İngiltere'de siyasi deprem
- GİRİŞ14.05.2026 09:20
- GÜNCELLEME14.05.2026 09:20
İngiltere’de ortaya çıkan son seçim tablosu, klasik bir yerel seçim yenilgisi olarak okunabilecek noktayı çoktan geçti. 7 Mayıs seçimlerinde İşçi Partisi’nin 1400’den fazla sandalye kaybetmesi, Londra’daki belediyelerin yarıya yakınını yitirmesi ve İskoçya ile Galler’de üçüncü parti konumuna gerilemesi artık geçici bir memnuniyetsizlik dalgasından daha büyük bir kırılmaya işaret ediyor. Asıl dikkat çekici olan boşalan alanın kim tarafından doldurulduğu.
Son yıllarda Avrupa’da yükselen sağ partiler genellikle göç, ekonomi veya kültürel krizler üzerinden büyüyordu. İngiltere’de ise Reform UK’nin yükselişi biraz daha farklı ilerliyor. Burada yalnızca ekonomik öfke yok. Aynı zamanda sistemin tamamına yönelik bir güvensizlik hissi oluşuyor. Nigel Farage çizgisindeki Reform UK’nin yalnızca iki sandalyeden 1444 sandalyeye çıkması, aslında İngiltere’de merkez siyasetin ciddi biçimde meşruiyet kaybetmeye başladığını gösteriyor. Ve bu yalnızca Muhafazakar Parti’nin çöküşüyle açıklanamaz. Çünkü bugün seçmenin önemli bölümü İşçi Partisi ile Muhafazakar Parti arasında gerçek bir fark görmemeye başlıyor.
Özellikle enerji krizi, hayat pahalılığı, göç baskısı ve Ukrayna savaşı sonrası oluşan ekonomik maliyetler, İngiliz orta sınıfında ciddi bir yorgunluğa sebep oldu. Brexit sonrası vaat edilen ekonomik bağımsızlık gerçekleşmediği gibi, İngiltere son yıllarda büyüme, üretim ve yaşam standartları açısından ciddi sıkışma yaşamaya başladı. Bu ortamda sağın yükselmesi şaşırtıcı değil. Ancak İngiltere’deki tabloyu Avrupa’da, İspanya hariç diğer örneklerden ayıran başka bir unsur daha var: Dış politika...
STARMER İSRAİL KONUSUNDA FARKLI POLİTİKA İZLİYOR
İstifa etmeyeceğini açıklayan Başbakan Keir Starmer son dönemde özellikle İsrail konusunda Batı’daki geleneksel çizgiden daha mesafeli bir pozisyona kaymaya başladı. Gazze saldırıları sonrası parti içinde yükselen baskılar, Müslüman seçmen tabanındaki kopuş ve genç seçmenlerin tepkisi nedeniyle İşçi Partisi giderek daha dengeli bir söylem kurmaya çalıştı. Bu durum özellikle Washington’daki bazı çevrelerde dikkatle izleniyor.
Çünkü İngiltere uzun yıllardır Amerikan dış politikasının Avrupa’daki en sadık ortaklarından biri olarak görülüyordu. Ancak Starmer’ın son dönemde İran’la doğrudan savaşa girilmesine karşı yaptığı açıklamalar ve İsrail’e koşulsuz destek konusunda daha temkinli davranması, Londra-Washington hattında sessiz bir mesafe oluşturdu.
ELON MUSK FAKTÖRÜ
Tam bu noktada Elon Musk faktörü de önem kazanıyor. Musk son yıllarda Avrupa’daki sağ hareketlere açık veya örtülü destek veren en etkili küresel figürlerden biri haline geldi. Almanya’da AfD’ye yönelik açıklamaları, Hollanda’daki sağ partilere verdiği destek mesajları ve İngiltere’de Reform UK çevrelerine yakın isimlerle kurduğu temaslar dikkat çekiyor. Çünkü bugün dijital platformlar, milyarder ağları, alternatif medya yapıları ve algoritmik etki sistemleri üzerinden birbirini besleyen uluslararası bir ekosistem oluşuyor. Ve İngiltere’deki seçim sonuçları da bu yeni ekosistemin etkisini göstermeye başladı.
Reform UK özellikle genç erkek seçmenler, sistem karşıtı kitleler ve ekonomik olarak aşağı yönlü hareket eden alt-orta sınıflar arasında ciddi destek topluyor. Burada dikkat çekici olan şey, partinin yalnızca göç karşıtı söylemle değil, mevcut düzen tamamen çöktü hissi üzerinden büyümesi.
İngiltere’de merkez çözülüyor, siyasi partiler kimlik savaşlarına sıkışıyor, ekonomik memnuniyetsizlik kronikleşiyor. Böylece seçmen giderek daha sert alternatiflere yöneliyor. İskoçya ve Galler’de bağımsızlık yanlılarının yeniden yükselmesi de bu yüzden önemli. Bir tarafta Londra merkezli sistem karşıtı sağ yükseliyor. Diğer tarafta İskoçya ve Galler’de ayrılıkçı damar güçleniyor. Bu da İngiltere’de çok katmanlı bir kırılganlığa sebep oluyor.
Avrupa’da uzun süre aşırı sağın yükselişi yalnızca göç kriziyle açıklanmaya çalışıldı. Oysa bugün ortaya çıkan tablo çok daha derin. İnsanlar yalnızca ekonomik olarak değil, siyasal ve psikolojik olarak da mevcut düzenin artık işlemediğini düşünmeye başlıyor.
Bartu Eken / Haber7
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol