Medeniyet erirken!

  • GİRİŞ28.06.2026 09:24
  • GÜNCELLEME28.06.2026 09:27

Sıcaklar Avrupa’yı kavuruyor. Başta Fransa ve İspanya olmak üzere, çok sayıda ölüm vakası var. Toplu taşımadan temizlik hizmetlerine, ticaretten kültüre, sosyal yaşamdan siyasete kadar hayatın her alanı felç olmuş durumda.

Ölümcül sıcak hava dalgası, siyasi tartışmaları da aynı derecede ısıtıyor…. 

En kritik tartışma başlığı klima!

Klimayı icat edenler, havanın sıcaklığını değiştirmeye yarayan bu aletin bir gün böylesine keskin politik ayrışmaların konusu olacağını bilseler çok şaşırırlardı şüphesiz.

Avrupa’da hükümetler, genel olarak klima kullanımını sınırlandırmaya çalışıyor. Klimaların küresel ısınmaya yol açtığı söyleniyor. Trenlerde, devlet dairelerinde, hatta otellerde bile klima sistemi ya yok ya da çalıştırılmıyor.

Fransa’da bir belediye otobüsünün şoförü sürüş esnasında sıcaktan kalp krizi geçirip öldü.

Trenler, yolcular sıcaktan ölmesin diye açık havada durup saatlerce bekliyor.

Paris’e giden turistlerin “romantik şehir” hayali, cehennem deneyimine dönüşmüş halde.

Fakat, Avrupa hükümetleri hala klimanın çevreye zararlı olduğunu, çok enerji tükettiğini söyleyip yasaklamaya çalışıyor.

Karşı cephe ise sanılandan daha kalabalık:

Milliyetçi partiler, hükümetlerin “yeşil enerji ve çevre koruma takıntısının toplumu felakete sürüklediğini” söylüyor.

Solcu partiler “zenginler lüks hayatları ile akıl almaz karbon salınımına sebep oluyorlar, hükümetler kafayı sıradan insanların klimalarına takmış” diye itiraz ediyorlar.

Sağdan da soldan da karşı çıkanlar pek haksız sayılmazlar…

Misal, “Çevre” sebebi ile klimalara itiraz edenler aynı zamanda “en yeşil enerji” olarak bilinen nükleer enerjiye de karşı çıkıyor!

Halkın kliması ile kafayı bozan Avrupa hükümetleri, zenginlerin karbon ayak izine dair en küçük kaygı taşımıyor.

İş o denli dramatik bir noktaya geldi ki Avrupa Komisyonu, kendi binasındaki ilk 7 katta klima kullanımını yasakladı.

Şaka gibi ama değil…

Avrupa Komisyonu binası 13 katlı. Tüm “önemli yöneticiler” sekizinci kat ve üstünde çalışıyor. Ve 45 derece sıcaklıkta ilk 7 katta klima kullanımı yasaklanıyor… Komisyonun tartışmalı başkanı Bayan Von der Leyen’in ayrıcalıklı ofisi ise 13. Katta yer alıyor!

Öte yanda, kişisel yaşamı söz konusu olduğunda vatandaşın hükümetleri pek ciddiye almadığı görülüyor. Klima bulan düğmesine basıyor… Marketlerde insanlar, birbirini ezercesine klima almaya çalışıyor. Hepsi de Çin malı klimalar.

Çinli iklimlendirme sistemleri, Avrupalı muadillerinden katbekat ucuza mal oluyor. Ev klimalarında ise  bu kıyaslamayı yapmak bile mümkün değil. Çünkü Avrupa’da artık bu klimaları üreten şirket yok!

Avrupa’nın iki yüzyıllık endüstriyel liderliğinden geriye pek bir şey kalmamış. Ve AB’nin önemli bir tehdit olarak gördüğü Çin, ucuz klimaları ile Avrupa ahalisini hayatını kurtarıyor!

Aynı anda, İtalya’nın kuzeyindeki Verona’da trafik lambaları sıcaktan eriyor. “Olacak iş değil” deniyor ama herkes mevcut kamu ihale sistemi içinde olabileceğini gayet iyi biliyor.

Dünyayı saran büyük sıcak hava dalgası, devletlere pandemidekine benzer bir sınavı dayatıyor. Ve Avrupa bu sınavda da pek iyi bir performans sergilemiyor,..

Avrupa’yı bunca yıldır “dünya liderliği” söylemi ile avutanların şimdi dönüp bir muhasebe yapması gerekiyor.

Gaffar Yakınca / Haber7

Yorumlar3

  • Nurcihan 23 dakika önce Şikayet Et
    Zaten medeni değillerdi ki. Sadece medeniyet maskeleri sıcaktan eridi.
    Cevapla
  • Enerji Uzmanı 50 dakika önce Şikayet Et
    Hocam altyapıları klima kullanımının yaygınlaşmasına yeterli değil. Allah muhafaza serbest bıraksalar enerji krizi yaşanabilir. Onlar enerji kesintisine bizim gibi alışık değiller. Başta hastaneler hizmet kısıtlamasına gider ki zaten kısıtlı hizmet veriyorlar. Daha neler yaşanacağını tahmin edin….
    Cevapla Toplam 4 beğeni
  • Kadri Babur 1 saat önce Şikayet Et
    Çok doğru bir tespit
    Cevapla Toplam 5 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat