğu için itibar kazanıyor. Güya “şer gücü” yok etmek için sefere çıkan Trump, kendisi tüm dünyanın şer gücüne dönüşüyor. Daha kötüsü, korkunç hesap hataları ve üslubu yüzünden ahmak durumuna düşüyor.

ABD’nin mutedil sağ dergisi TIME’ın kapağı gerçekten ibretlik. Elinde harita ile duran Trump’ın üzerinde kocaman “çıkış nerede” manşeti var.

Aslında tüm dünya bu soruyu soruyor ve belli ki Trump’ın kendi kapasitesi çıkışı bulmaya yetmiyor. Savaşın insan maliyeti olmasa “ne hali varsa görsün” deyip geçersiniz ama her geçen gün çocuklar ölüyor, masum insanların evleri yıkılıyor. Bunun için çıkış yolunu bulamayan Trump’ı birilerinin kulağından tutup dışarı atması gerekiyor. 

Gaffar Yakınca / Haber7

Yorumlar2

  • Ağa dayı 24 dakika önce Şikayet Et
    Tam 12 den tesbit ve uyarılar tebrikler selamlar sevgiler güzel insan
    Cevapla
  • Ertuğrul 1 saat önce Şikayet Et
    Her zaman ki gibi güzel bir yazı.
    Cevapla Toplam 2 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat