Kerkük’te yüz sene sonra bir ilk

  • GİRİŞ19.04.2026 09:01
  • GÜNCELLEME19.04.2026 09:01

Irak’ın tek bir şehirde özeti olarak kabul edilebilecek Kerkük, bir asır sonra tarihsel bir dönüm noktasına tanıklık ediyor. Irak Türkmen Cephesi adayı Muhammed Seman Ağa’nın vali seçilmesi, bölgedeki tüm aktörlerin istikrarı seçtiği yeni bir stratejik olgunluğun göstergesi.

ÇATIŞMADAN UZLAŞIYA

Kerkük, on yıllardır Kürt, Arap ve Türkmen dinamikleri arasında bir sıfır toplamlı rekabet sahasıydı. Bir tarafın kazancı, diğerinin mutlak kaybı olarak görülüyordu. Ancak 2024 yerel seçimleri sonrası iki yıl boyunca tıkanan siyasi süreç, aktörleri rasyonel bir iş birliğine zorladı. Eski Vali Rebvar Taha’nın istifası sonrası ortaya çıkan dönüşümlü valilik modeli, tarafların birbirine galip çıkmaya çalışmak yerine yetkiyi paylaşarak sistemin topyekün çökmesini engellediği bir denge noktası oluşturdu. Bu, aktörlerin kendi başlarına elde edemeyecekleri idari meşruiyeti, bir Türkmen vali etrafında birleşerek sağladıkları bir stratejik zorunluluktu.

ANKARA’NIN DENGELEYİCİ ROLÜ

Bu süreçte Türkiye’nin etkisi, sadece bir soydaşlık korumacılığının ötesine geçerek bölgesel istikrar aktörü kimliğine büründü. Ankara, Erbil ile olan geleneksel bağlarını korurken, Bağdat ile Kalkınma Yolu Projesi üzerinden kurduğu yeni ortaklıkları Kerkük dosyasında birleştirdi. Türkmen bir valinin varlığı, Türkiye için sadece siyasi bir prestij değil, aynı zamanda Basra’dan Avrupa’ya uzanacak olan ticaret hattının en kritik kavşak noktasında öngörülebilir bir ortak demektir. Ankara bu hamleyle, Kerkük’ü PKK terör örgütü gibi istikrarsızlaştırıcı unsurların sızamayacağı bir güvenlik ve ticaret kalesine dönüştürmeyi hedefliyor.

Kerkük’teki yönetim değişikliği, küresel enerji piyasaları için de bir nefes alma anlamına geliyor. Irak Petrol Bakanlığı’nın şirketlerle Kerkük sahalarının rehabilitasyonu için yaptığı görüşmeler, sahadaki idari belirsizlik nedeniyle aksıyordu. Türkmen valinin "teknokratik ve kapsayıcı" bir yönetim sergileme taahhüdü, Kerkük-Ceyhan Boru Hattı’nın tam kapasiteyle ve güvenlik riski olmadan çalışması için gerekli olan rasyonel zemini sağlıyor. Bu durum, sadece Türkiye ve Irak’ın değil, küresel arz güvenliği nedeniyle Batılı enerji devlerinin de sessizce desteklediği bir senaryo aslında.

BAĞDAT VE ERBİL ARASINDA ÜÇÜNCÜ YOL

Bağdat hükümeti için Türkmen bir vali, Kürt ve Arap milliyetçiliği arasında tarafsız bir tampon bölge işlevi görüyor. Başbakan Sudani’nin süreci hızla desteklemesi, merkezi hükümetin Kerkük üzerindeki federal kontrolü, geniş çaplı bir çatışma çıkarmadan sağlama isteğinin bir sonucudur. KDP ve KYB arasındaki derin rekabetin Kerkük’ü felç ettiği bir dönemde, Türkmen yönetimi herkesin ikinci tercihi ama kimsenin mutlak düşmanı olmayan pragmatik bir çözüm olarak öne çıkmıştır.

Kerkük’teki bu yeni dönem, petrol gelirlerinin şeffaf paylaşımından yerel güvenlik birimlerinin  etnik dengesinin korunmasına kadar birçok sınavla karşı karşıya. Eğer Muhammed Seman Ağa liderliğindeki yönetim, kentin tüm unsurlarının haklarını gözeten kapsayıcı bir model sergileyebilirse, Kerkük çatışmanın değil, etnik rasyonalizmin küresel bir örneği haline gelebilir. 100 yıl sonra Kerkük’te bir Türkmen valinin oturması, tarihin iadesi olduğu kadar, Ortadoğu’nun kaotik ortamında uzlaşının en karlı strateji olduğu gerçeğinin de tescilidir.

Yorumlar1

  • enver 1 saat önce Şikayet Et
    barış ve huzurun, bölgede yaşatılması devam etmesi en büyük arzumuz. bizde yardımcı olalım.
    Cevapla
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat