Yine yeniden Hicaz Demir Yolu ve Türkiye-Suudi Arabistan işbirliğinin geldiği nokta

  • GİRİŞ15.06.2026 08:56
  • GÜNCELLEME15.06.2026 09:26

Bu köşeyi takip edenler zaman zaman Suudi Arabistan’daki değişimi konu edindiğimizi bilir. Aynı şekilde Türkiye-Suudi Arabistan arasında son yıllarda gelişen ticaretten, askeri anlaşmalara, savunma sanayiindeki ortaklıklara kadar birçok konuyu da burada kayıtlara geçirdiğimizi de.

Türk halkının Hicaz’a olan tutku ve özlemini de her vesileyle konu edindik. Bu bağlamda, Mekke ve Medine’ye hac ve umre yolculuğuna çıkan vatandaşlarımızın Suudi Arabistan’daki değişimi gözleriyle gördüklerine de şahitlik ettiğimizi burada zikretmiştik.

***

Muhammet Bin Selman’ın veliaht prens olarak devleti yönetmeye başladığı günden bu yana Suudi Arabistan kendi tanımlarıyla, “Dünyaya entegre oluyor.”

Bu bağlamda, başkent Riyad’taki fiziki ve düşünsel değişim ışık hızıyla ilerlerken, Hicaz’ın statüsü konusundaysa “Haremi Şeriflere en güzel hizmeti vermek için gayret göstereceğiz” diyorlar. Mekke ve Medine’deki fiziki değişime, haremlerdeki personel ve güvenlik güçlerinin eğitimini de eklemek gerek. Hele ki temizlik konusunda alınan önlemler…

***

Suudi Arabistan değişirken, bölge de patlak veren yeni bir savaş her şeyi altüst etmek üzereydi. İran’a çullanan Amerika ve İsrail nedeniyle Körfez ülkeleri büyük bir sıkıntı yaşadı. Zira Amerikan üslerini vuran İran savaşı tüm bölgeye yayma girişiminde bulundu.

Petrolün sevkiyatında yaşanan sorunlarsa dünya çapında bir krize dönüştü.

HİCAZ DEMİR YOLU, ALTERNATİF TAŞIMA YOLU VE UMUT

İşte böyle bir ortamda hepimizi heyecanlandıran ve tarihin bir noktasında kalakaldığını düşündüğümüz moral değerleri de yükselten bir gelişme oldu.

Hicaz Demir Yolu’nun yeniden ihya ve inşa edilme ihtimali doğdu.

Hicaz Demir Yolu Osmanlı’nın son döneminde Sultan Abdulhamit’in büyük çabasıyla İstanbul’dan Medine’ye kadar uzanan bir hattı. Suriye’den, Ürdün’den geçip Suudi Arabistan’a uzanan oradan Medine’de son bulan bu hat, İngizler tarafından tarumar edildi.

Şimdi, Hürmüz Boğazı’nın güvenli bir geçiş güzergahı olmadığı anlaşıldığı andan itibaren Türkiye ile Suudi Arabistan’ın öncülüğünde Hicaz Demir Yolu’nun tekrar hayata geçirilmesi çalışması başladı.

Bu hat, bu kez sadece yolcu taşımayacak ve Hicaz’da son bulmayacak. Hem yolcu, hem petrol, yük taşıyacak iki hat üzerinden inşa edilecek.

Dahası, plana göre, Suudi Arabistan’ın batısından, güneyine doğru ilerleyip sonra da tam doğuya, Körfez’e uzanacak. Umman’ı da kapsayacak.

***

Geçtiğimiz hafta, Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve Türkiye heyeti, Suudi Arabistan’ın başkenti Ridad’daydı. Ve ilk imzalar atıldı.

***

Dünya ticaret yollarının son dönemde güvenliğinde yaşanan sorunlar nedeniyle…

Deniz, kara ve demir yollarında yeni alternatifler üretilmek isteniyor.

Basra’dan başlayıp Türkiye’ye uzanması planlanan “Kalkınma Yolu” bu yeni güzergahlardan bir tanesiydi. Ama son savaştan sonra Körfez’in önemli aktörü Birleşik Arap Emirliklerinin (BAE) aldığı pozisyon bu hattı geciktiriyor.

Hindistan’daki G-20 zirvesinde ortaya atılan IMEC projesi de Gazze’deki İsrail soykırımından sonra epeyce geri plana itildi. Hele hele Hürmüz krizinden sonra Suudi Arabistan’ın da IMEC’e çok sıcak bakmadığına ilişkin emareler vardı.

Böyle bir tabloda Körfez’in petrolünün dünya pazarlarına Hürmüz’e alternatif güzergahlarla çıkma ihtimali tartışılırken...

Türkiye ile Suudi Arabistan tarihi bir kez daha canlandırarak meseleye çözüm üretti.

Elbette başta İsrail olmak üzere bazı ülkeler son derece rahatsız.

Ancak, Suudi Arabistan ile Türkiye’nin öncülük etttiği ve mutabakata vardığı yine yeniden Hicaz Demir Yolu hattı, sadece Suud petrolünün değil Körfez petrolünün önemli bir kısmının güvenli bir şekilde dünya pazarlarına ulaştıracak bir proje.

***

Bizim halkımızın hayalini ise şimdiden trenle Hicaz’a gitmek fikri kapladı.

***

Bizim de hayallerimizde!

İnşallah Hicaz Demir Yolu’nun bittiğini görebiliriz. Ve biz de tren ile ecdadımız gibi Hicaz’a gidebiliriz.

***

Muhatabına Not: Geçtiğimiz hafta, Medine yakınlarındaki arkeolojik çalışmalar neticesinde dağlık bir alanda Hazreti Ömer dönemine ait 1700 yazıt bulundu. Türkiye’de de büyük ilgi uyandıran yazıtlarda Hazreti Ömer’in övüldüğü ve Kuran’ı Kerim’den ayetlerin olduğu görüldü.

Size şunu hatırlatmak isterim: Yazının başında Suudi Arabistan’daki değişimden söz etmiştik. Suudi Arabistan, bu değişimde “tarih” ile barışmak ve tarihi yapıların yeniden ihya edilmesi konusunda da hızlı bir ilerleme kaydediyor. O nedenle Medine yakınlarında üzerlerinde Kuran ayetleri ve Hazreti Ömer’in övüldüğü kaya parçalarının bulunması Suudi Arabistan’ın düşünsel değişimine en güzel örneklerden biri.

Bu değişimin süreceğini ve yakın gelecekte çok önemli İslam eserlerinin gün yüzüne çıkarılacağını düşünüyoruz. Örneğin Harem’i Şerif’in hemen yanı başında yıllar önce yapılan kazılarda bulunan ve daha sonra yıkanmış deniz kumuyla üstü örtülen Hazreti Hatice annemiz ile Efendimiz’in yaşadığı evin ihya edilmesi sürecini görebiliriz.

 

Yorumlar4

  • İskender Polat 16 dakika önce Şikayet Et
    Demiryolu projesi harika, muhteşem inşallah gerçekleşir
    Cevapla
  • Osmanlı 33 dakika önce Şikayet Et
    O arap ülkeleri içinde bizdeki gibi hain dolu. Onları sallandırmadan yolu molu geçin. Pkk haraç kesiyor suriye ve ıraka kaçak giriş çıkışlarda. Doğuda bunu bilmeyen yok. Devlet önce vakarlı olacak korku salacak. Düşmana güven değil
    Cevapla
  • Misafir 1 saat önce Şikayet Et
    Hasan Öztürk, Suudlar, adam olmak için, REİZİ 1400 yıl beklemişler desene.
    Cevapla
  • yorumcu 1 saat önce Şikayet Et
    Allah sizden razı olsun
    Cevapla
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat