Savaşa geri mi dönülecek? Yoksa kalıcı ateşkes mi geliyor? Ankara'nın beklentisi ne yönde?

  • GİRİŞ28.04.2026 08:57
  • GÜNCELLEME28.04.2026 12:02

Bir, göz önünde cereyan eden gelişmeler var. 

Bir de, kapalı kapılar arkasında yaşanan trafik. 

Bir, savaşan ve bu savaşın yeniden başlayıp kızışmasını isteyen taraflar var. 

Bir de, savaşın bitmesi için, taraflara sükunet ve suhulet telkin eden, havayı yatıştırmak için taraflara pozitif mesajlar taşıyan aktörler var. 

Türkiye, herkesle diyalog kanalı açık olup yatıştırıcı bir rol ile hareket eden nadir ülkeler arasında yer alıyor. 

İRAN ABD’YE ŞU MESAJI VERDİ: HÜRMÜZ’Ü AÇALIM, NÜKLEER DOSYAYI ZAMANA YAYALIM… 

28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in saldırılarıyla başlayan savaşın ABD açısından bir numaralı hedefi, İran’ın nükleer faaliyetlerine bir son vermek idi. 

Gelinen nokta itibarıyla durum değişti. 

Şu an en fazla aciliyet kesbeden mesele Hürmüz Boğazı’nın açılması. 

ABD için bu böyle, İran açısından da öyle ama. 

Basitçe ifade etmek gerekirse durum şu: 

Hürmüz krizi, bu savaş nedeniyle ABD halkını doğrudan etkileyen tek mesele. 

Enerji fiyatları artınca benzin fiyatları da artıyor, bu de Amerikan vatandaşlarının günlük hayatını ekonomik bakımdan negatif etkiliyor. 

Buradan bir baskı ortamı ortaya çıkıyor ve bu baskı ortamı, Kasım’da ara seçime gidecek olan Trump, ekibi ve partisi üzerinde etki üretiyor. 

İran'ın işi de hiç de kolay değil tabi. 

Tahran yönetimi, Hürmüz kartını küresel enerji krizi üzerinden başarılı bir şekilde masada tutsa da, ateşkesten savaşa geri dönülmesi halinde şimdiden karşı karşıya kaldığı faturanın çok daha ağırlaşacağı kesin. 

Savaşa geri dönülürse, şimdiden 20 yıl öncesine dönen İran için bu defa 50 yıl geri gitme riski mevcut. 

Trump, savaşa geri dönülmesi halinde İran’ın enerji ve altyapısına saldırılar olacağını deklare etmiş durumda. 

Dolayısıyla Hürmüz Boğazı krizinin devamı ve büyümesi, İran açısından da büyük riskleri beraberinde getiriyor. 

Tam da bu nedenle…

İran, ABD’ye Hürmüz’ü açalım, nükleer meseleyi zamana yayalım mesajını iletti. 

Buradan ilerlenir ve bir sonuca varılırsa, her iki taraf da derin bir 'oh' çekecek. 

Öyle bir senaryoda petrol fiyatları gerileyeceği için, enerji geriliminde de bir durulma kendini gösterecektir. 

Peki ya sonra?

Sonrasında İsrail ve ABD'nin İran üzerinden ellerini çekeceklerini düşünmek doğru olmaz. 

Ancak en azından Kasım seçimleri sonrasına kadar bir sükunet ve bir rahatlama durumu ortaya çıkabilir. 

ABD’nin, Trump’ın bu öneriye nasıl karşılık vereceğini göreceğiz. 

Hürmüz’ün açılması halinde, petrol krizi yatışacak, ateşkes iklimi bu defa daha kalıcı bir sükunet ortamına evrilecek. 

Şu an sözünü ettiğim bu ‘ateşkes iklimi’ her an savaşa geri dönülebileceği bir zeminde duruyor. 

Ankara’da bu süreci yakından takip eden çevrelerin nabzını da tuttum. 

Deniyor ki, İran’ın teklifi üzerinden ateşkes sürecinin uzaması mümkün. 

Ancak savaşa geri dönülme ihtimali de yabana atılabilir değil. 

Deniyor ki…

ABD bombardımanı nedeniyle İran’ın zenginleştirilmiş uranyumuna ulaşması kendileri açısından da mümkün değil şu anda. 

ABD zaten havadan İran’ı tarassut altında tutuyor. 

O nedenle akşamdan sabaha bir nükleer tehdit geliştirmeleri mümkün değil. 

Trump da bu durumu böyle okursa, Hürmüz üzerinden bir yatışma durumu söz konusu olabilir. 

Yorumlar1

  • Kafkasyali 1 saat önce Şikayet Et
    Mehmet bey ABD İran'a müdahele etmeden herşey normal di.Ne zaman burnunu olmaz işlere soktu herşey tersine döndü
    Cevapla
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat